Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/728 E. 2026/4865 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2026/728
Karar No
2026/4865
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/74 E., 2024/532 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, temyiz/istinaf edilmeksizin 04.09.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 2024/33047 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155181 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155181 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak suçları için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, uzamış zamanaşımının ise aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu anlaşılmakla; suçun 05.10.2009 tarihinde işlendiği, sanığın savunmasının 20.01.2010 tarihinde alındığı, sanık hakkında verilen 03.03.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 28.04.2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 24.01.2017 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 28.04.20 16... .01.2017 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu, suçun işlendiği 05.10.2009 tarihi ile hükmün açıklandığı 25.06.2024 tarihine kadar geçen sürede olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu cihetle, düşme kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II.GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 05.10.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturcu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2009 tarihli ve 2009/32376 Soruşturma, 2009/13166 Esas, 2009/4144 sayılı iddianamesi ile Kayseri 3.Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Sanık savunmasının 15.03.2010 tarihinde alındığı ve Kayseri 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.05.2010 tarihli ve 2009/9 30... /496 Karar sayılı kararı ile, TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığın karara itiraz ettiği, C. İtirazı inceleyen mercii Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2012 tarihli ve 2012/552 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, böylece tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin 04.12.2012 tarihinde kesinleştiği, D. Sanığın yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine dosya ele alınarak 27.03.2013 tarihinde tensip zaptı düzenlendiği ve Kayseri 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.12.2013 tarihli ve 2009/930 Esas, 2010/496 Karar sayılı ek kararı ile sanığın, TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu, E. Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 09.12.2015 tarihli ve 2015/4243 Esas, 2015/5086 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, F. Bozmadan sonra Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2016/39 Esas, 2016/262 Karar sayılı kararı ile sanığın, TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2 ve CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 28.04.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, G. Sanığın denetim süresi içerisinde 24.01.2017 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.06.2024 tarihli ve 2024/74 Esas, 2024/532 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. H. Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli, TCK’nın 67/4. maddesi gereğince de 12 yıl kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alındığında; Sanığın atılı suçu 05.10.2009 tarihinde işlediği, zamanaşımı süresinin, sanık hakkında Kayseri 3.Sulh Ceza Mahkemesince verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair kararın kesinleştiği 04.12.2012 tarihi ile mahkemece sanığın tedbire uymaması üzerine yeniden yargılamaya başladığı 27.03.2013 tarihi arasında durduğu, yargılamanın başladığı tarihte yeniden işlemeye başladığı, yine, sanık hakkında verilen 03.03.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 28.04.2016 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlediği suç tarihi olan 24.01.2017 tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin durduğu, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 24.01.2017 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı, zamanaşımını kesen ve durduran sürelerin

hesaplanması sonucunda, suç tarihi olan 05.10.2009 tarihi ile hükmün açıklanarak mahkûmiyet kararının verildiği 25.06.2024 tarihleri arasında 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Kayseri 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2024 tarihli ve 2024/74 Esas, 2024/532 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2026/728, K. 2026/4865, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2026-728-e-2026-4865-k-46b76d0efd0b