Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16786 E. 2023/10710 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16786
- Karar No
- 2023/10710
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İskenderun 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.12.2012 tarihli ve 2012/509 Esas, 2012/1102 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. B. İskenderun 1. Sulh Ceza Mahkemesi kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.09.2017 tarihli ve 2013/8181 Esas, 2017/3707 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi çerçevesinde karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir. C. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli ve 2017/596 Esas, 2018/132 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına " karar verilmiş, karar 29.05.2018 tarihinde kesinleşmiştir. D. Sanık hakkında 02.11.2019 tarihinde işlediği "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan mahkûmiyetine ilişkin Şanlıurfa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2020/50 Esas, 2020/111 Karar sayılı kararının 28.04.2020 tarihinde kesinleştiğine ilişkin ihbar yazısı üzerine; İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve 2021/726 Esas, 2022/669 Karar sayılı kararı ile hükmün aynen açıklanmasına karar verilerek; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği anlaşılmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, delillerin hukuka aykırı olduğuna, davanın zamanaşımına uğradığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, suç tarihinde asker olan sanığın kışla içerisinde görevli olduğu tabur dışında başka bir tabur bölgesinde ve görevli olmadığı araç içerisinde olduğunun fark edilmesi üzerine araçta ve araçta bulunan askerler üzerinde yapılan kontrollerde sanığın üzerinde ele geçen 12 paket esrarı kullanmak için bulundurduğunun; ele geçen esrarın miktarı, ele geçiriliş şekli, olay tutanağı, sanığın ikrarı, tanık beyanları, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği halde denetim süresi içerisinde "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediği tespit edilerek hükmün aynen açıklanması suretiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, delillerin hukuka uygun olarak ve tam toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davası üzerine 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki yasal düzenleme dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine sanığın denetim süresi içerisinde "uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu işlediği gerekçesi ile hükmün açıklanarak sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 191 inci madde hükümleri çerçevesinde verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararların 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin özel bir düzenleme niteliğinde olduğu, bu itibarla hükmün ancak; ihbara konu suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu olması halinde açıklanabileceği gözetilmeksizin, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmü nedeniyle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesi, 2. Sanığın eylemi nedeniyle, bozma öncesi hükümde 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 03.12.2012 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.09.2017 tarihli bozma ilamı ile bozulduğunun anlaşılması karşısında: 1412 sayılı Kanun'un, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki düzenleme gereğince 03.12.2012 tarihli hükümle tayin edilen 6.000,00 TL adli para cezasının sonuç ceza açısından sanık bakımından kazanılmış hak olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama sonucu 20.12.2022 tarihli hükümle 10 ay hapis cezasına hükmedilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve 2021/726 Esas, 2022/669 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.