Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/1151 E. 2026/5820 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1151
- Karar No
- 2026/5820
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/125 E., 2017/196 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARAR: Değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın, istinaf incelemesinden geçmeksizin 08.09.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2023/28850 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/16985 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/16985 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesinde; "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklinde yer alan düzenleme nazara alındığında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 13/03/2017 tarihli ve 2017/43110 soruşturma, 2017/8563 esas, 2017/1597 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a ve 188/5. maddeleri gereğince uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kamu davasının açıldığı ancak yapılan yargılama neticesinde sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğundan bahisle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Sanık hakkında, 14.10.2016 tarihinde işlediği iddia olunan "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2017 tarihli ve 2017/43110 Soruşturma, 2017/8563 Esas, 2017/1597 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.05.2017 tarihli ve 2017/125 Esas, 2017/196 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın adli sicil kaydı gözetildiğinde birden fazla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kaydının bulunması ve sanığın yeniden suç işlemesi değerlendirildiğinde bir daha suç işlemeyeceği kanaati oluşmadığından ve şartları sağlamadığından 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, hükmün istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin sekizinci fıkrasında; "Bu Kanun'un; a) 188. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme gereğince, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan açılmış olan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve aynı Kanun'un 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;
Sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 191/2-3. maddeleri uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde verilen "Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" ve "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra "Kamu davası açılmasının ertelenmesi" kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek;
a. Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" veya 5560 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 191. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı veya TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu kararların ihlâli niteliğinde görülüyorsa, bu suç TCK'nın 191/5. maddesi gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet Savcılığına veya mahkemeye ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
b. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesine göre verilen "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı yoksa 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilmesi,
c. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilmiş ve bu kararların ihlâli nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu suç doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından yargılamaya devam olunarak 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması, gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda inceleme konusu dosyada;
Sanık hakkında, 14.10.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2018 tarihli ve 2018/3238 Soruşturma, 2018/96 Karar sayılı kararı ile, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, yine, 17.07.2017 tarihli aynı nev'iden eylemi nedeniyle Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2017 tarihli ve 2017/3731 Soruşturma, 2017/30 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, daha sonra erteleme kararlarının kaldırılarak suç tarihleri 14.10.20 16... .07.2017 olarak gösterilmek suretiyle Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2022 tarihli ve 2022/1966 Soruşturma, 2022/833 Esas, 2022/792 sayılı iddianamesi ile TCK'nın 191/6. maddesi delaletiyle Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/449 Esas, 2022/452 Karar sayılı kararı ile, doğrudan dava açılması koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle "kamu davasının durmasına" ve 24.11.2017 tarihli ve 2017/3731 Soruşturma, 2017/30 Karar sayılı erteleme kararının infazının devamına karar verildiği, adli sicil kaydının incelenmesinde son olarak 14.10.2016 tarihli eylem nedeniyle Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2023 tarihli ve 2023/2419 Soruşturma, 2023/190 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği anlaşılmakla, Mahkemesince, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda araştırma yapılarak, aynı eylem nedeniyle "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan tefrik kararı verilerek soruşturma yürütülmüş olması halinde "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan beraat kararı verilmesi gerekeceği de gözetilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinden, sanığın adli sicil kaydında birden fazla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kaydının bulunması ve sanığın yeniden suç işlemesi değerlendirildiğinde bir daha suç işlemeyeceği kanaati oluşmadığı şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2017 tarihli ve 2017/125 Esas, 2017/196 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.