Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/7788 E. 2026/12126 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7788
Karar No
2026/12126
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/625 E., 2025/20 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Dairemizin bozma kararı üzerine, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; beraat eden ve kendisini zorunlu müdafi ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafi bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini zorunlu müdafi ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden " ...Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2024/8142 esas, 2024/11223 karar sayılı, 19/12/2024 tarihli ilamı gereğince CMK nun 14/4 maddesinin sanık müdafi yönünden uygulanmasına yer olmadığına" karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasından "Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2024/8142 esas, 2024/11223 karar sayılı, 19/12/2024 tarihli ilamı gereğince CMK nun 14/4 maddesinin sanık müdafi yönünden uygulanmasına yer olmadığına” ibaresinin çıkartılarak yerine "Sanık kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafi ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince kovuşturma için ödenen 48.000,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi,

Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/7788, K. 2026/12126, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-7788-e-2026-12126-k-ad96f8118e91