Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/2522 E. 2023/7882 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2018/2522
Karar No
2023/7882
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/133 E., 2014/447 K. SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma (sanık ... dışındaki tüm sanıklar hakkında) 2. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma (sanıklar ...,....,...., ...hakkında) HÜKÜMLER : 1. Mahkûmiyet (sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ve sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ) 2. Beraat (sanıklar .......,.....,....., ve .....,hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan) 3. HAGB (sanıklar ......, ...,.....,....., ve ..... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan) TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: 1. Onama (sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet kararları ve sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet kararı hakkında) 2. Bozma (sanıklar ...hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat kararları hakkında) 3. İade (sanıklar ..., ..., ...hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen HAGB kararları hakkında) Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/133 Esas, 2014/447 Karar sayılı kararı ile; a) Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, b) Sanıklar ...hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, c) Sanıklar ....., ..., ...hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 6545 sayılı Yasa ile değişik 5320 sayılı Yasanın geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, d) Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet kararları ve sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet kararı hakkında hükümlerin onanması yönünde; sanıklar ..., ..., ...hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen HAGB kararları hakkında hükümlerin iadesi yönünde; sanıklar ...hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat kararları hakkında tüm aramalara rağmen bulunarak ifadesi alınamayan .....,.'nin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/84944 - 86807 - 107333 - 144601 - 2012/357 ve 18285 sayılı soruşturma dosyaları kapsamında yakalanan şahıslar hakkında avukatı eşliğinde 23.03.2012 tarihinde yapmış olduğu canlı teşhiste, sanıklar .....,.....,....,....,’i teşhis ettiği, mahkemece ...nın teşhiste bulunduğu diğer sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan mahkûmiyet kararı verilmesine rağmen; sanıklar ...hakkında yapılan teşhis işleminin ...nın mahkeme tarafından ifadesi alınmayan bir çok kişiyi teşhis ettiği, bu teşhislerin sağlıklı olduğu yönünde mahkemede tereddüt oluştuğu, teşhisin mahkûmiyet için yeterli olmadığı gerekçesiyle yeterli delil bulunmadığından bahisle, cezalandırılmaları yerine beraat kararı verilmesinin usül ve yasaya aykırı bulunduğu nedeniyle hükümlerin bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; ( Sanıklar .....,....,...., ve ...'nın aleyhine) 1. Tüm aramalara rağmen bulunarak ifadesi alınamayan ...nın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/84944 - 86807 - 107333 - 144601 - 2012/357 ve 18285 sayılı soruşturma dosyaları kapsamında yakalanan şahıslar hakkında avukatı eşliğinde 23.03.2012 tarihinde yapmış olduğu canlı teşhiste sanıklar....,....,....., ... ve .......,’i teşhis ettiği, 2. Mahkemece ...nın teşhiste bulunduğu diğer sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesine rağmen; sanıklar ...hakkında yapılan teşhis işleminin ...nın mahkeme tarafından ifadesi alınmayan bir çok kişiyi teşhis ettiği, bu teşhislerin sağlıklı olduğu yönünde mahkemede tereddüt oluştuğu, teşhisin mahkûmiyet için yeterli olmadığı gerekçesiyle yeterli delil bulunmadığından bahisle, cezalandırılmaları yerine beraat kararı verilmesinin usül ve yasaya aykırı bulunduğuna ilişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Kararın bozulması gerektiğine, İlişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Kararın bozulması gerektiğine, İlişkindir. D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Kararın bozulması gerektiğine, İlişkindir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Kararın bozulması gerektiğine, İlişkindir. F. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Kararın bozulması gerektiğine, 3. Mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilemediğine, 4. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, 5. Sanığın atılı suçu işlemediğine, İlişkindir. G. Sanık ... 'in temyiz sebepleri özetle; Verilen kararı temyiz etmek istediğine ilişkindir. H. Sanık ... 'un temyiz sebepleri özetle; Verilen kararı temyiz etmek istediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 23.03.2012 tarihinde .....,Mahallesinde emniyet kuvvetlerince satıcılara yönelik operasyon başlatıldığı ve satıcı oldukları iddia olunan ......,.....,.......,....,.....,...... , , ..., ..., ... ve ...'nun gözaltına alındığı, evlerinde ve üstlerinde aramalar yapıldığı, ayrıca gözaltına alınan şahıslar yönünden daha önce uyuşturucu satıcılarına yönelik istihbarat çalışmaları yapılırken kullanmak için uyuşturucu alan şahıslarla da operasyondan sonra kimlerden uyuşturucu aldıkları yönünde teşhisler yaptırıldığı ve yapılan çalışmalar sonucunda bu davanın açıldığı, Sanık ...'ın evinde gözaltına alındığı ve evinde yapılan aramada esrar, uyuşturucu hap, eroin, yeşil reçete ile satılan hap ile bir miktar para bulunduğu ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre saçtan alınan kıl örneklerinde de morfin etkin maddesi tespit edildiği, ayrıca dosyadaki tutanaklara göre uyuşturucu madde kullandıkları belirtilen ..., ......, ... ve ...nın bu sanıktan uyuşturucu aldıkları yönünde teşhiste bulundukları, sanık ... kendisinin uyuşturucu kullandığını, ancak satış yapmadığını, evinde yakalanan uyuşturucuların ise kızına ait olduğunu, paraların ise özürlü çocuğu için almış olduğu yardım paraları olduğunu, kimseye uyuşturucu satmadığını söyleyerek suçlamaları kabul etmediği, sanığın evinde yapılan aramada miktar olarak çok fazla olmasa da dört çeşit uyuşturucu bulunduğu, mahkeme tarafından tanık olarak dinlenen......,'nın, 08.03.2012 tarihinde yakalandığında eroini ...'dan aldığını söylediği, gerek hazırlık aşamasında ve gerekse mahkemede teşhiste bulunduğu, her ne kadar mahkemece dinlenmesi sırasında teşhisi kabul etmese de ..., ... . ve ...'in uyuşturucu aldıkları şahıs olarak ...'ı teşhis ettikleri, mahkeme tarafından bulunup ifadesi alınamayan ...nın avukatı ile hazırlık aşamasında yapmış olduğu teşhiste uyuşturucuları ...'dan aldığını söylediği, gerek evinde yakalanan uyuşturucunun çeşitliliği ve bulunuş tarzı, gerekse uyuşturucu içicisi olan tanıkların hazırlık ve mahkeme ifadelerinden anlaşıldığı üzere sanık ...'ın uyuşturucu satıcısı olduğu ve bu amaçla uyuşturucu bulundurduğu mahkemece kabul edilmiş, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı, gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Sanık ...'in 23.03.2012 tarihinde evinde polis tarafından yakalandığı ve cebinde 14 beste eroin bulunduğu, 12.03.2012 tarihinde uyuşturucu ile yakalanan .... ile mahkeme tarafından tüm aramalara rağmen ifadesi alınamayan ...nın daha önce ...'den uyuşturucu aldıklarını söyledikleri, sanık ... uyuşturucu içicisi olduğunu, evinde yakalandığında yanında arkadaşları ....., ile ...'ın olduğunu, bu şahıslarla uyuşturucu kullandığını, içmek için ortak uyuşturucu aldıklarını, satıcı olmadığını söylediği, sanık ... yakalandığında, cebinde 14 paket eroin bulunduğu, yine mahkeme tarafından tanık olarak dinlenen .... her ne kadar hazırlık aşamasındaki teşhisi kabul etmese de 12.03.2012 tarihinde üzerinde uyuşturucu ile yakalandığı ve operasyon sırasında yapılan teşhis tutanağına göre ...'den uyuşturucu aldığını söylediği, mahkeme tarafından tüm aramalara rağmen bulunup dinlenemeyen....., avukatı ile verdiği ifadesinde ...'i uyuşturucu aldığı şahıs olarak teşhis ettiği, sanık yakalandığında satışa hazır hale getirilmiş 14 paket eroinin üzerinde bulunduğu, yine tanıkların eroin aldıkları şahıs olarak sanığı teşhis ettikleri dikkate alındığında uyuşturucuların paketleniş şekli, üzerinde taşıması, tanık beyanları, yakalama tutanakları ve tüm dosya kapsamından sanık ...'in uyuşturucu satıcısı olup satmak için uyuşturucu bulundurduğu mahkemece kabul edilmiş, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı, gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Sanık ...'ın, 23.03.2012 tarihli operasyonda ...'in evinde yakalandığı, üstünde yapılan aramada herhangi bir uyuşturucu bulunmadığı, sanık ... uyuşturucu kullandığını, bu amaçla ...'in evinde bulunduğunu, satış yapmadığını söylese de; 12.03.2012 tarihinde üzerinde uyuşturucu ile yakalanan .... verdiği ifadesinde uyuşturucuyu...'dan aldığını söylediği ve yine mahkemede dinlenen...'ın hazırlık aşamasında yaptıkları teşhiste...'dan uyuşturucu aldıkları yönünde beyanlarının olduğu ve...'ı teşhis ettikleri, mahkeme tarafından tüm aramalara rağmen bulunup dinlenemeyen ......, avukatı ile verdiği ifadesinde satıcı olarak...'ı teşhis ettiği, yine beraber yakalandığı ...'in üzerinde satışa hazır halde paketlenmiş eroin maddesinin bulunduğu da dikkate alındığında sanığın uyuşturucusu satıcısı olduğu, bu amaçla uyuşturucu bulundurduğu mahkemece kabul edilmiş, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı, gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Sanık ...'nun, 23.03.2012 tarihli operasyonda evinde yapılan aramada, temyiz dışı sanık ... ile birlikte ele geçirildiği ve .....,'nun sütyeninin içinden çıkardığı ve arama sırasında ... tarafından saklanmak üzere kendisine verildiğini belirttiği 37 beste eroini polislere teslim ettiği, sanık ..., kendisinin uyuşturucu kullanmadığı gibi....., tarafından polise teslim edilen uyuşturucular ile ilgisinin olmadığını söylese de, resmi nikahlı eşi olan.....'nun sanığa iftira atması için bir neden olmadığı, ......,'nun evinde uyuşturucuları sütyeninde saklaması için bir neden olmadığı dikkate alındığında diğer sanık ...'nun anlatımlarının olayın oluş şekline uygun olduğu, polislerin gelmesi nedeniyle sanık ...'ın kadının üzerinin aranmayacağını düşünerek saklamak için bu eroini .....,'ya verdiği ve yine mahkemede tanık olarak dinlenen .... ve ......,'in uyuşturucuyu ...'tan aldıkları konusunda teşhiste bulunduğu, yine mahkeme tarafından tüm aramalara rağmen bulunup dinlenemeyen....., avukatı ile verdiği ifadesinde satıcı olarak ...'ı teşhis ettiği dikkate alındığında ve evinde yapılan aramada.....,'da yakalanan uyuşturucunun sanık ...'a ait olduğu, bu uyuşturucuların yakalanış şekli, küçük paketlere ayrılması nedeni ile satışa hazır hale getirilmesi ve tanık beyanları da dikkate alındığında sanık ...'ın uyuşturucusu satıcısı olduğu, bu amaçla uyuşturucu bulundurduğu mahkemece kabul edilmiş, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı, gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Sanık ...'nin, operasyon sırasında evinde yakalandığı ve yapılan aramada herhangi bir suç eşyası bulunmadığı gibi uyuşturucu da elde edilemediği, sanık ... uyuşturucu kullandığını belirtmekle birlikte satıcı olmadığını söylediği, ancak mahkeme tarafından dinlenen .... ile hazırlık soruşturması sırasında dinlenen ...nın, bu şahıstan uyuşturucu aldıklarını söylemeleri nedeniyle hakkında satıcılıktan dava açıldığı, tanık .... mahkemedeki ifadesinde, sanık ...'den uyuşturucu almadığını, hazırlık aşamasındaki teşhisi de kabul etmediğini söylediği, tanık ....'ın hazırlık aşamasında verdiği ifadesinde uyuşturucu aldığı şahıs olarak ...'den bahsetmediği ve bu konuda bir eşgal bilgisi de vermediği, ancak operasyondan sonra düzenlenen teşhis tutanağında bu bayandan uyuşturucu aldığı yönünde teşhiste bulunduğu, ancak orada çok fazla kişiyi de teşhis ettiği dikkate alındığında bu teşhisin sağlıklı olduğu yönünde mahkememizde tereddüt oluştuğu, yine mahkeme tarafından ifadesi alınamayan ...nın da birçok kişiyi teşhis ettiği dikkate alındığında, bu teşhislerin sağlıklı olduğu yönünde de mahkemede tereddüt oluştuğu ve bu teşhislerin mahkûmiyet için yeterli olmadığı, bu sanığın uyuşturucu ticareti yaptığına dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı mahkemece kabul edilerek beraatine karar verilmiştir. Sanık ...'in, 23.03.2012 tarihli aramada oğlu .....,'ın evinde ele geçirildiği, ancak üzerinde uyuşturucu, uyarıcı madde bulunmadığı, sanık ... uyuşturucu kullandığını, ancak herhangi birine satmadığını söyleyerek suçlamaları kabul etmediği, mahkemece de ifadesi alınan ... ve .....,'ın hazırlık aşamasında yapmış oldukları teşhisleri kabul etmedikleri, ancak hazırlık aşamasında yapılan teşhiste .....,'den uyuşturucu aldıkları yönünde beyanda bulunarak teşhis yaptıkları, ancak hazırlık aşamasında alınan ifadelerinde yakalandıklarında uyuşturucuyu...den aldıkları yönünde beyanda bulunmamaları, onunla ilgili eşgal vermemeleri de dikkate alındığında birçok kişiyi de teşhis ettikleri, daha sonra da bu teşhisten dönerek...den uyuşturucu almadıklarını söylemeleri dikkate alındığında hazırlıkta yapılan teşhise itibar edilmesi konusunda mahkemede tereddüt oluşmuş, yine mahkûmiyete kesin delil olamayacağı mahkemece değerlendirilmiş olup, ...nın hazırlıkta yapmış olduğu teşhisin de mahkemece güvenilir olarak değerlendirilmediği ve mahkûmiyet için yeterli olmadığı mahkemece değerlendirilmiş ve bu sanığın uyuşturucu sattığı ya da satmak için uyuşturucu bulundurduğuna dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatine karar verilmiştir. Sanık ...'ın, 23.03.2012 tarihinde evinde yapılan aramada esrar ve bir miktar para bulunduğu, .... ve ...nın hazırlık aşamasında yaptıkları teşhislerde bu şahıstan eroin aldıklarını söylemeleri üzerine sanık hakkında satıcılıktan dava açıldığı, sanık ... esrar kullandığını, evinde yakalanan uyuşturucunun kullanmak için olduğunu, satıcı olmadığını söyleyerek suçlamaları kabul etmediği, mahkeme tarafından dinlenen .... hazırlık aşamasında sanıktan eroin aldığı yönünde teşhiste bulunmuş ise de mahkeme ifadesinde bu ifade ve teşhisten döndüğü, .... yakalandığında ...dan eroin aldığı yönünde bir beyanı olmadığı gibi bu sanıkla ilgili eşgal bilgisi de vermediği, bu nedenle hazırlık aşamasında birçok kişiyi teşhis etmiş olması nedeniyle teşhislerinin güvenilir olduğu konusunda mahkemede tereddüt oluşmuş, yine ...nın hazırlık aşamasındaki teşhisleri de, sanık olarak yargılanmayan birçok kişiyi de teşhis ettiği dikkate alındığında güvenilir bulunmadığı mahkemece kabul edilmiş, sanığın evinde yakalanan uyuşturucunun kullanma sınırları içinde kaldığı dikkate alındığında bu sanığın uyuşturucu sattığına dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verilmiştir. Sanık ...'ın, 23.03.2012 tarihinde yapılan operasyon sırasında hakkında uyuşturucu satıcılığından mahkûmiyet hükmü kurulan ...'in evinde... ile yakalandığı, ancak üzerinde herhangi bir uyuşturucu bulunmadığı, sanık uyuşturucu kullandığını, ...'in evinde de uyuşturucu kullanmak için bulunduğunu, kimseye uyuşturucu satmadığını söylediği, .... hazırlık aşamasında yapılan teşhiste ...'dan uyuşturucu aldığını belirtse de yakalandığında alınan ifadesinde, ...'ın adını vermediği gibi bu sanıkla ilgili herhangi bir eşgal bilgisi vermediği, gerek ... gerekse ...nın hazırlık aşamasında, dosyada sanık olmayan birçok kişiyi de teşhis ettikleri dikkate alındığında bu teşhislerinin şüpheli bulunduğu, mahkeme tarafından mahkûmiyet için yeterli bulunmadığı, yine .....'in uyuşturucu satıcısı olarak yakalandığı, ... hakkındaki suçlayıcı ifadelerinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, yine... ve ...'de yakalanan uyuşturucular yönünden bu şahıslarla bir ortaklığı olduğu ve onların uyuşturucu satıcılıklarına iştirak ettiğine dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından sanığın satıcılıktan beraatine karar verilmiştir. Sanıklar ..., ..., ... ve...'ın uyuşturucu kullandıklarını söyledikleri ve yine Adli Tıp Kurumu raporlarına göre saç, kan ve idrar örneklerinde uyuşturucu etken maddelerinin bulunduğu, bir kısmında uyuşturucu ele geçtiği anlaşıldığından bu sanıkların kullanmak için uyuşturucu bulundurdukları ve uyuşturucu kullandıkları anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Sanık ...'un yakalandığında üzerinde uyuşturucu bulunduğu, yine kendi beyanlarına göre uyuşturucu kullandığı anlaşıldığından uyuşturucu kullanmak ve kullanmak için uyuşturucu bulundurmak suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... Dal, ..., ... ve ... Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçu Açısından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden B. 1. Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçu Açısından Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın 23.03.2012 tarihinde üst aramasında pantolon cebinde 14 paket halinde satışa hazır, kişisel kullanım miktarı üzerinde eroin ele geçirildiği sabit ise de; 12.03.2012 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ... . ve ...ya eroin sattığına ilişkin adı geçenlerin soyut beyanları dışında kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından, tek eylemi sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, Nedeniyle, hüküm hukuka aykırı görülmüştür. B. 2. Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu Açısından Sanık müdafiinin 31.12.2014 tarihli temyiz dilekçesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verildi. C. Sanık ... Hakkında Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu Açısından Verilen Karar Yönünden Sanık müdafiinin 31.12.2014 tarihli temyiz dilekçesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verildi. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden D. 1. Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçu Açısından 1. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanığın savunmasında, evlerinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin yakalanmasından sonra kızı Zöhre'ye ait olduğunu belirttiği anlaşılmakla; Zöhre hakkında soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, dava açılmış ve derdest ise aralarındaki bağlantı nedeniyle bu dava ile birleştirilmesi, sonuçlanmış ve hüküm kesinleşmiş ise dosyalarının getirtilerek bu dosya içine konulması, sonucuna göre sanık hakkında karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2. Sanığın 12.03.2012 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ...., 10.03.2012 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ..., 08.03.2012 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan Mustafa, 17.03.2012 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ...'e eroin sattığına ilişkin adı geçenlerin soyut ve sonradan değiştirdikleri beyanları dışında kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından, tek eylemi sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, Nedenleriyle, hüküm hukuka aykırı görülmüştür. D. 2. Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu Açısından Sanık müdafiinin 31.12.2014 tarihli temyiz dilekçesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verildi. E. Sanık ... Hakkında Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu Açısından Verilen Karar Yönünden Sanık müdafiinin 31.12.2014 tarihli temyiz dilekçesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verildi. F. Sanık ... Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçu Açısından Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın 23.03.2012 tarihinde yapılan ikamet aramasında ikamette bulunan eşi.....,'nun üst aramasında sütyeninin içerisinde 37 paket halinde satışa hazır, kişisel kullanım miktarı üzerinde eroin ele geçirildiği sabit ise de; 12.03.2012 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ...., 22.01.2012 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan Mehmet ve ...ya eroin sattığına ilişkin adı geçenlerin soyut beyanları dışında kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından, tek eylemi sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, Nedeniyle, hüküm hukuka aykırı görülmüştür. G. Sanık ... Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma ve Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçları Açısından Kurulan Hükümler Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 11.09.2022 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. H. Sanık ... Hakkında Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu Açısından Kurulan Hüküm Yönünden H. A) Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin, olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararlarının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemişse, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik kararı veren ilgili mahkemeye ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, b) Sanık hakkında, bu suç tarihinden önce, aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise, daha önceki tarihlerde işlediği aynı suçtan dolayı verilmiş olan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararları ve önceki hükümlülükleri dikkate alınmaksızın, bu suç nedeniyle doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla, 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesine göre ceza takdir edilip “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına”, karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, H. B) Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun, "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR A. Sanıklar ... Dal, ..., ... ve ... Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçu Açısından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/133 Esas, 2014/447 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden B. 1. Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçu Açısından Gerekçe bölümünde (B.1.) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/133 Esas, 2014/447 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B. 2. Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu Açısından Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, C. Sanık ... Hakkında Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu Açısından Verilen Karar Yönünden Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden D. 1. Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçu Açısından Gerekçe bölümünde (D.1.) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/133 Esas, 2014/447 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, D. 2. Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu Açısından Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, E. Sanık ... Hakkında Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu Açısından Verilen Karar Yönünden Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, F. Sanık ... Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçu Açısından Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (F) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/133 Esas, 2014/447 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, G. Sanık ... Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma ve Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçları Açısından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (G) numaralı bentte açıklanan nedenle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/133 Esas, 2014/447 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, H. Sanık ... Hakkında Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu Açısından Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (H) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2014/133 Esas, 2014/447 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2018/2522, K. 2023/7882, T. 20.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2018-2522-e-2023-7882-k-d58c9cfe7c71