Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16438 E. 2025/725 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16438
- Karar No
- 2025/725
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesi 2. 11.12.2019 SAYISI : 1. 2019/569 E., 2019/597 K. 2. 2019/632 E., 2019/663 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : 1. Kamu davasının durması 2. Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararları ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davalarında, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararların itiraz edilmeksizin sırasıyla 13.01.2020 ve 02.12.2019 tarihlerinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2021/16096 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90813 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90813 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosyalar kapsamına göre, her ne kadar sanığın inceleme konusu 27/08/2019 ve 09/10/2019 tarihli eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılmasını müteakip, anılan mahkemelerce yapılan yargılama sonunda kamu davalarının durmasına karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar ve, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/8. maddesinde yer alan "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu dikkate alındığında, 1-Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2019 tarihli ve 2019/569 esas, 2019/597 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Sanık hakkında evvelce 02/03/2017 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli ve 2018/261 esas, 2018/533 sayılı kararının verildiği ve anılan kararın 26/11/2018 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu iş bu dosyadaki aynı nitelikteki suçun ise, sanık hakkında zorunlu olarak verilen 08/11/2018 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde 27/08/2019 tarihinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde, 2-Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2019 tarihli ve 2019/632 esas, 2019/663 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Sanık hakkında evvelce 02/03/2017 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2018 tarihli ve 2018/261 esas, 2018/533 sayılı kararının verildiği ve anılan kararın 26/11/2018 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu iş bu dosyadaki aynı nitelikteki suçun ise, sanık hakkında zorunlu olarak verilen 08/11/2018 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde 09/10/2019 tarihinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde, İsabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli ve 2019/569 Esas, 2019/597 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 27.08.2019 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan başlatılan soruşturma sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2019 tarihli ve 2019/101851 Soruşturma, 2019/36169 Esas, 2019/25788 sayılı iddianamesi ile sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 15.11.2019 tarihli ve 2019/569 Esas, 2019/597 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, B. Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2019 tarihli ve 2019/632 Esas, 2019/663 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 09.10.2019 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan başlatılan soruşturma sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2019 tarihli ve 2019/112088 Soruşturma, 2019/39433 Esas, 2019/28102 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.12.2019 tarihli ve 2019/632 Esas, 2019/663 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, C. Dayanak Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/261 Esas, 2018/533 Karar sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 02.03.2017 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2017 tarihli ve 2017/31141 Soruşturma, 2017/1278 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 2. Sanığın erteleme süresi içinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinden bahisle erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2018 tarihli ve 2017/31141 Soruşturma, 2018/12347 Esas, 2018/8820 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/261 Esas, 2018/533 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında verilen 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/8. maddesi ve 5560 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi dikkate alınarak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 26.11.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin sekizinci fıkrasında "Bu Kanun'un; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" düzenlemesinin yer aldığı, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı nitelikte olduğu ve aynı hukuki sonuçları doğuracağı dolayısıyla, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için aranan tüm koşulların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için de geçerli olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği kabul edilmektedir. Ancak, usulüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi kapsamında usulüne uygun şekilde verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise şüphelinin bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. Ayrıca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Dosyalar kapsamına göre; Dayanak Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/261 Esas, 2018/533 Karar sayılı kararı ile 02.03.2017 tarihli eylem nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve ihlal nedeniyle erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı gözetilmeksizin sanık hakkında koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, suç tarihinin 02.03.2017 olduğu gözetildiğinde yine uygulama koşulu bulunmadığından söz konusu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca da verildiğinin kabulünün mümkün olmadığı, bu durumda, incelemeye konu 27.08.2019 ve 09.10.2019 tarihli eylemlerin de 5237 sayılı CMK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlal sayılan eylem olarak kabul edilemeyeceği, Dolayısıyla inceleme konusu dosyalarda 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için, dayanak Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/261 Esas, 2018/533 Karar sayılı kararı hakkında yukarıda belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2025 tarihinde karar verildi.