Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/1153 E. 2026/5822 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1153
- Karar No
- 2026/5822
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/322 E., 2021/20 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 02.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/20500 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/16955 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/16955 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez yargılama konusu 19/11/2014 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2021 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Sanık hakkında inceleme dışı 05/07/2014 tarihinde aynı neviden işlemiş olduğu suç sebebiyle Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 28/10/2014 tarihli ve 2014/4020 soruşturma, 2014/40 sayılı kararıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesine, 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve anılan kararın şüpheliye 03/12/2014 tarihinde tebliğ edilerek kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 16/11/2015 tarihli ve 2014/4020 soruşturma, 2015/2176 esas, 2015/1996 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2017 tarihli ve 2015/977 esas, 2017/521 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 04/12/2017 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içinde 03/09/2018 tarihinde işlediği kasıtlı suç sebebiyle ihbarda bulunulması üzerine Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2020 tarihli ve 2019/295 esas, 2020/121 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karar yönünden istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 20/05/2024 tarihli ve 2024/986 esas, 2024/1296 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmesine kanunî imkân bulunmamakla birlikte, Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf başvurusunun esastan ret kararına karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/A maddesi kapsamında mahallinde itiraz yoluna gidilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede; Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 2017/6318 esas, 2017/6699 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, sanığın Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/322 esas sayılı dosyasına konu 19/11/2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, sanık hakkında Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 28/10/2014 tarihinde verilen ve 03/12/2014 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden önce işlendiği ve sanığın eylemlerinin tek suç oluşturacağı, bu eylem yönünden durma kararı verilmesi gerektiği cihetle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden, soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/322 Esas ve 2021/20 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında,19.11.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2020 tarihli ve 2014/6434 Soruşturma, 2020/607 Esas, 2020/480 sayılı iddianamesi ile, Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesine 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce şüpheli hakkında Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine 2015/977 Esas sayılı kamu davası açıldığından yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.01.2021 tarihli ve 2020/322 Esas, 2021/20 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Dayanak Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2017 tarihli ve 2015/977 Esas, 2017/521 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında 05.07.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2014 tarihli ve 2014/4020 Soruşturma, 2014/40 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 03.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2015 tarihli ve 2014/4020 Soruşturma, 2015/2176 Esas, 2015/1996 sayılı iddianamesi ile Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2017 tarihli ve 2015/977 Esas, 2017/521 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 04.12.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içerisinde 03.09.2018 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli ve 2023/183 Esas, 2023/291 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 5. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 20.05.2024 tarihli ve 2024/986 Esas, 2024/1296 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usûlüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Yine Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Sanığın Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/322 Esas sayılı dosyasına konu 19.11.2014 tarihli eyleminin, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 28.10.2014 tarihinde verilen ve 03.12.2014 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek 19.12.2014 tarihinde kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden önce işlendiği ve sanığın eylemlerinin tek suç oluşturacağı, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılması gerekmekte ise de; Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli ve 2023/183 Esas, 2023/291 Karar sayılı mahkûmiyet kararının Kanun'a uygun olduğu ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 20.05.2024 tarihli ve 2024/986 Esas, 2024/1296 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği, salt 19.11.2014 tarihli eylem nedeniyle cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gerekçesiyle Kanun'a uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş kararın bozulması için 5271 sayılı CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilemeyeceği, kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, inceleme konusu davada kovuşturma şartının gerçekleşme ihtimalinin de bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilmesi gerekeceği, bu nedenle mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve 2020/322 Esas, 2021/20 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.