Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6316 E. 2026/269 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6316
- Karar No
- 2026/269
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1424 E., 2023/1593 K.
Asıl dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil; asli müdahale davası, muris muvazaası ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat ve ecrimisil istemine ilişkindir. Davacı; muris anne ve babasından intikal eden 3 ve 8 parsel sayılı taşınmazlardaki diğer miras paylarını satın aldığını, gerek eşi ile yaşadığı sorunlar gerekse arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin takibi amacıyla daha sonra geri almak üzere taşınmazları güvendiği davalı kardeşine satış suretiyle temlik ettiğini, davalının dava dışı şirket ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaparak 5 adet bağımsız bölümün verilmesi konusunda anlaştığını ileri sürerek tevhit işlemi sonrası 13 parsel olan taşınmazdaki davalıya verilecek olan bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı; 3 ve 8 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını davacıya satmadığını, aksine davacının 3 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini kendisine satış suretiyle temlik ettiğini, 8 parsel sayılı taşınmazdaki Hazine payı ve dava dışı üçüncü kişinin payını satış suretiyle temlik aldığını, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, davacının taşınmaz değerlendiği için kötü niyetli olarak dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Asli müdahil vekili; muris ...’nun 3 ve 8 parsel sayılı taşınmazlardaki payını davalı ...’yu vekil tayin ederek diğer davalı ...’ya satış suretiyle temlik ettiğini, satış bedeli olarak bankaya yatırılan paranın muvazaalı işlemi gizlemek için yapıldığını, hemen geri çekildiğini, amacın mirastan mal kaçırmak olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin tahsiline ve şimdilik 100,00 TL ecrimisil bedelinin alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Asli müdahilin davasında davalı ...; murise kendisi baktığı için kardeşlerinin bilgisi dahilinde devrin yapıldığını, boşanma aşamasında olması nedeniyle taşınmazların davalı ...’ye bedelsiz devredildiğini, davacının da diğer davalı ...’nin de hakkı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli ve 2017/440 Esas, 2021/41 Karar sayılı kararı ile; asıl davada davacının boşanma sürecinde olduğu eşinden mal kaçırmak amacıyla kardeşiyle inançlı işlem yaptığı, asli müdahilin murisin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak payını temlik ettiği yönündeki iddialarını kanıtlayamadıkları, satışın gerçek olup bedelin ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı asli müdahil vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2021 tarihli ve 2021/556 Esas, 2021/650 Karar sayılı kararı ile; dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillerden, satış değerleri ile keşfen belirlenen değerler arasında fahiş fark bulunduğu, murisin mal satmaya ihtiyacı olmadığı, sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunmadığı, davalıların bakım ve ödeme savunmalarını kanıtlayamadığı, murisin mirasçılardan ... ve ... ile arasının iyi olmadığı, temlikin bedelsiz gerçekleştiğinin ilk el ...'ın kabulünde olduğu gerekçesiyle asli müdahilin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asli müdahilin tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, hesaplanan ecrimisil tazminatının hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesinde yazılı kesinlik sınırı olan 5.390,00 TL'nin altında olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.03.2023 tarihli ve 2021/7955 Esas, 2023/1237 Karar sayılı kararı ile; devrin mal kaçırmak amacıyla yapıldığı iddiasının ispat edilemediği, ancak asli müdahilin muris muvazaası yanında vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine de dayandığı, HMK'nın 297. maddesi uyarınca vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası yönünden inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, asli müdahilin davasının, devrin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu veya vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine, ecrimisil isteğinin de reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden asli müdahil ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulü ile önceki günlü eksiklik talep yazısıyla getirtilen evraklarla birlikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle delil olarak dayanılmayan, sonradan ileri sürülen Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/71 Esas sayılı dosyasının dava dışı taşınmaza ilişkin olduğu da gözetildiğinde, asli müdahilin davası yönünden iddianın ispat edilemediği anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 462,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden asli müdahilden alınmasına, Duruşma tarihi itibariyle 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmaya gelen temyiz edilen davalı ... vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asli müdahilden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.