Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/777 E. 2026/4868 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2026/777
Karar No
2026/4868
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1901 değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması kararına yönelik itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında verilen, Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/108 Esas, 2022/312 Karar sayılı "kamu davasının durmasına" dair kararına yönelik itirazın "kabulüne" kesin olarak karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 2024/24246 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155605 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155605 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, Balıkesir 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2022 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğinden bahisle kamu davasının durmasına dair Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli kararının kaldırılmasına dair karar verilmiş ise de, Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın şüpheliye tebliğ edildiğine dair dosya ve Uyap kapsamında herhangi bir evrak bulunmadığı cihetle, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 18.11.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Sındırgı Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2021 tarihli ve 2021/106 Soruşturma, 2021/7 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın, 15.02.2021 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 12.03.2021 tarihinde Akhisar Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında şüphelinin uyuşturucu madde kullanımına devam ettiğinin tespit edilmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Sındırgı Cumhuriyet

Başsavcılığının 05.04.2022 tarihli ve 2021/106 Soruşturma , 2022/62 Esas, 2022/59 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/108 Esas, 2022/312 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle CMK'nın 223/8-2. cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, Cumhuriyet savcısının durma kararına itiraz ettiği, D. İtirazı inceleyen mercii Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12.12.2022 tarihli ve 2022/1901 değişik iş sayılı kararı ile, eksik araştırma yapılarak hüküm kurulduğu, sanığın hastane kayıtlarının getirilip incelenmesiyle yeniden değerlendirme yapılması gerektiği ayrıca sanığın denetime başladığı hususu gözetildiğinde herhangi bir usulsüzlükten söz edilemeyeceği gerekçesiyle "itirazın kabulüne", "durma kararının kaldırılmasına" kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese

yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/5. maddesine göre tebliğ mazbatasının "Tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kimsenin adını, soyadını, adresini ve 22 nci madde gereğince tebellüğe ehil olduğu" hususunu ihtiva etmesi gerektiği, yine 7201 sayılı Kanun'nun 21. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, tebliğ yapılacak kişinin adreste bulunmaması hâlinde, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebeplerini komşu, yönetici, kapıcı vb. kişilere sorarak araştırması, tespitlerini onların beyanlarını ve imzalarını alarak tebliğ mazbatasına şerh etmesi ya da imzadan imtina etmeleri hâlinde bu durumu tebliğ mazbatasına şerh etmesi gerektiği dikkate alındığında,

Dosya kapsamına göre; Sındırgı Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde bildirdiği ".. Mahallesi, ...sokak No:../.. ../.." olan bilinen en son adresi yerine, ".. ... Mah...sokak No:../.. ../.." adresine tebliğe çıkarılarak bu adreste tebliğ edilmesi nedeniyle tebligatın usûlsüz olduğu, dosya arasında ve UYAP sisteminde tebliğ mazbatası bulunmadığından, dosya arasında bulunan PTT sorgusundan tebligatın Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine göre muhtara teslim edildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar UYAP taki tebligat zarfına göre MERNİS şerhi düşülmeden tebligat yapılmış olsa da öncelikle bilinen son adresine tebligat çıkarılmadığı için tebligatın usulsüz olduğu, usûlüne uygun tebligat yapılmadığı için şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda, yükümlülük ihlâlinden ya da ihlâl sayılan eylemden söz edilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin kamu davasının durmasına ilişkin kararının Kanun'a uygun olduğu, mercii Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesince "itirazın reddine" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden "itirazın kabulüne" karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2022 tarihli ve 2022/1901 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2026/777, K. 2026/4868, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2026-777-e-2026-4868-k-f1149bd56a6b