Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/10543 E. 2026/4924 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10543
- Karar No
- 2026/4924
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/653 E., 2021/128 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Adana 23. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 13.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.12.2025 tarihli ve 2025/28469 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/150573 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/150573 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09/12/2019 tarihli ve 2019/2360 esas, 2019/7718 karar sayılı ve Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği nazara alındığında; Somut olayda, şüpheli hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.06.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın şüpheliye usulüne uygun şekilde 17.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği ancak kararın tebliğ edilmesi ve kesinleşmesi beklenmeksizin erteleme kararının gereği için evrakın 11.06.2015 tarihinde .. Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiğinin anlaşılması karşısında, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 12.05.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2015 tarihli ve 2015/35880 (33) Soruşturma, 2015/1270 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın 17.06.2015 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, kararın tebliği beklenmeksizin tedbirin infazı için 11.06.2015 tarihinde .. Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği ve yükümlülüklerine uyarak 29.06.2016 tarihinde infazın tamamlandığı, B. Şüphelinin 03.08.2019 tarihinde yeniden aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2019 tarihli ve 2019/72653 (57) Soruşturma, 2019/26506 Esas, 2016/21014 sayılı iddianamesi ile Adana 23.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, davanın 2019/653 esasa kaydedildiği, C. Yine şüpheli hakkında, 02.06.20 19... .10.2019 tarihli aynı nev'iden eylemleri nedeniyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2020 tarihli ve 2020/28007 Soruşturma, 2020/8014 Esas, 2020/5965 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Adana 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/653 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Yapılan yargılama sonucunda, Adana 23. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.02.2021 tarihli ve 2019/653 Esas, 2021/128 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin kararın tebliğinden sonra, şüphelinin 03.08.2019 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlendiği, şüphelinin beş yıllık erteleme süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açıldığı, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve dördüncü fıkrasında yer alan, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır." ve aynı maddenin beşinci fıkrasındaki, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendi gereğince şüphelinin yükümlülük ihlalinde ısrar etmesi nedeniyle değil, erteleme süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde yer alan emredici hüküm gereğince kamu davasının açıldığı, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanmasının dosya kapsamına göre önem arzetmediği, bu nedenle kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamedeki bozma talebi gerekçesi yerinde olmamakla birlikte; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesinde, "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" şeklindeki düzenleme ile Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25.maddesindeki, "Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" şeklindeki ve aynı Yönetmeliğin 29/1. maddesindeki, "21, 22, 23, 25, 26... nci maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında;
Sanık hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, sanığın emniyette beyan ettiği ve bilinen son adresi olan ".. Mah. .. Sokak .. ../.." adresine tebligat çıkarılmadan ".. Mahallesi .. Caddesi ../.. " adresine tebliğe çıkarılarak, sanığın 'adreste bulunmama nedeni araştırılmadan, adresinden geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı, tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği ve birlikte ikamet edip etmediği hususları tevsik edilmeden', " babası ... .. imzasına tebliğ edildi" şeklindeki açıklamayla babasına teslim edildiği, bu şekilde, sanığın adreste bulunmama sebebi belirtilmeden ve sanıkla birlikte aynı ikamette yaşayıp yaşamadığı da anlaşılamayan babasına tebliğ edilmesinin usule aykırı olduğu ve kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği, bu nedenle erteleme süresi başlamadığından ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından;
Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte, başvuru şekli de belirtilmek suretiyle usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Adana 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli ve 2019/653 Esas, 2021/128 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.