Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/18636 E. 2024/122 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/18636
Karar No
2024/122
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1481 E., 2023/1406 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/378 Esas, 2020/429 Karar sayılı hükmü ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2021/194 Esas, 2021/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin, duruşma açılarak, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2021/194 Esas, 2021/194 Karar sayılı kararının, sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.02.2023 tarihli ve 2021/8661 Esas, 2023/1298 Karar sayılı kararı ile; diğer temyiz itirazlarının yerinde görülmediği belirtilerek, "Temyiz dışı sanık ... hakkında parada sahtecilik suçu kapsamında yürütülen soruşturma sırasında sanıkların aynı otel odasında birlikte kaldıklarının tespiti ile odada usulüne uygun olarak yapılan arama neticesinde suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği ve sanığın aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada ele geçen uyuşturucuların kendisine ait olduğunu ve temyiz dışı sanık ... ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan ederek, kendi beyanı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür." Gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 11.07.2023 tarihli ve 2023/1481 Esas, 2023/1406 Karar sayılı kararı ile duruşma açılarak yapılan yargılamada, önceki hükümde usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden bozma ilamına direnililerek, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün usul ve yasaya uygun olması nedeniyle temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğuna, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Direnme kararının hukuka aykırı bulunduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın alınan savunmasında ele geçirilen uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu, içmek için bulundurduğunu, hassas teraziyi ise kullandığı uyuşturucu maddeleri tartmak için aldığını beyan ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, suça konu uyuşturucuların sanığın iç çamaşırından ve kaldığı otel odasının banyo kısmında gizlenmiş şekilde ele geçirildiği, uyuşturucularla birlikte hassas terazinin bulunduğu, hassas terazi üzerinde metamfetamin kalıntısının tespit edildiği, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sabıkasının bulunduğu, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin farklı türlerde oldukları, kokainin satışa hazır şekilde bulundurulduğu, metamfetaminin kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olduğu birlikte değerlendirildiğinde; sanığın kendisinde ele geçen uyuşturucuları ticaret amacıyla bulundurduğunun kabul edildiği, gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, 5271 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yapılan arama işlemi sonucu otel odasında ele geçirilen ve sanığa aidiyeti kabul edilen kokain ile ilgili olarak "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 01.10.2020 tarihinde 2020/2656 Karar nolu ayırma kararı verildiği, istinafa konu dosyada düzenlenen iddianamede otel odasında ele geçirilen net 175 gram metamfetaminin dava konusu yapıldığı, kokainden bahsedilmediği, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince hükmün, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği, iddianamede dava konusu yapılmayan kokainin de sanık tarafından kişisel kullanım amacı dışında bulundurulduğunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince hükmolunan cezayı arttırmasının yerinde olmadığı, gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2013 tarihli ve 2013/50 Esas, 2013/525 Karar sayılı kararına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve Daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir. Dairemizin 21.02.2023 tarihli ve 2021/8661 Esas, 2023/1298 Karar sayılı bozma ilamından sonra Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda önceki uygulama aynen benimsenmiş ise de; Dairemizin bozma ilamı üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 11.07.2023 tarihli ve 2023/1481 Esas, 2023/1406 Karar sayılı ilamında duruşma açarak yaptığı inceleme ve değerlendirmesinde; bozma kararının yerinde olmadığı belirtilip, bozma ilamının gerekçesine atıfta bulunularak, gerekçenin genişletilmiş olduğunun görülmesi karşısında, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile yapılan incelemede; Dairemizin 21.02.2023 tarihli ve 2021/8661 Esas, 2023/1298 Karar sayılı ilamı ile, "Temyiz dışı sanık ... hakkında parada sahtecilik suçu kapsamında yürütülen soruşturma sırasında sanıkların aynı otel odasında birlikte kaldıklarının tespiti ile odada usulüne uygun olarak yapılan arama neticesinde suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği ve sanığın aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada ele geçen uyuşturucuların kendisine ait olduğunu ve temyiz dışı sanık ... ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan ederek, kendi beyanı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına rağmen, genişletilen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; Hükmün verildiği ve sanığın hazır bulunduğu 11.07.2023 tarihli celsede, sanıktan son sözü sorulmadan duruşmanın bitirilip hüküm verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin son fıkrasındaki "Hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir" emredici hükmüne aykırı hareket edilerek savunma hakkının kısıtlanması, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 11.07.2023 tarihli ve 2023/1481 Esas, 2023/1406 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/18636, K. 2024/122, T. 09.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-18636-e-2024-122-k-a1c29dfad069