Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/2671 E. 2023/1770 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2671
- Karar No
- 2023/1770
- Karar Tarihi
AHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/169 Esas, 2020/380 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına hak yoksunluklarına ve sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.03.2021 tarihli ve 2020/3889 Esas, 2021/558 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının, sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.10.2021 tarihli ve 2021/14313 Esas, 2021/9857 Karar sayılı kararı ile; "1. Sanıkların tüm aşamalarda savunmalarında, 14.02.2020 tarihli tutanağı kabul etmemeleri ve uyuşturucu maddeyi bulundukları araçtan atmadıklarını söylemeleri karşısında; fiziki takip tutanağını düzenleyen tutanak tanıklarının tanık sıfatıyla dinlenilmesinden sonra dosyadaki tüm delillerin birlikte değerlendirilip, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayini yerine eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2. Kabule göre; sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanmasına karşın, tekerrüre esas alınan ilamın hükümde gösterilmemesi, nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine" karar verilmiştir. D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2021/3086 Esas, 2022/2474 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca "Temel ceza belirlenirken teşdide esas olarak ele geçen uyuşturucu madde miktarı gösterildiği, sanıkların sabit olan 14.02.2020 tarihli eylemlerinde araçtan atılan eroinle ilgili daralı ağırlığın 254, 9 gram olduğu, alınan raporda ise net miktarın belirlenmediği, sadece eroin ihtiva ettiği belirtildiğinden, net eroin miktarı belirlenmeden daralı ağırlık miktarının teşdide esas alınmasının yasaya uygun olmadığının gözetilmemesi" nedeniyle hükümlerin bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ...'in yakalandığında ''uyuşturucu maddeyi satın aldığı şahsı yakalatabileceğini, ismini ... olarak bildiği şahsı arayabileceğini'' beyan ettiği ve telefonda ... olarak kayıtlı olan 0537 859 01 68 numaralı hattı whattsap uygulaması üzerinden sesli olarak aradığı, telefonun karşı kısmında bulunan şahsa hitaben "kral aynısından lazım bu akşam lazım" şeklinde beyanda bulunduğu, karşıdaki şahsın "şimdi mi lazım? şimdi o kadar yok, yarın olursa bugünkünün aynısından hallederim" şeklinde karşılık verdiği ve sanık ...'in "tamam bugünkünden ayarla bekliyorum evin orada" şeklinde söylediği saat:00:30 sıralarında sanık ... ile birlikte polislerin beklenmeye başladığı ve 0537 859 01 68 numaralı hattan sanık ...'i arayan şahısın "geldik beyaz cadyy marka araba var bak görürsün" dedikten sonra telefonu kapattığı ve aracın kolluk görevlilerini fark edince kaçmaya başladığı, kovalamaca esnasında araç içerisinden sağ ön cam kısmından araç dışına doğru beyaz renkli bir poşetin atıldığının görüldüğü, araç ön sağ yolcu koltuğunda sanık ...'ın, araç şoför koltuğunda sanık ...'nun görüldüğü, sanık ...'nın whattsap uygulamasından kullandığı numaranın sanık ...'in görüşme yaptığı 0537 859 01 68 numaralı telefon olduğu anlaşıldığından; olay tutanağı ve bu tutanağı doğrulayan kamu görevlisi konumunda olan ve sanıklarla herhangi bir husumeti de bulunmadığı anlaşılan görevlilerin beyanına itibar edilmemesi için, sanıklar lehine başka delillerin bulunması gerektiği, somut olayda sanıkların savunmasını doğrulayan hiçbir delilin dosyada bulunmadığı, bu nedenle eylemin sübut bulduğuna ilişkin ilk derece mahkemesi gerekçesinin de isabetli ve yerinde olduğu gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Dosya kapsamı, tutanak tanıkları ile hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık ...'in beyanlarına göre mahkemenin suçun sübutuna yönelik takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve dosya arasında yer alan kriminal raporun yeterli oluğu anlaşıldığından Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ilamı doğrultusunda tutanak tanıklarının beyanlarının alındığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2021/3086 Esas, 2022/2474 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2023 tarihinde karar verildi.