Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6053 E. 2026/316 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6053
- Karar No
- 2026/316
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2164 E., 2025/1887 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/22 E., 2023/437 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar; imar uygulaması sonucu oluşan dava konusu 3162 parsel sayılı taşınmazın geldi parsellerindeki paylarını kendilerine mezarlık yeri verilmesi şartıyla ... Belediyesine bağış suretiyle devrettiklerini, ... Belediye Meclisinin 02.02.2009 tarihli ve 2009/1 sayılı kararı ile hibenin şartlı olduğunun açıkça kararlaştırıldığını ancak bugüne kadar mezarlık yerlerinin verilmediğini, rücu koşullarının oluştuğunu, taşınmazın tamamının ünvan değişikliği sonrasında davalı ... Belediyesi adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tescilini, olmazsa tazminata hükmedilmesini istemişlerdir.
Davalı; iddiaların doğru olmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bir kısım davacının mirasçı olup mirasçılar tarafından açılan davada bağıştan rücu hakkının mirasçılara geçmeyeceğini, mezarlıklarla ilgili tüm görev ve sorumluluğun Büyükşehir Belediyesinde olduğunu, bağıştan rücu koşullarının oluşmadığını, taşınmazın kayıtsız ve şartsız olarak bağışlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; imar sonucu oluşan dava konusu 3162 parsel sayılı taşınmazın kök 820, 8 21... parsellerden geldiği, dosyaya getirtilen belgelerden 820, 8 21... parsellerin mezar yeri verilmesi karşılığında şartlı olarak Belediyeye bağışlandığının açık olduğu ancak dava tarihi itibariyle halen davacılara mezar yerinin teslim edilmeyerek haklı neden olmaksızın şartın yerine getirilmediği, davacıların davalı Belediyenin 29.01.2020 tarihli yazısıyla artık şartın gerçekleşmeyeceğini kesin biçimde anlayıp hak düşürücü süre içinde dava açtıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; imarla oluşan dava konusu 3162 parselin geldilerinden kök 821 parselin tamamı davacı ...'a ait iken 485/3600 payını, kök 822 parselin tamamı davacı ...'a ait iken 656/4800 payını, kök 820 parselin ise tamamı diğer davacılar ... ve ...'ın mirasbırakanları ... ... adına kayıtlı iken mirasbırakanın 512/3600 payını 19.10.2006 tarihli aynı akitle mezarlık yeri olarak ... Belediyesine bağış suretiyle devrettikleri, mirasbırakan ... ...'ın 09.01.2017 tarihinde öldüğü, davacılardan ... ve ...'ın eldeki davayı 16.01.2020 tarihinde mirasbırakanlarına teban açtıkları anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, bağıştan dönme (rücu), bağışlayanın tek yanlı, bağışlanana varması gereken beyanıyla geriye etkili (makable şamil) olarak hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır. Bağışlayan koşullu veya mükellefiyetli şekilde bağışta bulunmuşsa, bağışlanandan hukuka, ahlaka aykırı veya imkansız olmadığı sürece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 291. maddesi uyarınca koşul veya mükellefiyetin yerine getirilmesini isteyebilir. Haklı bir neden olmaksızın yerine getirilmemesi halinde de TBK'nın 295. maddesine dayanarak bağıştan dönme hakkını kullanıp verdiğini geri isteyebilir.
Öte yandan; TBK'nın 297. maddesine göre bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir. Bağışlayan bir yıllık süre dolmadan ölürse, geri alma hakkı mirasçılarına geçer ve mirasçıları bu sürenin sona ermesine kadar bu hakkı kullanabilirler. Bağışlayan sağlığında geri alma sebebini öğrenememişse, mirasçıları ölümünden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alma hakkını kullanabilirler.
Hemen belirtilmelidir ki, Mahkemece, dava konusu 3162 parselin geldilerinden olan kök 8 21... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ... Belediyesinin 20.60.2006 tarihli encümen kararı ve 02.02.2009 tarihli meclis kararından bağışın koşullu olduğu ve koşulun yerine getirilmediği gözetilerek yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin kök 8 21... parseller yönünden işin esasına yönelik temyiz itirazlarının reddine.
Davalı vekilinin kök 820 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacılardan ... ve ...'ın kök 820 parsel yönünden mirasbırakanları ... ...'ın devrettiği paya ilişkin açtıkları eldeki davada, mirasbırakanın ölüm tarihi (09.01.2017) gözetildiğinde TBK'nın 297/3. maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği görülmektedir.
Hâl böyle olunca; kök 820 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi; diğer dava konusu kök 8 21... parseller yönünden ise imarla oluşan dava konusu 3162 parsel sayılı taşınmazda 8 21... parsellerden gelen paylar (davacılar ... ve ... tarafından temliken geçen paylar) tespit edilerek bu paylar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.