Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9342 E. 2024/10010 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9342
- Karar No
- 2024/10010
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/394 E., 2023/872 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/436 E., 2022/409 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının murisi ...’nun 03.01.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda yaşamını yitirdiğini, kazanın müteveffanın görev gereği servis hizmeti vermek üzere kendisine davalı şirketçe tahsis edilen araç ile seyahati sırasında meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın faizi ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;kazanın zorunlu olarak emniyet şeridine park etmiş bir araca müteveffanın gündüz saatlerinde arkadan çarpması şeklinde meydana geldiğini, müteveffanın asli kusurlu olduğunun sabit olduğunu, işçinin işyerinde yürüttüğü işi yaparken kullandığı otomobilin özel eğitim gerektiren bir araç olmadığını, buna dair eğitim verilmesinin kabul edilemeyeceğini, aracın kullanımı için sürücü belgesinin yeterli olduğunu, kaza ile müvekkili şirketin fiilleri arasında illiyet bağı olmadığını,aracın bakımlarının tam olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olay esnasında işyerinden görevini yaparken kullanması için uhdesine verilen otomobili, trafik kurallarına uygun olarak kullanmayan, kazalı işçi ...'nun iş güvenliği mevzuatı hükümlerini ihlal ettiği, bilirkişi raporunda davacı murisinin kusurlu olduğunun, davalının ise kusursuz olduğunun bildirildiği, iş tanım formu incelendiğinde davacıya sahada çalışma görevi de verilmiş olduğu, saha elemanlarının kendilerine tahsis edilen araçlarla sahaya gitmesinin yerleşik bir uygulama olduğu, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan davalının sorumluluğuna gidilemeyeceğinden maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, her ne kadar davalının kusuru bulunmasa da Mahkemece daha evvel verilen hükümde davacıya takdiren 5000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiş olup, anılan karar davalı yanca istinaf edilmediğinden davacı yararına usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gerekçesiyle, davacının maddi tazminat talebinin reddine, davacının olaydan duyduğu elem, üzüntü dikkate alınarak, sebepsiz zenginleşmeye de yer vermeyecek şekilde takdiren 5.000,00-TL manevi tazminatın faiz talebi olmadığından davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dilekçede adı geçen ... hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dayandıkları belge ve deliller ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu, delillerin takdirinde isabetsizlik görülmediği, iş tanım formunun ikmal edilip değerlendirilerek dosya kapsamına uygun gerekçelerle sonuca gidildiği, verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, mesleği bilgisayar teknikerliği olan müteveffanın, görev nedeniyle dış vilayetlere gönderilmesi durumunda ulaşımın kim tarafından ve nasıl sağlanacağının iş akdine konu olması gerektiğini, bu hususa ilişkin herhangi bir düzenlemenin olmadığını, kusur atfının bu açıdan da kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirkette müteveffanın çalışma saatlerinin yoğun olup olmadığının, ... işçinin işe alımı sırasında seyahat gerektiren bu iş için ehliyetinin ve araç kullanım bilgisinin yeterli olup olmadığının davalı işverence değerlendirip değerlendirilmediği, işverenin kaza öncesinde almış olduğu tedbir olup olmadığı, işverenin ... işçiyi gerektiği gibi gözetip gözetmediği gibi hususlar değerlendirilmeden karar verildiğini, tüm sorumluluğun müteveffaya yüklenmesinin doğru olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğraması sonucu tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 inci, 74 üncü ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.