Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/10553 E. 2026/4926 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10553
- Karar No
- 2026/4926
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/510 E., 2024/645 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf incelemesinden geçmeksizin 31.10.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.12.2025 tarihli ve 2025/5122 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/147929 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/147929 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 14/02/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesi gereğince şüphelinin bilinen son adresine tebligat yapılmaksızın, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca doğrudan mernis adresine yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı cihetle, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilmeden, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 27.10.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2019 tarihli ve 2018/7343 Soruşturma, 2019/14 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 14.02.2018 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, tedbirin infazı için İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği ve infazın 25.04.2020 tarihinde tamamlandığı,
B. Şüphelinin 30.09.2022 tarihinde yeniden aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2023 tarihli ve 2018/7343 Soruşturma, 2023/1206 Esas, 2023/1062 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.04.2024 tarihli ve 2023/510 Esas, 2024/645 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında,
Somut olayda, Menemen Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.02.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmakla tebligatın usulsüz olması nedeniyle erteleme kararının kesinleşmediği, karar kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından;
Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2024 tarihli ve 2023/510 Esas, 2024/645 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.