Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/4777 E. 2026/5943 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4777
- Karar No
- 2026/5943
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/375 E., 2026/666 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Lapseki 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/229 E., 2022/156 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa alacak isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; ... ilçesi, ... köyü 1 13... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... ve ... adına cedlerinden intikâl ettiği ve zilyetliklerinde olduğu gerekçesiyle tespit edildiği, tespitin 22.12.2000 tarihinde kesinleştiği, 19.10.2005 tarihinde taşınmazın tamamının davalı ... tarafından satın alındığı, ... ilçesi, ... köyü 1 13... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına 30.11.1995 tarihli tapu kaydı olduğu ve hâlen tasarrufunda bulunduğu gerekçesiyle tespit edildiği, tespitin 22.12.2000 tarihinde kesinleştiği; ... ilçesi, ... köyü 1 15... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına 30.11.1995 tarihli tapu kaydı bulunduğu ve hâlen tasarrufunda olduğu gerekçesiyle tespit edildiği, tespitin 22.12.2000 tarihinde kesinleştiği, ... ilçesi, ... köyü 1 07... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... mirasçıları adına cedlerinden intikâl ettiği gerekçesiyle tespit edildiği, tespitin 22.12.2000 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın 09.03.2007 tarihinde davalı ... tarafından satın alındığı, ... ilçesi, ... köyü 1 38... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... ve ... adına cedlerinden intikal ettiği ve zilyetliklerinde olduğu gerekçesiyle tespit edildiği, tespitin 22.12.2000 tarihinde kesinleştiği, 19.10.2005 tarihinde taşınmazın tamamının davalı ... tarafından satın alındığı, ... ilçesi, ... köyü 1 03... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... adına tespit edildiği, tespitin 22.12.2000 tarihinde kesinleştiği, davalı ...... taşınmaza birtakım mirasçılar ile birlikte elbirliği ile mâlik iken tüm hisselerin davalı ...... tarafından 19.06.2018 tarihinde satış suretiyle temlik edildiği, ... ilçesi, Umurbey köyü 1 55... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... adına 20.06.1950 tarihli tapu kaydının bulunduğu ve hâlen zilyetliğinde olduğu gerekçesiyle tespit edildiği, tespitin 05.12.1963 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın 01.12.2014 tarihinde davalı ...'e intikâlen geçtiği anlaşılmıştır.
Davacı; muris ... ve ... çiftinin ..., ... ve ... isminde 3 çocuğu olduğunu, muris ...'in 1967 yılında vefat ettiğini, muris Hafize'nin 1985 yılında vefat ettiğini, murislere ait Lapseki ilçesinde bulunan farklı vasıflarda 7 taşınmazın murisin erkek çocuklarından olma davalı ... ve ... adına kayıtlı olduğunu öğrendiğini, dava konusu taşınmazların murislerin taşınmazları olduğunu, tüm çocuklara paylaştırılması gerekirken Muris ...'in kızı olan annesi ...'in dışlandığını, dava konusu taşınmazların intikâl vergi işlemlerini davalıların bilgisi dahilinde kendisinin takip ettiğini, bu sebeplerle muris ... ve ...'a ait dava konusu edilen olan taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tapuya tescilini talep etmiştir.
Davacı vekili, 23.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazlara ilişkin tapu iptali ve tescil talepleri kabul görmezse terdiden uyuşmazlık konusu tüm taşınmazlar için ayrı ayrı davacının miras payı oranında alacak isteminde bulunmuştur.
Davalı ...; davacının kadastro tespitinden önceki sebebe dayalı olarak dava açtığını, Kadastro Kanun'u 12. madde uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, 1 07... parselde kayıtlı taşınmazı ... isimli kişiden 09.03.2007 tarihinde satın aldığını, 1 13... parsel ve 1 38... parsel sayılı sayılı taşınmazların kadastro tespitinde ... ve ... adına tescil edildiğini, bu taşınmazları 19.10.2025 tarihinde satın aldığını, 1 13... parsel sayılı taşınmazın 22.12.2000 tarihinde tesis kadastrosu ile adına tescil edildiğini, 1 15... parsel sayılı taşınmazın ise 24.02.2004 tarihinde adına hükmen tescil edildiğini, murislere ait taşınmazların kadastro tespiti öncesinde mirasçılar arasında paylaştırıldığını, davacının hissesine düşen parayı aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak dava açılamayacağı, dava tarihi olan 05.08.2018 tarihi itibariyle on yıllık sürenin geçtiği, ayrıca dava konusu taşınmazlardan 1 15... parsel ve 1 13... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinde davalı ... adına tespit gördüğü, 1 13... parsel, 1 07... parsel, 1 38... parsel sayılı taşınmazların davalı ... tarafından satın alındığı, 1 55... parsel sayılı taşınmazın intikalen ...'e geldiği, 1 13... parsel sayılı taşınmazın satış suretiyle davalı ...'e geçtiği, dinlenen mahalli bilirkişiler ve tüm taraf tanıklarının beyanlarında, davalı ... adına kayıtlı olan taşınmazların bir kısmının babası ... tarafından ...'a satıldığı, babası hayatta iken ...'ın babası ile birlikte bu taşınmazları kullandığı ve hâlen kullanmaya devam ettiği, 1 07... parsel sayılı taşınmazın 3. kişilerden davalı ... tarafından satın alındığı, bir kısım taşınmazların kadastro sonucunda davalı ... adına tespit gördüğü, davalı ... adına olan taşınmazın davalı ...'ın amcası ...'dan ...'e miras yolu ile geçtiği, 1 03... parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından ... mirasçıları olan ... ve ...'dan satın alındığı, davacı tarafından uyuşmazlık konusu taşınmazların davacıların murisleri olan dedesi ... ve anneanesi ...'dan miras olarak kalan taşınmazlar olduklarına dair dosyaya yansıyan somut bir delil ve belgenin bulunmadığı, bu yönüyle de davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kadastro tespiti öncesi hukuki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil niteliğinde bulunduğu, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davacıdan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.