Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/5954 E. 2024/10833 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5954
Karar No
2024/10833
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1257 E., 2023/176 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/332 E., 2022/44 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, davacılar murisi ...'ın 02.11.2018 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini iddia ederek maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacıların mevcutta çalışıyor olması ve ortalama bir gelire sahip olmaları nedeni ile destek ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceğini, olayda davalının kusur ve sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacı ... için 361.717,04 TL maddi tazminatın ve davacı ... için ise 217.697,78 TL maddi tazminatın, dava tarihi olan 01.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı TCDD'den alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, tüm raporlara itiraz etmelerine rağmen gerekçeli kararda kusur ve hesap raporlarına itiraz edilmediğinin belirtildiğini, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacıların mevcutta çalışıyor olması ve ortalama bir gelire sahip olmaları nedeni ile destek ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceğini, olayda davalının kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, alanında uzman bilirkişilerden İTÜ'den kusur raporu alınması gerektiği belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, olayın oluş şekli, kazaya etken ihmali davranışlar birlikte değerlendirildiğinde müteveffaya %10, davalı Kuruma %90 kusur atfedilmesinin dosya kapsamına uygun görüldüğü, davacı annenin herhangi bir gelirinin bulunmadığı, davacı babanın ise emekli olup UYAP sistemden temin edilen gelir bilgisine göre de gelirinin asgari ücretin altında kaldığı, ölenin eş ve çocuğunun olmayışı da gözönünde bulundurulduğunda yukarıda belirtilen içtihadı birleştirme kararı ve Yargıtay ilamı doğrultusunda maddi tazminata hak kazandıkları, ölenin davacı babaya düzenli ve fiili desteğin bulunmadığının kabulü halinde dahi baba lehine hükmedilen maddi tazminat miktarının ölenin yaşı, paranın satın alma gücü dikkate alındığında farazi desteğin karine olduğu kabul edilerek hükmedilebilecek maddi tazminat miktarı ile de uyumlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, "Bilirkişi raporuna itiraza" ilişkin 281 nci maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 Ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.İş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davaları nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın tahsiline ilişkindir. Bu nedenle haksız zenginleşmenin ve mükerrer ödemenin önüne geçmek için ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmının hesaplanan tazminattan düşülmesi gerekir.

3.Davanın yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu oluşturmaktadır. Kanun'un 55 inci maddesinde, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.

4.Adalet Komisyonu'nun 55 inci maddesinin gerekçesinde; “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme (indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır. Bu kural gereği, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri; teknik arıza, tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez. Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafik kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.” düzenlemesi mevcuttur.

5.Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun'un 2 nci maddesinde; “Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” düzenlemesi yer almıştır. Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki 6098 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.

6.Dosya kapsamından davacılara bağlanan gelir var ise bu gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının tenzil edilmediği anlaşılmaktadır.

7.Bu açıklamalar doğrultusunda Mahkemece yapılacak iş, maddi tazminat isteminde bulunan davacı anne ve babaya iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanıp bağlanmadığını Kurumdan sormak, bağlanmış ise bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının - usulü müktesep hakkın gözetilmesi ile birlikte - 29.11.2021 tarihli hesap raporunda belirlenen maddi tazminat alacağından tenzil ederek yapılacak hesabı hükme esas almaktan ibarettir.

8. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

9.O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5954, K. 2024/10833, T. 12.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-5954-e-2024-10833-k-b6be288e4b40