Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/18845 E. 2024/539 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18845
- Karar No
- 2024/539
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3154 E., 2023/3797 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.10.2020 tarihli ve 2020/31568 Esas, 2020/95836 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2020/381 Esas, 2021/132 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına hükmedilip, 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karara Cumhuriyet savcısının itiraz etmesi üzerine İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli 2021/120 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddedilmesi üzerine karar kesinleşmiştir. Sanığın verilen kararla birlikte hükmedilen denetimli serbestlik hükümlerine uymamakta ısrar etmesi üzerine, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli ve 2022/187 Esas, 2022/274 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/2456 Esas, 2022/3446 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 17 yıl 6 ay hapis cezası ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir. D. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafii taraflarından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.04.2023 tarihli ve 2023/876 Esas, 2023/3378 Karar sayılı kararı ile; "İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı kurulan hükmün aleyhe bozma yasağını ihlal etmediği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi ile 61 inci maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini yerinde ise de, suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığına göre alt sınırdan fazla uzaklaşılarak belirlenmesi, 2. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarınca suç konusu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür." Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. E. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.09.2023 tarihli ve 2023/3154 Esas, 2023/3797 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, 2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının infazı esnasındaki denetim tedbirinin usulsüz olarak yapıldığına, 3. Suç vasfının hatalı belirlendiğine, 4. Delillerin hukuka aykırı biçimde elde edildiğine, 5. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, sanığa ilişkin istihbari bilginin içeriği, arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçiriliş biçimi dikkate alınıp, ele geçirilen uyuşturucu miktarının fazlalığı, suçun işleniş biçimi ve özellikleri dikkate alınarak temel ceza belirlenirken alt sınırdan ayrılarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama esnasındaki işlemlerin usule uygun olarak gerçekleştirildiği, delillerin hukuka uygun bir biçimde elde edildiği, araştırılması gerekli başkaca bir husus bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 20.09.2023 tarihli ve 2023/3154 Esas, 2023/3797 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.