Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/16076 E. 2025/4267 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/16076
Karar No
2025/4267
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/39 E., 2019/421 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmemesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine aykırı davranılması, 2. Müsadere kararı verilirken, uygulanan kanun maddesinin fıkrasının belirtilmemesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, 3. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanklar ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların ve durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 1. İki numaralı hüküm fırkasının beşinci paragrafında bulunan "taksitlendirmeye takdiren yer olmadığına," ibaresinden sonra gelmek üzere ilgili yere, "ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğine," ibarelerinin eklenmesi,

2. Dört ve beş numaralı hüküm fıkralarının hükümden çıkartılarak yerlerine sırası ile "4-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2011/26678 ve 2021/26652 sırasında kayıtlı uyuşturucu maddelerin TCK'nın 54/4. maddesi uyarınca ve aynı emanetlerde bulunan ambalajların ise TCK'nın 54/1 maddesi uyarınca MÜSADERESİNE" ve "5-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2011/26652 sırasında kayıtlı 48 adet merminin TCK'nın 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE" ibarelerinin yazılması, 3. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibarelerinin yazılması, Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır" şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi ve ilk karar tarihi itibariyle sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, karar verilen tarih olan 13.11.2019 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla, sanıklara zorunlu müdafii tayini gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanıkların savunma hakkının kısıtlanması. Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükümlerin BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde, oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/16076, K. 2025/4267, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2020-16076-e-2025-4267-k-18d1952a71a9