Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/20134 E. 2024/448 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/20134
- Karar No
- 2024/448
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/473 E., 2023/462 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2020/341 Esas, 2021/332 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/1826 Esas, 2021/2058 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (sanık aleyhine), sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, Cumhuriyet savcısı (sanık lehine ve aleyhine) sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.04.2023 tarihli ve 2021/18894 Esas, 2023/2914 Karar sayılı kararı ile; 1. " Suça konu uyuşturucu maddenin miktarı, önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesine göre, temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerinde ise de, hapis ve adli para cezasının alt sınırdan fazla uzaklaşılarak 16 yıl hapis ve 1600 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesi, 2. Sanık ...'ın beyanında geçen ... isimli şahıs hakkında yürütülen soruşturmanın sonucu ve Ahmad Montezeri hakkında soruşturma yürütülüp yürütülmediği araştırılarak dava açılması halinde dosyaların birleştirilmesi, karar verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya arasına konulması ve tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, şartları oluşmadığı halde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini" Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2023 tarihli ve 2023/473 Esas, 2023/462 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası uyarınca 10 yıl 10 ay hapis ve 21.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; sanık müdafiinin alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Verilen cezanın fazla olduğuna, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmadan tayin edilmesi gerektiğine, 2. Etkin pişmanlık hükümlerinin yeterince araştırılmamış olduğuna, 3. Sanığın uyuşturucu madde alması için ... ... isimli şahsın yardım ettiğine, 4. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğine, 5. Sanık tarafından verilen bilgiler ve dilekçe ekinde sunulan whatsapp konuşma kayıtları dikkate alınmak suretiyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükmü uygulanması gerektiği halde uygulanmadığı ve yargılamaya konu suçun unsuru olan uyuşturucu madde ile irtibatı bulunan kişiler hakkında soruşturma açıldıktan sonra yargılamaya başlanmamış olması sanığın etki edebileceği bir unsur olmayıp bu sebeple sanık hakkında verilen kararın etkin pişmanlıktan faydalanmaması gerektiği yönündeki kısmın bozulması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ...'ın uyuşturucu madde kullanmakta olduğu, akrabası olduğunu belirttiği ... ... ile iletişime geçtiği ve ... ...'nun sanık ...'ı İstanbul'a çağırdığı, daha sonra ... ... aracılığı ile tanıştığı ... isimli kişiden ele geçirilen uyuşturucu maddeyi 4000 dolar vererek aldığı, ... isimli kişinin paranın geri kalan kısmını göndermesi için ... adının yazılı olduğu Ziraat bankasına ait hesap kartının fotoğrafını whatsapp uygulaması üzerinden sanık ...'a gönderdiği, ardından uyuşturucu maddeyi araca zulalayan ve satmak amacıyla Aydın'a gelirken yakalanan sanık ...'ın ifadelerinde uyuşturucu maddeyi satmak amacıyla aldığını kabul ettiği, uzmanlık raporuna göre ele geçen maddenin metamfetamin olduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine, Ele geçen metamfetamin miktarı, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önemi, suçun işlendiği zaman ve yer ile sanığın kastı dikkate alınarak takdiren cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak hapis ve adli para cezası uygulandığına, 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası yönünden yapılan incelemede, savunmalarında da ele geçirilen söz konusu uyuşturucu maddeyi ... ... aracılığı ile ... olarak bildiği şahıstan aldığını belirttiği, 2 adet cep telefonundan alınan imajların incelenmesine dair 17.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda ... olarak kayıtlı kişi ile silinmiş olduğu görülen whatsapp görüşmeleri, ...'ye ait Ziraat Bankası hesap kartı fotoğrafı ve para destesi fotoğrafının sanık ...'ın ifadeleriyle uyumlu olduğu, ancak bu şahıslar hakkında dava açılmadığı ve bu şahıslar hakkında herhangi bir mahkûmiyet kararının olmadığının tespit edilmesi karşısında bu haliyle sanığın etkin pişmanlığa dair savunmalarının 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası koşullarına uygun düşmediği kabul edilmiş ve sanık hakkında yasal koşulların oluşmaması nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Suça konu uyuşturucu maddeler ile İzmir Kriminal Polis Laboratuvarında şahit numunenin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları gereğince zoralımına karar verilmesi, 2. Suça konu uyuşturucu maddelerin saklanmasında kullanılan ambalaj ve poşetlerin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları gereğince zoralımına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2023 tarihli ve 2023/473 Esas, 2023/462 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin kısmının tamamen çıkartılması ve yerine " Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu'nun 2020/3003 sırasında kayıtlı uyuşturucu maddeler ile İzmir Kriminal Polis Laboratuvar'ınca alınan şahit numunelerin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrasınca müsaderesine, aynı emanette kayıtlı üzerinde parmak izi incelemesi yapılan ve parmak izi tespit edilemeyen ambalaj ve poşetlerin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine ibarelerinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.