Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/692 E. 2026/75 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/692
- Karar No
- 2026/75
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/844 E., 2024/1636 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/265 E., 2020/201 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Asıl ve birleştirilen dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir
Kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, ... Yaylası köyü çalışma alanında bulunan 1 17... ve 44 parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vası ile ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Asıl ve birleştirilen davada davacı Hazine vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Yaylası köyü çalışma alanında bulunan 1 17... ve 40 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına kayıtlı iken şartları oluşmadığı halde davalı adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazların Hazine adına kayıtlı 09.11.19 39... ve 35 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamında kaldığını, 2007 yılında kesinleşen kadastro çalışmasında eski tapu kayıtlarına uyulmaksızın ve yeterli inceleme yapılmaksızın davalılar adına senetsizden tespit ve tescil edildiğini, dava konusu taşınmazlar ile ilgili vergi kaydına rastlanmayıp Hazineye ait taşınmazların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, zilyetlik için gerekli yasal şartların oluşmadığını, ayrıca taşınmazın orta malı-mera vasıflı taşınmazlara sınır teşkil ettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilini ya da kamu orta malı-mera vasfı ile sınırlandırılmasını talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacı tarafça dosyaya sunulan eski tarihli dayanak tapu kaydının mevki ve sınırları itibariyle dava konusu taşınmazlara uymadığı, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve 3402 sayılı Yasa'nın 16/B maddesinde belirtilen kamu orta mallarından mera vasfını taşımadığı, hali hazırda zilyet olduğu anlaşılan maliki ve onun ceddi tarafından 50 yılı aşkın süredir tarla vasfında kullanıldığı, dolayısıyla 4721 sayılı Medeni Kanun’un 713/1. maddesi gereğince özel mülkiyete konu olabilecek nitelikte olduğu ve davalının kadastro tespiti sonucunda sahip olduğu mülkiyet hakkını ortadan kaldıracak hukuki bir sebep bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; davacı Hazine vekili tapu kaydına dayanarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuş ise de Hazine tarafından özel mülk iddiasıyla açılan davaların 3402 sayılı Kanunu’nun 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü süreye tabi olduğu, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 13.01.2007 tarihinden asıl ve birleştirilen davaların açıldığı 21.08.20 17... .08.2017 tarihlerine kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı Hazine vekilinin dava konusu taşınmazların mera vasfında olduğuna dair iddiasına yönelik temyiz itirazına gelince;
Mahkemece, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olduğu ve taşınmazda davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki, dava konusu taşınmazın güney sınırında ... köyü çalışma alanında 1 01... nolu mera parseli bulunduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamış, bu kapsamda ... mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğinin ne olduğu, komşu parsellerden ne şekilde ayrıldığı, güney komşusu olan mera parseli ile aralarında doğal ya da yapay ayırıcı unsurlar bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. Diğer taraftan; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye hava fotoğraflarının incelenmesi suretiyle dava konusu taşınmaz ile komşu mera parselinin nitelikleri ve fotoğraflardaki görüntüleri itibariyle bütünlük arz edip etmediği hususunda rapor düzenlettirilmemiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 3 kişilik ... mühendisi bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın kime ait olduğu, öncesinde kim tarafından kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak gibi yerlerden olup olmadığı, meradan sökülerek elde edilip edilmediği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; teknik bilirkişiye keşfi takibe elverişli, dava konusu taşınmaz ile komşu mera parselinin konumunu yan kesit krokisi ile gösteren rapor ve harita düzenlettirilmeli; ... mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın önceki ve mevcut niteliğini, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini ve komşu parseller ile nasıl ayrıldığını açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden ve özellikle komşu mera parseli ile müşterek sınırının bulunduğu bölümden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye dosya arasında bulunan stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak taşınmazın hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesi istenilmeli, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu ve arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten ve komşu mera parseli ile taşınmazın sınırlarını gösteren ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli; yapılan uygulama sonunda taşınmazın mera vasfında olup olmadığı, meradan sökülerek kazanılıp kazanılmadığı belirlenmeli, öncesi mera olan taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi nereye ulaşırsa ulaşsın hukuken değer taşımayacağı göz önünde bulundurularak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Değinilen hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davacı Hazine vekilinin değinilen yönden temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.