Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/708 E. 2026/4767 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/708
Karar No
2026/4767
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1896 E., 2024/2241 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/177 E., 2022/391 K.

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

Asıl davada davacı vekili; davacının dava konusu 282 66... parseldeki payına ilişkin intikal işlemlerini yapmak üzere ...Noterliğinin 07.03.2017 tarihli ve 3189 yevmiye nolu vekaletnamesi ile davalı ...'yi vekil tayin ettiğini, davalı ...'nin vekaletnameyi kötüye kullanarak davacı adına kayıtlı taşınmazı 20.03.2017 tarihinde kardeşi olan diğer davalı ...'ye muvazaalı olarak devrettiğini, davacının satış yetkisi verdiğinden haberi olmadığını, davacıya ödeme yapılmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payı oranında davacı adına tesciline, olmadığı takdirde bedele karar verilmesini istemiştir.

Birleştirilen davada davacı vekili; davacının 282 66... parselde 1/3 paydaş iken bir kısım ifraz ve tevhit işlemleri için emlakçı olan ...'nin sahibi olduğu emlak bürosuna başvurduğunu, ...'nin çalışanı olan ... 'yi .... Noterliğinin 13.12.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil tayin ettiğini, davacı adına kayıtlı payın davalı vekil ... tarafından diğer davalı ...'ye devredildiğini, davalıların işbirliği ile hareket ettiklerini, davacının taşınmazını satma niyeti bulunmadığını, satıştan haberdar olmadığını, davacıya satış bedeli ödenmediğini, davacının vekili azlettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payı oranında davacı adına tesciline, olmadığı takdirde bedele karar verilmesini istemiştir.

Asıl ve birleştirilen davada davalı ... ile asıl davada davalı ... vekili; davacıların, dava konusu yerin mirasçılar arasında yapılan rızai taksim ile kardeşleri ...'a düştüğü, ancak taşınmazın orman sınırları içinde kalıp kalmadığının tespitini, mülkiyetini almak istediklerini söyleyerek teknik yardım istediklerini, taşınmaz mülkiyetinin geri alınması durumunda taşınmazın 1/2 payının davalıya verileceği taahhüt edilerek ... (vasisi) ile anlaşma yapıldığını, bu anlaşma gereği davacıların vekaletname verdiklerini, yapılan çalışmalar neticesinde taşınmazın geri alındığını, ancak davacıların babası adına tescil edildiğini, davacıların da yeniden paydaş olmaları nedeniyle hak iddia ettiklerini, oysa taşınmazın rızai taksim neticesinde ...'a ait olduğunu, davacı tarafa ve ...'a verilen hizmetin bedeli olarak dava konusu taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, aralarındaki anlaşmaya göre devir sözleşmeleri imzalandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Birleştirilen davada davalı ... vekili; davalı ...'in ...'nin yanında harita kadastro teknikeri olarak çalıştığını, ...'in talebi doğrultusunda davacı tarafından davalı ...'e vekaletname verildiğini, yapılacak olan iş ve işlemlerin hızlı bir şekilde takibinin sağlanması ve neticelendirilmesi için davalı ...'in yanında çalışanları adına da vekalet aldığını, davacı adına iş ve işlemlerin takibinin davalı tarafından yerine getirildiğini, ... ile yapılan sözleşme ve iş ilişkisi kapsamında davacının işinin yapılması, sorunun çözülmesi neticesinde de verilen vekaletnameler doğrultusunda taşınmazın devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların amaçlarının taşınmazlarının satışına ilişkin vekaletname vermek olmadığı, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada taşınmaz maliki ... yönünden davanın kabulü ile tapu iptal-tescile, tapu kayıt maliki olmayan diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davalılar vekilleri tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar adına kayıtlı taşınmaz paylarının bedelsiz olarak devrine ilişkin bir yetki bulunmadığı halde davalı vekil ...'in taşınmazı devrettiği, bedel almadan taşınmazı devredilen davacılara zarar verildiği, davacıların taşınmazdaki payının bedelsiz olarak devredilmesi hususunda bir istek veya talimatın bulunduğunun davalı tarafça ispat edilemediği, davalı vekil ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, diğer davalı ...'in de vekilin işvereni olması nedeniyle bu durumu bildiği, vekille el ve işbirliği içerisinde hareket ettiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilleri tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.06.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden asıl davada davalı ... ve birleştirilen davada ... vekili Avukat ..., asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen birleştirilen davada davacı ... mirasçıları ... vd. vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle dava konusu temliki yapan davalı vekilin de vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle sorumluluğu bulunduğuna göre vekil yönünden pasif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de temyiz edenin sıfatı itibariyle bu hususun eleştirilmekle yetinilmesine ve temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye onama harçlarının temyiz eden davalılardan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen birleştirilen davada davacı mirasçıları vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden (birleştirilen davada) davalılardan alınmasına, temyiz edilen asıl davada davacı vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/708, K. 2026/4767, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-708-e-2026-4767-k-790437cd71e4