Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13846 E. 2023/11714 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13846
- Karar No
- 2023/11714
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : 1. Sanık müdafii, 2. Cumhuriyet savcısı (sanık aleyhine) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/2 Esas, 2020/426 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.03.2021 tarihli ve 2021/303 Esas, 2021/614 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının(sanık lehine) istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.12.2022 tarihli ve 2021/14779 Esas, 2022/12783 Karar sayılı kararı ile; "5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin son cümlesinin yollamasıyla Bölge Adliye Mahkemelerinin istinaf incelemesi sonucunda "düzeltilerek esastan ret" kararı verebileceği hallerin CMK'nın 303. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c), (d) (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde sınırlı olarak gösterilmesi karşısında, duruşma açmaksızın sanık hakkındaki hükümden TCK’nın 43 maddesinin çıkartılmasının CMK'nın 303. maddesinin 1.fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi," Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26/04/2023 tarihli ve 2023/516 Esas, 2023/444 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu ceza tayin edildiğine, 2. Delillerin hukuka aykırı olarak toplandığına, ilişkindir. B. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 19.11.2019 tarihli eylem sabit olduğu halde sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bozma üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, 19.11.2019 tarihinde sanığın gündelik ev kiraladığı, üzerinde metamfetamin maddesi bulundurduğu ve bu maddeyi sattığı yönünde yapılan ihbar üzerine kolluk görevlileri tarafından belirtilen adrese gidildiği, sanık ikametin önüne geldiği sırada yakalandığı, üzerinden metamfetamin ele geçirildiği, 21.11.2019 tarihinde sanığın metamfetamin sattığı bilgisi üzerine yapılan fiziki takipte, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan Yasin'in cebinden çıkardığı parayı sanığa vererek sanıktan bir paket aldığının görüldüğü, ardından Yasin'den metamfetamin ele geçirildiği, Yasin'in aşamalarda bahse konu metamfetamini sanıktan aldığını beyan ettiği, sanığın 21.11.2019 tarihli olayda üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği kanaatine varıldığı ancak her ne kadar ilk derece mahkemesince sanığın 19.11.2019 tarihinde işlediği eylem sabit görülmüş ise de sanıktan ele geçirilen uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekli, sanığın üst araması sonucu bulunan metamfetamin maddesinin fişeklenmemiş tek bir paket halinde ele geçirilmiş olması, sanık hakkında herhangi bir fiziki takip, gizli soruşturmacı, kamera kaydı, HTS kayıtları gibi somut bir delilin bulunmadığının bu nedenle sanığın 19.11.2019 tarihli eylem yönünden üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin tek bir uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturduğu kanaatine varılarak, koşulları oluşmadığından zincirleme suç hükümleri uygulanmamıştır. IV. GEREKÇE Olay yakalama, üst arama ve muhafaza altına alma tutanağı, uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekli, miktarı ile sanığın savunmaları ve tüm dosya kapsamından, sanığın 19.11.2019 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit olduğu halde, bölge adliye mahkemesi tarafından yalnızca 21.11.2019 tarihli suçun sabit olduğu kabul edilerek, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmiş ise de, sanık hakkında bozma öncesi verilen Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 19.03.2021 tarihli 2021/303 Esas 2021/614 Karar sayılı kararında yine 21.11.2019 tarihli suç sabit kabul edilerek 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 16.660,00 TL para cezası tayin edilmesi, bu hükmün sanık müdafii tarafından 21.11.2019 tarihli suça ilişkin temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle sanığın kazanılmış hakkının bulunduğu anlaşılmakla; bölge adliye mahkemesi kararına yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde sonuç ceza yönünden hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26/04/2023 tarihli ve 2023/516 Esas, 2023/444 karar sayılı kararında sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.