Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/12842 E. 2023/10631 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12842
- Karar No
- 2023/10631
- Karar Tarihi
T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1187 E., 2022/1545 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ve müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2022/84 Esas, 2022/13 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/1187 Esas, 2022/1545 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığına, 3. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, 4. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığına, 3. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, 4. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Yapılan aramanın ve elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, 6. Fazla ceza tayin edildiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 29.12.2021 tarihinde Söke ilçesi girişinde bulunan Asri Mezarlık önündeki uygulama noktasında 48 YN 506 plakalı aracın kolluk ekiplerince durdurulduğu, araç sürücüsünün Evren, ön koltukta oturan şahsın ise Orhan olduğunun tespit edildiği, her iki şahsın da tedirgin haller sergilemeleri üzerine şahısların üzerlerinde yapılan kontrollerde Evren'in montunun sol dış cebinde dış kısmında "TISSUM Health Mask Holder" ibaresi bulunan şeffaf renkli kilitli poşet ve poşet içerisinde ağzı açık vaziyette sigara paketi olduğu, sigara paketinin içerisinde de 109 adet MDMA içeren hap, ayrıca alüminyum folyoya sarılı 2 adet MDMA içeren hap olmak üzere toplamda 111 adet MDMA içeren hap bulunduğu, Orhan'ın pantolonunun sağ cebinde ise 2 adet şeffaf poşet ve 1 adet alüminyum folyo olduğu, her iki poşet içerisinde ayrı ayrı toplamda 29 adet MDMA içeren hap, alüminyum folyo içerisinde ise eroin ve 6-MAM içeren uyuşturucu madde olduğunun tespit edildiği, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında araç içerisinde yapılan aramada ise vites kolunun sağ alt tarafında iç kısmındaki doğal boşlukta 1 adet gri renkli üzerinde "QCPASS 500 g/0.01" ibaresi bulunan hassas terazi ele geçirildiği, sanık ... her ne kadar ele geçen uyuşturucu maddeler ile alakasının olmadığını, polis ekiplerinin eşyalarını almasını istemesi üzerine sigara paketini cebine koyduğunu beyanla atılı suçlamayı inkar etmiş ise de aşamalarda alınan ifadelerinde diğer sanık ...'ın yanında uyuşturucu madde kullandığını beyan ettiği, buna rağmen Orhan'ın koltuk altına saklaması için verdiği sigara paketinin içinde uyuşturucu madde bulunduğunu bilmediği yönündeki beyanının samimi olmadığı, sanık ...'in işini gücünü bırakıp ne için İstanbul'a gittiğini dahi bilmediği birinin yanında İstanbul'a gitmesinin de hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sanık ...'in savunmalarında samimi olmadığının idrar tahlillerinin sonucunda ortaya koyduğu, üzerinden ele geçen uyuşturucu maddelerin kullanım amaçlı olarak temin edilen miktarın üzerinde ve ticaret sınırları içerisinde bulunduğu, sanıkların ekonomik durumları ve alınan madde miktarı karşılaştırıldığında, sanık ...'ın telefonunu satacak ve uyuşturucu alacak kadar sözde muhtaç olduğu, ama bir yandan da Milas'tan İstanbul'a özel arabayla gidecek ve dönecek ve İstanbul'da bir gece için apart daire kiralayacak kadar da durumunun iyi olduğu, sanıkların sözde kamyon şoförü olarak çalıştığı ama buna dair bir belge ve kazanç miktarlarının dosyaya yansımadığı, sanık ...'in suç tarihinde zaten işsiz olduğu, sanık ...'ın babasına ait olan ve suç eşyalarının ele geçtiği araç içerisinde hassas terazinin bulunduğu, sanık ...'ın ifadesinde bu hassas teraziyi İstanbul ilinde kendisinden uyuşturucu madde satın aldığı kişinin araçta unuttuğunu beyan etmesine rağmen sanık ...'in söz konusu terazinin ilk yola çıktıkları Milas ilçesinden beri araçta bulunduğunu beyan ettiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde uyuşturucu ticareti yapan kişilerin sırf kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan haklarında işlem yapılmasını sağlamak amacıyla uyuşturucu madde kullandıklarını beyan etmeleri yoluna tevessül ettiklerinin son dönemlerde sıklıkla kullanılan bir yöntem olduğunun aşikar olduğu, sanıkların kendi beyanlarına göre neredeyse bir maaşını verip uyuşturucu almalarının da hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sanık ...'ın kendi beyanına göre bakmakla yükümlü olduğu 3 çocuğu ve eşi bulunduğu, ele geçen hap miktarının kişisel kullanımın üzerinde olduğu, ele geçen eroinin kişisel kullanım sınırında kalması nedeni ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uygulanmadığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanıkların iştirak halinde uyuşturucu naklederek üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık ve müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 03.08.2023 ve 23.08.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği, 14.09.2023 tarihinde yeniden temyiz talebi içeren dilekçe vermiş ise de temyiz süresi geçtikten sonra vazgeçmeden vazgeçmenin mümkün olmadığı ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Hükümden önce, 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri düzenlenmiş ve sanık hakkında tekerrüre esas alınan Trabzon 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/563 Esas, 2018/537 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayıl Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen suçun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve suçun sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 03.08.2023 ve 23.08.2023 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/1187 Esas, 2022/1545 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.