Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16126 E. 2023/10598 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16126
- Karar No
- 2023/10598
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/150 E., 2023/271 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/143 Esas, 2016/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. B. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/143 Esas, 2016/57 Karar sayılı kararının, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.01.2023 tarihli ve 2021/6626 Esas, 2023/528 Karar sayılı kararı ile; "Olay tutanağı içeriğine, tanıklar Şefika ve Turgut'un soruşturma aşamasında bilgi sahibi sıfatıyla alınan beyanları, suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçirildiği yer ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sübut bulduğu gözetilmeden, mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile beraatine karar verilmesi " nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli, 2023/150 Esas, 2023/271 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, 3. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İstihbari çalışmalar ve değerlendirmeler neticesinde; Bingöl İli Genç İlçesi Büyükçağ Köyü Açıkalın ve Kazancık mezraları sınırları içerisinde uyuşturucu madde imal ve ticaretinin yapıldığı yönünde şüphelerin oluşması üzerine, anılan mevkiide ailesinin ikameti bulunan sanık hakkında anılan eylemlerde bulunduğu yönünde makul şüphe kanaatinin var olması sebebiyle, yapılan arama sonucunda; mülkiyeti sanığın babası olan Muhittin Tanla'ya ait olan arazi ve eklentilerinde uzmanlık raporuna göre ele geçen 69,030 kg bitkinin kenevir olduğunun ve bu bitkiden elenmek suretiyle 29.623,180 g toz esrar elde edilebileceğinin tespit edildiği olayda; iddia, olayın oluş şekli, arama ve el koyma işlemine ilişkin tutanaklar, olay yeri görgü, tespit tutanakları, Malatya Adli Tıp Kurumunca tanzim olunan uzmanlık raporu, adli emanet kaydı, olay yeri inceleme formu, fotoğraflar, tanık anlatımları, kriminal uzmanlık raporu, Dairemizin 24.01.2023 tarihli ve 2021/6626 Esas, 2023/ 528 Karar sayılı ilamı ile tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu maddenin kendisine ait olmadığına dair kendisini suçtan kurtarmaya dönük savunmalarına itibar edilmemiş, sanığın yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre de kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma sınırını aşacak miktarda uyuşturucu maddeyi ticari amaçla yanında bulundurmakla, uyuşturucu madde ticareti yapma kastını ortaya koyduğu, kamu davası açılması sonrası yapılan yargılamada alınan tanık ifadelerinin mahkeme huzurundaki ifadeleri ile çeliştiği ancak bu hususun sanığın birinci derece yakını olan şahıslar olması nedeniyle sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası (6545 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki hali ile lehe olan yasa hükümleri gereğince ) uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan ilamın “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşması durumunda, “davanın düşmesi” seçeneğine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda, adli para cezasının ödenmemesi halinde infazı kısıtlar şekilde ”... ödenmeyen adli para cezası miktarının kısmen veya tamamen hapse çevrilerek 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince infaz edileceği hususunun sanığa ihtarına” karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli, 2023/150 Esas, 2023/271 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün; Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafında “... ve ödenmeyen adli para cezası miktarının kısmen veya tamamen hapse çevrilerek 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince infaz edileceği hususunun sanığa ihtaratına" ibaresinin çıkarılarak yerine “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenilmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.