Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/3460 E. 2026/4995 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3460
Karar No
2026/4995
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/89 E., 2026/207 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/55 E., 2025/135 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Dava konusu 1 76... nolu parselin kadastro tespiti 23.01.2004 tarihinde kesinleşmiştir.

Davacı; Adıyaman ili, ... ilçesi, ... Beldesi ... Mahallesi 1 76... parsel sayılı taşınmazın 1999 yılından beri kendi zilyetliğinde bulunduğunu, kadastro uygulamaları sırasında yapılan hata nedeniyle taşınmazın eniştesi ... adına tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazın kendi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; davanın Adıyaman ili, Merkez Yaylakonak Beldesi 1 76... parsel sayılı taşınmazın yanlışlıkla diğer davalı adına tescil edildiği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğunu, bu tür davalarda husumetin tapu kaydında malik olarak görünen kişiye yöneltilmesi gerektiğini, Tapu Sicil Müdürlüğünün taraf sıfatının bulunmadığını savunmuş; ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca yalnızca ölçü, tersimat ve hesaplamadan kaynaklanan fenni hataların düzeltilebileceğini, bu kapsamda mülkiyet durumunu değiştirecek şekilde işlem yapılamayacağını, mülkiyet aktarımına neden olan uyuşmazlıkların tapu iptali ve tescil davasına konu olabileceğini, ancak bu davalarda da idareye husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek davanın müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalı ... cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin 23.01.2004 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 21.02.2023 tarihinde açıldığı; davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemi niteliğinde olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu, ayrıca dava konusu taşınmazın maliki olmayan ve tüzel kişiliği bulunmayan Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle ve ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar vermiş; karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/3460, K. 2026/4995, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-3460-e-2026-4995-k-b467b3aa0573