Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2024/441 E. 2024/21764 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/441
- Karar No
- 2024/21764
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2014/67 Esas, 2016/9 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi ile 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 6.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Siverek Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.07.2023 tarihli ve 2021/10906 Esas, 2023/6457 Karar sayılı kararı ile; "...Sanığın İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/295 Esas ve 2014/73 Karar sayılı dosyasında, suç tarihi 24.07.2013 ve iddianame tarihi 26.09.2013 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamasının yapılarak mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, temyize konu dosyada ise sanık hakkında 21.05.2013 tarihli eylemi nedeniyle 21.10.2013 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre aralarında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla; belirtilen dosyanın aslı veya onaylı örneği de bu dosya içine konularak her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğine artırılması ve böylece bulunacak sonuç ceza ile kesinleşen hükümdeki sonuç cezanın mahsubunun yapılması ve sonuç ek cezaya hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik araştırma ile hüküm kurulması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, yukarıda belirtilen kararı ile, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi ile 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca ayrıca İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25.02.2014 tarihli ve 2013/295 Esas, 2014/73 Karar sayılı ilamındaki netice cezadan mahsubu ile sanığın neticeten 1 yıl 6 ay 10 gün hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Süre tutum talebinin bulunduğuna ve sanığın tahliyesine karar verilmesi gerektiğine, 2. Dosyanın bir bütün olarak incelenmesi talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın inceleme konusu dosya kapsamında 05.02.2015 tarihinde tahliye edildiği, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.07.2024 tarihinde karar verildi.