Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6279 E. 2026/192 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6279
- Karar No
- 2026/192
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/682 E., 2024/1701 K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı; kendisinin Amerika'da yaşaması nedeniyle davalılardan kardeşi olan ...'i, ...Başkonsolosluğunun 07.09.1994 tarihli vekaletnamesi ile babalarının ölümünden dolayı miras işlemlerinin gerçekleştirilmesi, Türkiye'de hissedarı olduğu taşınmazlardaki kiraların toplanması, taşınmazların vergilerinin ödenmesi ve yapılması gereken diğer işlemler için vekil olarak tayin ettiğini, davalı kardeşinin ise vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle 2 91... -1 58... - 9 39... -20 parsel sayılı taşınmazlardaki payları ile yine 20 parsel sayılı taşınmazdaki ... nolu bağımsız bölümlerdeki 3/8'er paylarını anneleri olan diğer davalı ...'e devrettiğini, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket etmek suretiyle kendisini zararlandırdıklarını, ayrıca davalıların hukuka aykırı işlemleri nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini ve büyük bir manevi kayba uğradığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline, ayrıca 15.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili; uzun yıllardır ... dışında yaşayan, hayatını orada kurmuş olan davacının özel sebepleri olduğundan bahisle davaya konu edilen taşınmazlardaki hisselerinin annesine hibe edilmesini talep ettiğini ve talebi doğrultusunda her zaman olduğu gibi işlem yapıldığını, bağıştan dönme koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini, davacının talebinin hak düşürücü süre nedeni ile reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; TBK'nın 297. maddesine göre bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde bağıştan dönme (rücu) hakkının kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi gerektiğini, davacının, miras yoluyla gelen 3/8 hissesini ... dışında yaşaması sebebiyle müvekkili olan annesine bağışlamak istediğini, müvekkili annesinin de bu bağışı kabul ettiğini, davacının 16 yıl sonra bağıştan dönme amaçlı davasının dinlenme olanağı bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı iktisabına TMK madde 712 hükmü uyarınca itiraz edilemeyeceğini, davacının iddiası gibi varsayım olarak 05.01.2005 tarihli tescilin yolsuz olduğunun benimsenmesi halinde TMK madde 712 hükmü uyarınca müvekkilinin taşınmazı olağan zamanaşımıyla iktisap ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamı itibariyle davalı ...'ın vekalet görevini kötüye kullandığı, diğer davalı ...'in de vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda olduğundan iyi niyetli sayılamayacağı, bu itibarla davalıların el ve işbirliği içinde davacıyı zararlandırma kastıyla hareket ettikleri gerekçesiyle tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, davacı taraf her ne kadar manevi tazminat isteminde bulunmuş ise de manevi zararın kişilik haklarına yönelik haksız bir saldırı dolayısıyla bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı, elem, ızdırap olduğu nazara alındığında davalıların davacıya maddi zarar veren eyleminin tek başına manevi zarar oluşturmayacağı, davacı tarafça manevi zararını ispata yarar delil sunulmadığı,bu itibarla manevi tazminat isteminin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi tarafından tüm delillerin toplandığı, verilen kararda usul ve yasaya kamu düzenine aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 818.823,73 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan, 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.