Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/3723 E. 2023/3548 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3723
Karar No
2023/3548
Karar Tarihi

T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2418 E., 2021/2956 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulması TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2021 tarihli ve 2021/41 Esas, 2021/182 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 13.12.2021 tarihli ve 2021/2418 Esas, 2021/2956 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf talebi ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ... hakkındaki ihbar üzerine olay günü yapılan fiziki takipte sanığın...a eroin satışı yaparken görüldüğü, aynı gün sanığın ......'a madde satışı yapamadan kolluk görevlilerince yakalandığı ve sanıklar ... ile ...'ın evinde usulüne uygun olarak yapılan aramada kullanım sınırının üzerinde eroin maddesinin ele geçtiği ve evde ele geçen bu maddelerin sarılı olduğu kağıtlarda sanık ...'ın parmak izinin tespit edildiği, soruşturma aşamasında beyanları alınan tanıklar......ve ...'ın daha önce sanık ...'den uyuşturucu madde aldıklarını beyan ettikleri, tanık ......'ın mahkemedeki beyanında, sanık ... ile uyuşturucu almak için irtibata geçtiğini, başlarda ...'dan madde aldığını, sonrasında sanık ...'in uyuşturucu maddeyi kendisine getirdiğini beyan ettiği, sanıkların ikrarı, uyuşturucu ticaretine ilişkin ihbar, sanıkların ikametinde ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı ve niteliği, tanık beyanları, kolluk tutanakları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar ... ve ...'ın zincirleme şekilde ve iştirak halinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak suçunu işledikleri sabit kabul edilmiştir. Sanık ... hakkında kolluğa yapılmış bir ihbarın bulunmadığı, sanık ...'ın, sanık ... gibi uyuşturucu satışı yaptığına dair kolluk tarafından suç üstü görülmesine ve yakalanmasına dair bir durumun söz konusu olmadığı, henüz parmak izlerinin tespit edilmediği aşamada sanık ...'in, eşi olan ...'ın kendisine uyuşturucu maddesi ticareti yaptırdığını beyan ederek, sanık ...'ın suçunun ortaya çıkmasına ve suç failinin ortaya çıkmasına hizmet ettiği, sanık ...'ın da, hakkında bir ihbar bulunmamasına, uyuşturucu ticareti yaparken yakalanmamasına, hakkında uyuşturucu ticareti yaptığına dair bir tanık beyanı bulunmamasına, haklarında soruşturma başlatılan diğer faillerin soyut iddiası dışında delil bulunmadığı aşamada, evde yapılan aramada ele geçen uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu ikrar etmesi ile her iki sanığın cezasından etkin pişmanlık hükümleri uyarınca yardımın niteliğine göre takdiren 1/3 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanıklardan ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair ayrıntılı bir ihbarın yapıldığı, bu nedenle sanık ...'in tespit edilerek takip edildiği, sanığın tanık...a uyuşturucu madde sattığının net olarak görüldüğü, daha sonra tanıktan eroin maddesinin ele geçirildiği, sanık ...'in daha sonra tanıklar ..., ... ve ...... ile buluşup konuşmalarının görüldüğü, ancak sanık ... tarafından kolluk görevlilerinin fark edilmesi üzerine bu tanıklarla uyuşturucu ticareti yapıldığına dair herhangi bir tespitin yapılamadığı, sanık ...'in yakalanması üzerine yapılan aramada 3 adet beyaz kağıda sarılı net ağırlığı 2 gram gelen eroin maddesinin ele geçirildiği, Cumhuriyet savcısından alınan arama kararı uyarınca yapılan aramada 55 fişek halinde 37,7 gram gelen eroin, tek parça halinde 103,3 gram gelen eroin ve 10,8 gram gelen esrar maddesinin ele geçirildiği, yapılan parmak izi incelemesinde ele geçen fişekler üzerinde sanık ...'in parmak izinin tespit edildiği ve bu şekilde gerçekleşen olayda sanıkların üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri sabit görülmüş, sanık ...'in tek bir alıcıya uyuşturucu madde sattığının sabit olduğu, diğer kişilere uyuşturucu madde sattığına yönelik bir tespitin bulunmaması sebebiyle hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmamış, sanık ...'in uyuşturucu sattığına yönelik eyleminin sabit olması ve suça konu maddeler üzerinde sanık ...'ın parmak izinin bulunması sebebiyle sanıkların ikrarlarının etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla haklarında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış, ele geçen madde miktarı dikkate alınarak sanıklar hakkında ceza tayin edilirken asgari hadden uzaklaşılarak hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz sebeplerini öne sürdükten sonra, sanığın 28.03.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 13.12.2021 tarihli ve 2021/2418 Esas, 2021/2956 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararından ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerden sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/3723, K. 2023/3548, T. 25.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-3723-e-2023-3548-k-a7e8efde5571