Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/1420 E. 2024/21673 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1420
- Karar No
- 2024/21673
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanığın temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin süresinden sonra olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi uyarınca reddine karar verilerek, temyiz incelemesi duruşmasız olarak yapılmıştır. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2021 tarihli ve 2020/60 Esas, 2021/74 Karar sayılı kararı ile; Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 27.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile; Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan duruşma açılmaksızın hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, 2. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan artırım miktarının fazla olduğuna, 3. 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim oranının eksik olduğuna, 4. Delillerin eksik toplandığına, 5. Bütün duruşmalara SEGBİS sistemi ile katılmış olduğundan internet ve ses kesintileri yüzünden duruşmaların sağlıklı geçmediğine, katıldığı duruşmalarda kendisini savunmadığına, 6. İletişim tespit kararı alınırken kuvvetli suç şüphesini oluşturan somut delilin olmadığına ilişkindir. B. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın uyuşturucu madde sattığına veya tedarik ettiğine dair somut hiçbir delil bulunmadığına, 2. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. İletişimin tespiti kararı alınırken kuvvetli suç şüphesini oluşturan somut delilin olmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına ilişkin yasal koşulların oluşmadığı halde sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması hukuka aykırı ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın adli sicil kayıtlarında yer alan ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçuna ilişkin olması, İlk Derece Mahkemesinin kararından sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251 inci maddesinde yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, belirlenen yasal düzenleme uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden belirlemek sureti ile hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında yapılan artırım işlenen eylem sayısı dikkate alınmakla yerinde olduğu anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Adli Emanetin 2020/1147 sırasında kayıtlı hassas terazinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesi yerine dosyada delil olarak saklanılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, eylemler hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıayı kabulüne ilişkin tespitini kabul etmeyip İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin kaldırılması suretiyle düzelterek mahkûmiyet kararı verebilmesi için 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasının (I) bendi dijital terazinin dosyada delil olarak saklanılmasına ilişkin kısmından "dosyada delil olarak saklanılmasına" ibaresinin çıkartılması ve yerine "5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenilmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde Başka yönleri incelenmeksizin gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hakkındaki mahkûmiyet hükmü onanan Enis hakkında kararın infazı için ilamın Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.