Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1065 E. 2026/4480 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1065
Karar No
2026/4480
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1084 E., 2025/1288 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/287 E., 2023/39 K.

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili; davacının babasından şirket hissesi ile gayrimenkullerin kaldığını, davalı kardeşlerinin, davacıdan bazı işlemler ve babadan kalma araçlar için vekaletname vermesini istediklerini, davacının da davalılardan ...'ye talep edilen araç işlemlerinin yapılması için vekaletname verdiğini, davacının kredi için tapu kayıtları incelemesinde babasından kalma taşınmazların davalı vekili tarafından diğer kardeşi davalı ...'ye devredildiğini öğrendiğini, taşınmazların devri konusunda davacıya bilgi verilmediği gibi, herhangi bir ödemede yapılmadığını, davalıların fikir ve eylem birlikteliği içerisinden çıkar sağlamak amacıyla hareket ettiklerini belirterek vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeni ile 4 70... parsel ile 6 96... parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davalılar vekili; tarafların babalarının vefatından sonra davalıların, diğer kardeşlerine babalarının tüm mirasına karşılık Batman ilinde bir ev almayı veya evin değeri kadar para ödemeyi taahhüt ettiklerini, kardeşlerinin de bunu kabul ederek şifahi olarak aralarında mütaabakata vardıklarını, tüm kardeşlerin anlaşarak ...'ye satış ve devir işlemleri için vekalet verdiğini ve devir işlemlerinin yapıldığını, zaman içerisinde kardeşlerine verdikleri taahhüdü yerine getirmek için sırayla kardeşlerinin beğendikleri evleri satın almaya başladıklarını, davacı için de 2014 yılında 1 39... parselde bulunan 27 nolu bağımsız bölümün satın alındığını ve davacı adına tescil edildiğini, ayrıca muristen kalan kamyonetin satış bedelini de davacının eşinin aldığını, davacının yapılan tüm işlemlerden haberdar olduğunu ve mirasçıların kendi arasında yaptıkları şifai anlaşma doğrultusunda işlem yapıldığını, vekâlet görevinin kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının aynı zamanda eşi olan ...'ın vekaletname tanzimi sırasında noterin vekaletname kapsamında yapılabilecek işleri, davacıya bildirdiğine dair beyanı, vekaletnamenin aynı yetkilerle diğer hissedarlar dava dışı ..., ... ve Medeni ... ile birlikte verilmiş olması, davalı ...'nin tüm mirasçıların vekili olarak hareketle dava konusu taşınmazlardaki hisseleri diğer davalı ...'ye devretmiş olması, davalı tarafça davacıya ev alacağı sırasında 2014 yılında 170.000,00 TL para verilmiş olması, bu hususta taraflar arasında herhangi bir ihtilafın bulunmaması, verilen söz konusu bedelin dava konusu taşınmazların o tarihteki değerinden daha yüksek olması, davacının devir tarihinden dava tarihine kadar yaklaşık 9 yıl boyunca devir işlemine karşı sessiz kalması birlikte değerlendirildiğinde devir işleminin davacının iradesine aykırı olarak yapılmadığı kanaatine varıldığı ve vekaletin kötüye kullanıldığı iddiası ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesiyle benzer gerekçelerle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-KARAR-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/1065, K. 2026/4480, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-1065-e-2026-4480-k-0ea4d4cd0ed7