Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6513 E. 2024/10013 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6513
Karar No
2024/10013
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/719 E., 2023/909 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı İş Mahkemesi SAYISI : 2022/211 E., 2023/28 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 28.11.2015 tarihinde iş yerinde forklift yardımı ile araçlara yükleme indirme yapılırken operatörlüğünü ...'ın yaptığı forkliftin arızası sebebiyle aksamın bir anda boşalarak düşmesi sonucunda sağ el baş parmağını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 05.04.2021 tarihli dilekçe ile maddi tazminata ilişkin talebini 97.413,41 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş kazasının depoda meşrubat kamyonuna yükleme yapıldığı esnada tümüyle davacının kendi kusuru neticesinde meydana geldiğini, davacının kendi kusurunu gizlemek amacıyla iş kazasının forkliftin arızası sebebiyle meydana geldiğini iddia ettiğini, davacıya iş güvenliği eğitimi verildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işverenin kusur miktarı olan %60 ile dava dışı ...'ın kusuru olan %20 toplamı %80 kusur oranına göre maddi tazminatın hesaplanması, ayrıca 5510 sayılı Kanun'un 21/4 maddesi dikkate alınarak rücu edilebilen peşin değer olayda işverenle birlikte üçüncü kişinin de kusurlu bulunduğu dikkate alınarak işveren kusurunun tamamı olan %60 ile üçüncü kişi olan ...'ın kusurunun yarısı olan % 10 'un toplamı % 70 oranında ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmının hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiği yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda, hesap bilirkişisinden 31.10.2022 tarihli raporun alındığını, her ne kadar 31.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacının talep konusu iş kazası nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik durumundan kaynaklanan maddi zararının 315.569,23 TL olduğu belirtilmiş ise de, işveren kusurunun tamamı olan % 60 ile üçüncü kişi olan ...'ın kusurunun yarısı olan % 10 'un toplamı % 70 oranında ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmının (52.019,68 TL / 100*70 = 36.413,77) hesaplanan tazminattan indirilmesi (357.184,97-36.413,77=320.771,20) sonucunda maddi zararın 320.771,20 olduğunun anlaşıldığını, olayın oluş şekli, tarafların kusur durumu, davacının yaşı, olay nedeniyle yaşamış olduğu üzüntü ve acı dikkate alınarak manevi tazminata hükmedildiği, maddi tazminat yönünden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabul kısmen reddine, "Taleple bağlı kalınarak; 97.413,41 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili, davacının tüm hayatını etkileyen dava konusu olayda kusurunun olmadığını, davacının uğramış olduğu zararın daha fazla olduğunu, maddi ve manevi tazminat miktarlarının arttırılması gerektiğini ileri sürerek, Mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili, iş kazasının tümüyle, davacının kendi kusuru ile meydana geldiğini, bu nedenle, bilirkişi raporundaki geçici iş göremezlik tutarından ve SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinden %60 oranında kusur oranı nazara alınarak hesaplama yapılmasına ve bu hesaplamaya göre toplam zarardan düşülerek karar verilmesine itiraz ettiklerini, davacının ıslah dilekçesinde ıslah edilen kısım yönünden faiz başlangıcını kaza tarihi olan 28.11.2015'ten itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline ilişkin verilen karara itiraz ettiklerini, Mahkeme kararında hükmedilen manevi tazminat tutarına itiraz ettiklerini, vekalet ücreti hesaplamasının hatalı olduğunu belirterek, Mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, işgöremezlik oranı, olay tarihi dikkate alındığında Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu, Mahkemece hükme esas alınan 02.01.2020 tarihli kusur raporunun, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 6331 Sayılı Kanun ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendikleri, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli oldukları, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından Mahkemece kazanın meydana gelmesinde davacının %20, davalı işverenin %60, dava dışı ...'ın %20 oranında kusurlu bulunduklarının kabulünde isabetsizlik görülmediği, maddi tazminat miktarının tespiti için Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrasında alınan 31.10.2022 tarihli bilirkişi raporunun, yasal düzenlemeler ile yerleşik yargısal kararlara uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşıldığından davalının maddi tazminatın hesaplanmasına yönelik istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; Mahkemenin ilk karardaki miktara ilişkin hüküm kurmasının hatalı olduğunu, davada sadece bir defaya mahsus ıslah edilebileceği düşüncesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporuna göre ıslah talep edilmediğini, hükmedilen hem maddi hem manevi tazminat miktarlarının yeterli olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. 2.Davalı ... Meşrubat Ltd. Şti vekili; kazanın davacının kusuru nedeniyle gerçekleştiğini, TRH 2010 tablosuna göre hesap yapılmasının hatalı olduğunu, %60 kusur oranının davalı lehine usuli kazanılmış hak kapsamında olduğunu, muhtemel ömür süresindeki yanlış hesaplama sebebi ile fazla hesaplanan pasif devre hesabına ve diğer bütün hesap kalemlerine açıkça itiraz etiğini, bilirkişi raporunda asgari ücretin istinaf kaldırma kararı öncesi dikkate alınan asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekirken güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasına, geçici iş göremezlik tutarından ve SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinden %60 oranında kusur oranı nazara alınarak hesaplama yapılmasına ve bu hesaplamaya göre toplam zarardan düşülmesine de itiraz ettiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1. Davacı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı HMK'nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. 3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2. Davacı ve davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere uygun olup taraf vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu hususları da dikkate alınarak tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Taraf vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6513, K. 2024/10013, T. 21.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-6513-e-2024-10013-k-3fb7a49fe9a8