Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/5631 E. 2026/6447 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5631
Karar No
2026/6447
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/836 E., 2025/677 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kağızman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/196 E., 2021/372 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dava konusu 1 28... parsel, kadastro sırasında Kadastro Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı vekili; ... köyü 1 28... parsel sayılı taşınmazın keşif yerinde sınırlarını göstereceği kadarıyla yaklaşık 12 dönümlük kısmını eklemeli zilyetlik yoluyla edindiğini, zilyetliğin 1950’li yıllara kadar uzandığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazda davacı lehine zilyetlik koşullarının oluştuğu, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufunda olabilecek yerlerden olmadığı, halihazırda zilyet olduğu anlaşılan maliki ve ceddi tarafından eklemeli zilyetlikle beraber öteden beri çayır/tarla vasfında kullanıldığı, özel mülkiyete konu olabilecek nitelikte olduğu, komşu taşınmazların da 2011 yılında yapılan kadastro tespiti ile tarla vasfı ile gerçek kişiler adına tespit gördüğü, ziraat bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden tarla vasfında olduğunun belirtildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 1 28... parsel sayılı taşınmazın 01.11.2021 havale tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde kırmızı renkle çizili "A" harfi ile gösterilen 2,771,85m²'lik kısmı ile "B" harfi ile gösterilen 3,319,27m²'lik kısmın toplamı olan 6091,02 m² alanın ifrazı ile tapu kaydının iptaline, aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tesciline karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafından yatırılan peşin ve tamamlama harcının yargılama giderlerine eklenmek suretiyle davalı Hazineden tahsiline karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.2. maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın aynı şekilde kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/5631, K. 2026/6447, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-5631-e-2026-6447-k-50c6fc9d35d2