Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4619 E. 2026/3418 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4619
Karar No
2026/3418
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/963 E., 2025/1476 K. İLK DERECE MAHKEMESİ:...5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/418 E., 2025/121 K.

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayanan tapu iptali ve tescil ve bedelin tahsili, olmadığı takdirde denkleştirme istemine ilişkindir.

Davacı vekili; muris ... 'ün...ili, ...ilçesi,...köyü 4 49... ve 6 parsel, 4 57... , 11... parsel ile 4 50... parsel sayılı taşınmazlarını davalının babası aynı zamanda davacının kardeşi olan dava dışı ... ...e, onun da, kızı olan davalıya davacıdan mal kaçırma amacıyla taşınmazları satış suretiyle devrettiklerini, iradelerinin satış olmadığını, murisin ekonomik durumunun iyi olduğunu ve taşınmazları satmayı gerektirir bir sebebinin bulunmadığını, ... ...ün ve davalının taşınmazları satın alabilecek ekonomik gücünün olmadığını belirterek davacının miras payı oranında taşınmazların tapu kaydının iptali ve tescilini, devredilen taşınmazlar yönünden bedelin tahsilini, mümkün olmadığı takdirde denkleştirme yapılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili; dava dışı ... ...ün ekonomik sıkıntı yaşaması sebebiyle taşınmazları sattığını, satıştan 10 ay sonrada davalının 20.000,00 sterlin karşılığında 449 ada, 5 ve 6 parsel ile 4 57... ve 11 parsel sayılı taşınmazları iyiniyetli 3. kişiden satın aldığını, 4 57... parsel sayılı taşınmazın ... ...tarafından dava dışı 3. kişiye satış suretiyle devredildiğini, 4 50... parsel sayılı taşınmazın da hiçbir zaman davalı ve ... ...adına tescil edilmediğini, davalının maddi durumunun iyi olduğunu, satışın gerçek bir satış olduğunu, murisin sağlığında diğer mirasçılara da maddi destekte bulunduğunu, temlik tarihinde tek tapu olan 1632 parsel sayılı taşınmazının yalnızca 1/2 hissesini ... ...e satış suretiyle devrettiğini ve temlik tarihinde taşınmazın değersiz olduğunu, ... ...ün taşınmaz karşılığında murise 12 tane çerçeveli büyük altın, 3 adet Taşpınar halısı ve bir miktar da nakit para verdiğini, ayrıca murisin ve eşinin bakımı ve giderlerini de karşıladığını, minnet duygusuyla yapılan bir devir olduğunu, murisin devrettiği taşınmazın çok sonra parselasyon işlemi neticesinde birden çok parsele bölündüğünü, muristen intikal eden başkaca taşınmazların da mevcut olduğunu, temlik edilen taşınmazların intikal eden taşınmazlara göre değersiz olduğunu, davalının murisin yasal mirasçısı olmadığı gibi denkleştirme şartlarının da gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 4 57... parsel ve 4 50... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın usulden reddine, 4 49... ve 6 parsel ile 4 57... ve 11 parseller yönünden muvazaa olgusunun ispatlanamaması ve denkleştirme talebinin de ancak yasal mirasçılara karşı ileri sürülebilecek olması ve davalının murisin yasal mirasçısı olmaması sebebiyle davanın esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazlardan 4 57... parsel ve 4 50... parsel sayılı taşınmazların davalı adına hiç tescil edilmemiş olmasına göre bu taşınmazlar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, diğer taşınmazların muris tarafından davalının babası ...'e 1632 parsel iken, taşınmazın ½ sini uhdesinde tutmak suretiyle yaptığı ½ pay devrinin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muris muvazaası ile illetli olarak yapıldığının ispatlanamadığı, murisin mirasçıları arasında ayrım gözetmediği, dava konusu devri mal kaçırmak amacıyla yapmasını gerektirecek bir olgunun ortaya konup ispatlanmadığı, davalının davacıya bedel ödemesini gerektirir bir devrinin de söz konusu olmadığı, davalının halen muris ...’ün mirasçısı da olmadığı, davalıya karşı denkleştirme istenemeyeceği, Mahkemece asıl ve terditli taleplerin reddine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4619, K. 2026/3418, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4619-e-2026-3418-k-f1468529dce1