Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/19889 E. 2025/6556 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19889
- Karar No
- 2025/6556
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1922 E., 2017/1940 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...’nin temyiz istemi "Suç ile ilgisinin bulunmadığı, şoför olması nedeniyle ...’a hayvanları taşıması için yardım ettiği, hayvanların çalıntı olduğunu bilmediği", sanık ...’ın temyiz istemi "Samimi ikrarda bulunduğu, buna rağmen cezanın çok fazla olduğu, mahkemece indirim yapılmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-g ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafi atanması ve müdafii huzurunda savunmalarının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması hukuka aykırı bulunduğundan, Başkaca yönleri incelenmeyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.12.2017 tarihli ve 2017/1922 Esas, 2017/1940 Karar sayılı kararının, açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Ardahan Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.