Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/2494 E. 2023/8220 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2018/2494
Karar No
2023/8220
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/435 E., 2015/110 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. Mahkûmiyet (sanıklar ......,.....,....., ...,.,......,....... yönünden) 2. Beraat (sanık ... yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Düzeltilerek onama (Sanık ... yönünden) 2. Onama (Sanıklar Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafii süresinde duruşma talebinde bulunmuş ise de; hükmolunan hapis cezasının süresine göre, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının (5271 sayılı Kanun'un 250 nci madde ile görevli), 03.06.2009 tarihli ve 2009/281 Esas, 2009/190 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıklar Osman, Süleyman, Abdullah, .....,...., ..., ....., ... ve ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220 nci maddesinin ikinci fıkrası, 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası ve beşinci fıkrası uyarınca, sanık ... hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle Adana 7. (5271 sayılı Kanun'un 250 nci madde ile görevli) Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/125 Esas sayılı dosyasında kamu davası açılmıştır. B. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2008 tarihli ve 2008/23087 Esas, 2008/48572 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/423 Esas sayılı dosyasında kamu davası açılmış, Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2010 tarihli ve 2008/423 Esas, 2010/35 Karar sayılı kararı ile Adana 7. (5271 sayılı Kanun'un 250 nci madde ile görevli) Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/125 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Adana 7. (5271 sayılı Kanun'un 250 nci madde ile görevli) Ağır Ceza Mahkemesinin dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. C. Adana 7. (5271 sayılı Kanun'un 250 nci madde ile görevli) Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2010 tarihli, 2009/125 Esas, 2010/360 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında suç örgütü kurmak ve üye olmak suçundan beraatlerine, uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından ise dosyanın tefrikine karar verilerek ayrı bir esasa kayıt edilmesine karar verilmiş, aynı Mahkemenin 2010/324 Esas sırasına kayıt yapılmış ve Adana 7. (250 nci madde ile görevli) Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2010 tarihli, 2010/324 Esas, 2010/360 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından görevsizlik kararı verilerek dosyanın nöbetçi Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. Görevsizlik üzerine yapılan yargılama sonucu, Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli, 2011/435 Esas, 2015/110 sayılı kararı ile; 1. Sanıklar...........,..........., ve ..., i ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 1.110,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanıklar ........,hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 11.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 3. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 11.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 4. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, Karar verilmiştir. E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar .......,......,......,hakkında hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. İletişimin tespiti tutanaklarının suç unsuru içermediğine, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Tapelerde uyuşturucu madde ticaretine ilişkin suç unsuru içeren bir konuşmanın bulunmadığına, İlişkindir. D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Süre tutum dilekçesi vererek hükmü temyiz ettiğini beyan etmiştir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Suçun unsurlarının oluşmadığına, İlişkindir. F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Süre tutum dilekçesi ile hükmün bozulması gerektiğini beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur. H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. Sanık ... ve ..... yönünden; Sanık ...'ın, 11.11.2008 tarihinde yolcu minübüsü içerisinde daralı 470 gr eroin ile yakalandığı olayda; fiziki takip ve olay tutanağı, tape kayıtları, uyuşturucu maddenin miktarı ve ele geçiriliş şekli, sanık ...'ın ikametinde eroin bulaşıklı peçetenin ele geçirilmesi, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamından sanık ...'ın uyuşturuşturucu maddeyi ticari amaçla naklettiği, sanık ...'ın da Hişman'ın nakil eylemine katıldığı, bu şekilde sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçununu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetlerine, suç konusu maddenin miktarı ve değeri dikkate alınarak temel cezalar belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasına karar verilmiştir. B. Sanık ... yönünden; Sanık ...'ın, diğer sanık ... da ele geçen uyuşturucu maddenin nakil eylemine katıldığı, 21.01.2009 tarihinde Mersin ili Taşucu ilçesinden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine geçiş yapmak isterken hudut kapısında yapılan kontroller esnasında sanığın üzerinde iki poşet halinde daralı 400 gr eroin ele geçirildiği; tape kayıtları, fiziki takip tutanağı, ele geçen maddenin miktarı ve ele geçiriliş şekli, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamından uyuşturucu madde ticareti yaptığının sabit olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. C. Sanık ... yönünden; Sanığın, 19.12.2008 tarihinde 1 paket eroini hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ......'ye sattığı ve ikametinde yapılan arama sırasında sanığın üzerinde 4 parça eroin ele geçirildiği olayda; tape kayıtları, fiziki takip tutanakları, ......'nın kolluk beyanı ile arama yapılan ikamette bulunan tanıklar ..... ve .....,nin beyanları, uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekli ve tüm dosya kapsamından sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit görülerek mahkûmiyetine karar verilmiştir. D. Sanık ... yönünden; Sanığın, 03.12.2008 tarihinde (13 nolu eylem ) hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan B. B.'ye eroin sattığı ve ikametinde yapılan aramada net 25,6 gr gelen eroin ele geçirildiği, tape kayıtları, fiziki takip tutanakları (4, 6 ve 10 nolu) içerikleri, değişen suç vasfı ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı .....'nın beyanı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. E. Sanık ... yönünden; Her ne kadar sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmış ise de; ikametinde yapılan aramada suç unsuruna rastlanmadığı, aleyhe değerlendirilebilecek tape veya başkaca delilin bulunmadığı nazara alındığında, sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut delillerin ele geçirilemediği, mahkûmiyete yeterli şüphenin oluşmadığı anlaşıldığından beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1136 sayılı Kanun’un 168 inci ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu için hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca öngörülen hapis cezasının alt sınırı 5 yılın üzerinde olup, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müdafii ile temsil zorunluluğu bulunduğu ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrasında, “hükmün kurulduğu celsede, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması” emredici düzenlemesine yer verildiği gözetilmeden, hükmün kurulduğu celseye, sanığın zorunlu müdafisinin katılımı sağlanmadan 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 188 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı şekilde hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2. 19.12.2008 tarihli olayda ele geçen uyuşturucu maddeye ilişkin kriminal raporun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, hükme esas alınan kriminal raporun aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek dosya içine konulması, sanığa okunup diyeceklerinin sorulması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine eksik araştırma ile hüküm kurulması, 3. Hükmün 11 inci fıkrasında sanığın isminin "..." olarak yazılması gerekirken " ... Gözübüyük" şeklinde eksik yazılması, 4. Kabule göre de; 19.12.2008 tarihli hükme esas alınan olay nedeniyle sanık hakkında ayrıca Gaziantep (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/1216 Esas sayılı dosyasında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; belirtilen davaya ilişkin dosyanın getirtilerek incelenmesi ve aynı fiil nedeniyle sanık hakkında mükerrer dava olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Adana Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesinde, 27.10.2008 tarihinde (olay-5) hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan A. A.'da ele geçen uyuşturucu maddelere ilişkin de kamu davası açıldığı, ancak bu eylemle ilgili hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, mahkemece bu konuda karar verilmesi mümkün görülmüştür. 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu için hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca öngörülen hapis cezasının alt sınırı 5 yılın üzerinde olup, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müdafi ile temsil zorunluluğu bulunduğu ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrasında, “hükmün kurulduğu celsede, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması” emredici düzenlemesine yer verildiği gözetilmeden, hükmün kurulduğu celseye, sanık müdafiinin katılımı sağlanmadan 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 188 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı şekilde hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2. 03.12.2008 tarihli (13 nolu) olayda ele geçen uyuşturucu maddeye ilişkin kriminal raporun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, hükme esas alınan kriminal raporun aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek dosya içine konulması, sanığa okunup diyeceklerinin sorulması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine eksik araştırma ile hüküm kurulması, Hukuka aykırı görülmüştür. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu için hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca öngörülen hapis cezasının alt sınırı 5 yılın üzerinde olup, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müdafii ile temsil zorunluluğu bulunduğu ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrasında, “hükmün kurulduğu celsede, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması” emredici düzenlemesine yer verildiği dikkate alındığında; sanık ...'a mahkeme tarafından tensip ara kararı uyarınca 09.06.2011 tarihinde zorunlu müdafii görevlendirildiği, sanığın 07.02.2012 tarihinde müdafiisiz beyanı alındığı, sanığın kendisine atanan zorunlu müdafiisi ile hiçbir oturuma katılmadığı; hükmün kurulduğu celseye sanık müdafiinin katılımı sağlanmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 188 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı şekilde hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür. E. Sanık ... ve Hişman Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu için hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca öngörülen hapis cezasının alt sınırı 5 yılın üzerinde olup, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müdafii ile temsil zorunluluğu bulunduğu ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrasında, “hükmün kurulduğu celsede, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması” emredici düzenlemesine yer verildiği gözetilmeden, hükmün kurulduğu celseye, sanıklar Abdullah ve Hişman müdafilerinin katılımı sağlanmadan 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 188 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı şekilde hüküm kurularak adı geçen sanıkların savunma hakkının kısıtlanması, F. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 20.03.2016 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun mahkemece araştırılarak, 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. G. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, UYAP'tan temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 05.06.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun mahkemece araştırılarak, 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) harfiyle gösterilen bentte açıklanan nedenlerle Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli ve 2011/435 Esas, 2015/110 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün; Hüküm fıkrasının (1) ile gösterilen paragrafından sonra gelmek üzere "Sanık ...'nun kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 3.000,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanıklar Sadi ..., Cengiz, Süleyman, Abdullah ve Hişman Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B), (C), (D) ve (E) bentlerinde açıklanan nedenlerle Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2011/435 Esas ve 2015/110 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, diğer yönleri incelenmeksizin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (F) ve (G) bentlerinde açıklanan nedenlerle Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2011/435 Esas ve 2015/110 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, sanık ... yönünden Tebliğname’ye uygun, sanık ... yönünden Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2018/2494, K. 2023/8220, T. 28.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2018-2494-e-2023-8220-k-cd080eb1ae12