Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/10399 E. 2026/4928 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/10399
Karar No
2026/4928
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/479 E., 2023/543 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Tarsus 7. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 24.10.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 2025/14796 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/145751 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/145751 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/06/2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanık hakkındaki 01.12.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığın tebliğ tarihinde askerlik vazifesini yapması nedeniyle .. .. Bölük Komutanlığında nöbetçi asker ...'a 15.12.2017 tebliğ edilmesini takiben itiraz edilmeksizin kesinleştiğinden bahisle 11.01.2018 tarihinde infaz edilmesi için .. Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, ancak sanığın 17.11.2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığı iddiası ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verildiği somut olayda, bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının nöbetçi asker ...'a 15.12.2017 tebliğ edildiği,7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 14/1 ve Tebligat Tüzüğünün 19. maddeleri gereğince erata yapılacak tebliğlerin kıta komutanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılacağı, nöbetçi amiri veya subayının, tebliğ memurunun en yakın üste tebligat yapmasını temin etmesi gerektiği cihetle, gıyapta verilen kararın, sanığın askerlik vazifesini yaptığı .. .. Bölük Komutanlığında nöbetçi askere tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında,yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, anılan kararın şüpheliye usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden kesinleşmediği cihetle mahkemesince kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 30.10.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2017 tarihli ve 2017/14280-8 Soruşturma, 2017/213 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın şüpheliye askeri birliğinde 15.12.2017 tarihinde nöbetçi asker ... imzasına tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüpheli hakkında, 07.11.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2017 tarihli ve 2017/14734-8 Soruşturma, 2017/214 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın şüpheliye askeri birliğinde 15.12.2017 tarihinde nöbetçi asker ... imzasına tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, C. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca 2017/14280-8 Soruşturmanın, 2017/14734-8 Soruşturma ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Şüphelinin 17.11.2019 tarihinde yeniden aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 08.07.2020 tarihli ve 2017/14734 Soruşturma, 2020/1896 Esas, 2020/1560 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, E. Yapılan yargılama sonucunda, Tarsus 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2020/342 Esas, 2022/238 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK 'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 28.04.2022 tarihinde kesinleştiği, F. Sanığın denetim süresi içerisinde 19.08.2022 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Tarsus 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.10.2023 tarihli ve 2023/479 Esas, 2023/543 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına ve sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. G. Dosya kapsamına göre; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığın tebliğ tarihinde askerlik vazifesini yapması nedeniyle 26. Mühimmat Bölük Komutanlığında nöbetçi asker ...'a 15.12.2017 tarihinde tebliğ edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 14/1 ve Tebligat Tüzüğünün 19. maddeleri gereğince erata yapılacak tebliğlerin kıta komutanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılacağı, nöbetçi amiri veya subayının, tebliğ memurunun en yakın üste tebligat yapmasını temin etmesi gerektiği, kararın, sanığın askerlik vazifesini yaptığı birliğinde nöbetçi askere tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, bu durumda erteleme kararı kesinleşmediğinden tedbirin infazına başlanamayacağı gibi 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Tarsus 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli ve 2023/479 Esas, 2023/543 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/10399, K. 2026/4928, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-10399-e-2026-4928-k-0e62e07affd7