Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/5825 E. 2023/6233 K.

Konu: Prime Esas Kazanç Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5825
Karar No
2023/6233
Karar Tarihi
Konu
Prime Esas Kazanç Tespiti

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2288 E., 2022/684 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/306 E., 2021/152 K. Taraflar arasındaki prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Adana İl Özel İdaresinde çalışmaktayken kurumun kapanması nedeniyle ... Yatırım İzleme ve Koordinasyon bünyesine aktarıldığını, davacının görev yaptığı Adana İl Özel İdaresinde iken intibak farkı alacağı ve tespiti için açtıkları davanın kesinleştiği, Adana 6. İş Mahkemesinin 2012/1048-2013/465 E.K. sayılı dosyası ile davacının dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönem için gelir artışı ve buna bağlı olarak SSK prim farkının çalıştığı kurumdan tahsili ile davacının primlerine yansıtılması gerekmekte olduğu halde bu hususa riayet edilmeyerek prim farkının yatırılmadığını, bu hususta SGK’ya yaptıkları başvuru neticesinde prim farklarının tahsiline yönelik bir işlem yapılmadığını belirterek Adana 6. İş Mahkemesinin 2012/1048-2013/465 E.K. sayılı dosyasında belirlenen ücretlere göre Sosyal Güvenlik prim farkının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava hak düşürücü süre içinde açılmadığını, kurumun kapatılan İl Özel İdaresinin devamı olmadığını, kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, söz konusu intibakın herhangi bir kurum hatasından kaynaklanmadığını, imzalanan TİS’e göre yapıldığından kuruma izafe edilecek bir kusurun bulunmadığını, davacının çalıştığı dönemde SSK primlerinin eksiksiz olarak yatırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı SGK cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " "1-Davanın kabulü ile Davacının davalı ... Yatırım İzleme Kordinasyon Başkanlığı bünyesinde 2008 Temmuz ayında 10,52 TL 2008 Ağustos ayında 26,25 TL 2008 Eylül ayında 124,89 TL 2008 Ekim ayında 41,54 TL 2008 Kasım ayında 129,23TL 2008 Aralık ayında 230,25 TL 2009 Şubat ayında 184,88 TL 2009 Nisan ayında 53,69 TL 2009 Ekim ayında 349,80 TL 2009 Kasım ayında 1558,07TL 2009 Aralık ayında 659,90 TL 2010 Şubat ayında 206,35 TL 2010 Haziran ayında 1170,23 TL 2010 Eylül ayında 80,61 TL 2010 Kasım ayında 801,94 TL 2011 Temmuz ayında 15,23 TL 2011 Ekim ayında 739,58 TL 2012 Mayıs ayında 38,74 TL 2012 Haziran ayında 449,30 TL 2012 Eylül ayında 305,19 TL 2012 Kasım ayında 70,24 TL 2013 Haziran ayında 878,34 TL olmak üzere 8.124,57 TL prime esas kazancın eksik bildirildiğinin tespitine, 2013 yılı Temmuz ayı bordrosunun 8.492,07 prime esas kazanç olduğunun tespitine, " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Husumet itirazında bulunduklarını, 6360 sayılı Kanun ile otuz büyük şehirde faaliyet gösteren İl Özel İdarelerinin tasfiye edildiğini, aynı kanunla Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları kurulduğunu, aynı kanuna göre İl Özel İdarelerinin gerek malvarlığı gerek dava dosyaları gerek faaliyet alanındaki işlerin, Valilik bünyesinde kurulan Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyon kararı ile ilgili kurumlara devredildiğini, yerel mahkemenin devir konusunda herhangi bir araştırma yapmadan taraf olarak müvekkili idareyi belirleyerek hukuka ve kanuna aykırı şekilde karar verdiğini, karara esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, raporun gerçeğe aykırı ve hatalı olduğunu, dava taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, davada yeterli araştırma ve inceleme yapılmayarak eksik araştırma ve inceleme ile usule, yasaya ve yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı hüküm kurulduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel Mahkemenin kararında; “Davanın kabulü ile, davacının 8.124,57 TL prime esas kazancı olduğunun tespitine ” denilmek suretiyle hüküm kurulduğunu, kararın usul ve yasa ile yerleşmiş Yargıtay ilamlarına aykırı olduğunu, yargılama aşamasında eksik inceleme ve araştırma ile bilirkişi raporuna dayanarak davanın kabulüne dair verilen kararın kaldırılması gerektiğini, 506 sayılı Kanun’un 77 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinde prime esas kazançlarının nasıl belirleneceğinin düzenlendiğini, buna göre fazla mesai, hafta tatili ücreti, milli bayram ve genel tatil ücretlerinin girdiğini, davacı tarafça yargılama aşamasında iddialarının ispatlanamadığını, çalışıldığı iddia edilen ve prime esas kazancın tespiti yönünden yazılı belge ile ispatı gerekeceğini, yazılı belge ibraz edilmeyen bu tür davalarda tanık anlatımlarına da itibar edilemeyeceği Yargıtay’ın yerleşmiş görüşü olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya yargı kararı gereğince, toplam 26.042,33 TL'nin 28.08.2015 tarihinde icra takip dosyasına ödendiği, ücret primleri yönünden Temmuz 2008-Haziran 2013 tarihleri arasındaki primler belirlenmiş, ücret dışındaki alacakların primleri yönünden yapılan bu ödemenin 5510 sayılı Kanun'un 82 nci maddesi uyarınca ödeme tarihinde hizmet akdi mevcut olmadığından 82 nci madde hükmü nazara alınarak prime esas kazancın tabi olduğu son ayın kazancına tavan gözetilerek dahil edilmiştir. 2014 yılı 3 üncü döneminde tavanın 6.961,50 TL olduğu, bu ay içinde davacı adına 3.541,56 TL prim bildirildiği, eklenmesi gereken miktarın bildirilen miktar düşüldüğünde 3.419,94 TL olduğu ve bu aya eklenmesi gerektiği sonucuna varıldığı belirtilerek; 1-Davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi hükmü yerine geçmek üzere; Davanın kabulüne; a-Davacının davalı ... Yatırım İzleme Kordinasyon Başkanlığı bünyesinde 2008 Temmuz ayında 10,52 TL 2008 Ağustos ayında 26,25 TL 2008 Eylül ayında 124,89 TL 2008 Ekim ayında 41,54 TL 2008 Kasım ayında 129,23TL 2008 Aralık ayında 230,25 TL 2009 Şubat ayında 184,88 TL 2009 Nisan ayında 53,69 TL 2009 Ekim ayında 349,80 TL 2009 Kasım ayında 1558,07TL 2009 Aralık ayında 659,90 TL 2010 Şubat ayında 206,35 TL 2010 Haziran ayında 1170,23 TL 2010 Eylül ayında 80,61 TL 2010 Kasım ayında 801,94 TL 2011 Temmuz ayında 15,23 TL 2011 Ekim ayında 739,58 TL 2012 Mayıs ayında 38,74 TL 2012 Haziran ayında 449,30 TL 2012 Eylül ayında 305,19 TL 2012 Kasım ayında 70,24 TL 2013 Haziran ayında 878,34 TL olmak üzere 8.124,57 TL prime esas kazancın ve 2014 yılı Mart ayında 3.419,94 TL prime esas kazancın eksik bildirildiğinin tespitine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili; istinaf dilekçesini tekrarla kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesini tekrarla kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yargısal hüküm nedeniyle doğan fark ücret ve diğer alacaklardan dolayı eksik bildirilen prime esas kazançların tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 80 ve 86/9 uncu maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202 nci maddeleri ile Geçici 1/2 nci maddeleri hükümleri, 2-1982 Anayasası 142/3 maddesinde “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” şeklinde düzenleme mevcuttur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 inci maddesinde: “ Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini, b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini, c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. 3- Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298 inci maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. HMK’nın “Hükmün yazılması” başlıklı 298 inci maddesi; “Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir. Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.” 4- Mahkeme kararı kanunda açıkça belirtilmiş unsurları ihtiva etmeli ve belli bir şekle uygun olarak yazılmalıdır. Kararda bulunması gereken hususlar HMK 297 nci maddede ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Bunun sebebi, kararın açık ve gerekçeli olması, infazı kabil olması ve hukuki dinlenilme hakkının yerine getirilmesidir. 298 inci maddeye göre de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacaktır. 5- Kararda yazılması gereken en önemli unsurlardan birisi de hüküm sonucudur. Zira hüküm sonucu, davacının somut talepleri hakkında infaz edilebilecek ve kesin hükme konu olabilecek şekilde kaleme alınmalıdır. Madde 297/2 “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”. 6- Yukarıda yapılan açıklamalar gereğince hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde, infaza elverişli olarak gösterilmesi zorunludur. 3. Değerlendirme 1.Somut olayda, davacının Adana 6. İş Mahkemesinin 2012/1048-2013/465 E.K. sayılı dosyasında belirlenen ücretlere göre Sosyal Güvenlik prim farkının tespitine karar verilmesi talebinde bulunduğu, Mahkemece verilen kabul kararının kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesince davacıya yargı kararı gereğince, toplam 26.042,33 TL'nin 28.08.2015 tarihinde icra takip dosyasına ödendiği, ücret primleri yönünden Temmuz 2008-Haziran 2013 tarihleri arasındaki primler belirlenmiş, ücret dışındaki alacakların primleri yönünden yapılan bu ödemenin 5510 sayılı Kanun'un 82 nci maddesi uyarınca ödeme tarihinde hizmet akdi mevcut olmadığından 82 nci madde hükmü nazara alınarak prime esas kazancın tabi olduğu son ayın kazancına tavan gözetilerek dahil edildiği, 2014 yılı 3 üncü döneminde tavanın 6.961,50 TL olduğu, bu ay içinde davacı adına 3.541,56 TL prim bildirildiği, eklenmesi gereken miktarın bildirilen miktar düşüldüğünde 3.419,94 TL olduğu ve bu aya eklenmesi gerektiği sonucuna varıldığı belirtilmesine rağmen 2008 yılından başlanarak 2014 yılı Mart ayına kadar birçok ayı kapsayacak şekilde hüküm kurularak gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen şekilde çelişkili hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 3.. O halde, temyiz eden davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile HMK 369 uncu maddesi kapsamında kanunun açık hükmüne aykırılıklar da gözetilerek, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince verilen hüküm sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeple Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5825, K. 2023/6233, T. 01.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-5825-e-2023-6233-k-5aeb59d88a97