Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/588 E. 2026/5807 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/588
Karar No
2026/5807
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/693 E., 2024/409 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 27.03.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/14667 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/9873 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB - 2025/9873 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/4-a maddesinde yer alan, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenleme uyarınca, sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye tebliğ edilmesini müteakip, şüphelinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce düzenlenen yükümlülüklerini bildirir "çağrı yazısı" üzerine 10 gün içerisinde gelmemesi durumunda denetimli serbestlik dosyasının kapatılamayacağı, ayrıca şüphelinin yükümlüklerine uymamakta ısrar etmesi gerekeceği, ısrar şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin ise aynı Yönetmeliğin 44. maddesinin üçüncü fıkrasına göre belirlenmesi gerektiği, nitekim "ısrar" şartı kovuşturma şartı olup Kanunla getirilmiş olduğundan, kanun hükmünün yönetmelikle bertaraf edilmesinin mümkün olmayacağı, 10/11/2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 44/3. maddesinde yer alan, "Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır." şeklindeki düzenlemede, "ısrar şartının" üç defa ihlâlin gerçekleşmesi durumunda oluşacağı belirtilmiş ise de, burada sanığa getirilen lehe düzenlemenin geniş yorumlanmasının, maddede getirilen düzenlemenin amacına aykırı olacağı, sanık tarafından hakkın kötüye kullanmasının söz konusu olabileceği, dolayısıyla sanığa yükümlülüklerini bildirir çağrı yazısının usulüne uygun tebliğ edilmesini müteakip, 10 günlük yasal süre içerisinde müracaat edilmemesinin ilk ihlâli oluşturmakla beraber esasında sanığın yükümlüklere uymayacağına yönelik iradesini de ortaya koyduğu, ancak 5237 sayılı Kanun'un 191/4-a maddesinde yer alan, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenleme uyarınca ısrar koşulunun gerçeklemesi amacıyla sanığa bu kez uyarı yazısının usulüne uygun tebliğ edilmesi gerektiği, yapılan uyarının da dikkate alınmaması halinde ısrar şartının oluşabileceği, anılan yönetmelikte belirtilen üç kez ihlal şartının ise yükümlüye ilk kez gönderilen çağrı yazısı üzerine denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat eden sanık hakkında gündeme gelebileceği, bu kapsamda çağrı yazısı üzerine Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat edip yükümlülüklerinin ne olduğuna dair bilgilendirilen sanığın; yükümlülüklerinin infazı sırasında mazereti olmaksızın kasıtlı olarak yükümlülüklerini ihlâl etmesi durumunda, anılan yönetmelikteki düzenleme uyarınca 3 defa ihlâl şartının aranması gerekeceği anlaşılmakla, Somut olayda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/02/2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar neticesinde, Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 28/04/2022 tarihli ve 2022/1618 DS sayılı çağrı yazısının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesinin ardından, sanığın 23/05/2022 tarihinde gerçekleştirdiği ilk ihlal nedeniyle Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 22/07/2022 tarihli uyarı yazısının da usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesini müteakip, sanığın 05/09/2022 tarihinde gerçekleştirdiği ikinci ihlal nedeniyle Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 31/10/2022 tarihli uyarı yazısının da usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesini müteakip, sanığın 17/01/2023 tarihinde gerçekleştirdiği üçüncü ihlal nedeniyle Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 14/04/2023 tarihli yazısı ile denetimli serbestlik dosya kaydının kapatılmasına karar verildiği, dolayısıyla kovuşturma şartının da gerçekleştiği anlaşılmakla, yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 04.12.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2022 tarihli ve 2021/118479 Soruşturma, 2022/199 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, itiraz mercii ve itiraz süresinin usulüne uygun şekilde gösterildiği, kararın 08.04.2022 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek infazı için 27.04.2022 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin 14.02.20 22... .04.2022 tarihli aynı nev'i eylemleri nedeniyle yürütülen soruşturma evrakının 2021/118479 sayılı soruşturma ile birleştirildiği,

C. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2023 tarihli ve 2022/118479 Soruşturma, 2023/28352 Esas, 2023/18606 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, D. Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.03.2024 tarihli ve 2023/693 Esas, 2024/409 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8-son cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 10.11.2021 tarihinde 31655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin "Yükümlülerin uyarılması" başlıklı 44. maddesi düzenlemesi, " (1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya Kanunda yazılı hâllerde komisyonun önerisi üzerine infaz hâkimi tarafından uyarılır. (2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır. (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. (4) Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından dördüncü kez, diğer yükümlüler bakımından üçüncü kez ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın kapatılması ile ilgili sürecin başlatılacağı ve dosyanın ilgili yargı merciine gönderileceği yükümlüye ihtar edilir." şeklinde olup, somut olayda; Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 28.04.2022 tarihli ve 2022/1618 DS sayılı çağrı yazısının 07.05.2022 tarihinde tebliğ edilmesini takiben şüphelinin Müdürlüğe başvurduğu, 13.05.2022 tarihinde Yükümlü Ön Bilgilendirme formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastaneye başvurmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, 22.07.2022 tarihli uyarı yazısının 13.08.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesinden sonra 17.08.2022 tarihinde yeniden hastaneye sevkedildiği, 05.09.20 22... .09.2022 tarihli kontrol randevularına gitmeyerek tedavi programına uyumsuz davranması nedeniyle ikinci kez uyarılmasına karar verildiği, 31.10.2022 tarihli ikinci uyarı yazısının 14.11.2022 tarihinde tebliğinden sonra 18.11.2022 tarihinde yeniden AMATEM'e sevkedilerek altı oturumluk bağımlılık programına alınmasını takiben 17.01.2023, 31.01.2023, 14.02.2023, 28.02.20 23... .03.2023 tarihli muayene randevularına gitmemesi nedeniyle tedavi programına uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 12.04.2023 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek 14.04.2023 tarihinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, sanığın yükümlülüklerini bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal etmesi nedeniyle yükümlülüğe uymamakta ısrar ettiği, ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi nedeniyle dosyanın kapatıldığı, kovuşturma şartının gerçekleştiği anlaşıldığından; yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden durma kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2024 tarihli ve 2023/693 Esas, 2024/409 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/588, K. 2026/5807, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-588-e-2026-5807-k-ca15932f1ebd