Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4446 E. 2026/4601 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4446
- Karar No
- 2026/4601
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/242 E., 2025/1281 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/60 E., 2022/207 K.
Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis, taşımazların üçüncü kişiye devri halinde tazminat talebine ilişkindir.
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin babası muris ...’ın 2020 yılı Nisan ayında öldüğünü, geriye mirasçıları olarak davacılar, davalı ..., dava dışı oğlu ... ve dava dışı kızı ...'nı bıraktığını, murisin Kırklareli'nde bulunan çeşitli taşınmazlarını satarak elde ettiği bedellerle 2016 yılında Kırklareli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11 21... parsel C Blok, 9 numaralı dükkan nitelikli bağımsız bölümü, 2017 yılında ... Mahallesi 72... parselde kayıtlı 8 numaralı bağımsız bölümü, 2005 yılında ise ... Mahallesi 61... parselde kayıtlı 19 numaralı bağımsız bölümü davalıya satın aldığını, bu taşınmazların yanında muris ayrıca bedelini ödeyerek davalıya 2018 model ... marka araç satın aldığını, davalının bunlarla da yetinmediğini, murise ait tarım arazilerinde üretilen mahsullerin gelirini ve hayvanlardan sağlanan geliri 2004 yılından beri aldığını, murise ait tarım aletlerini karşılıksız kullandığını, yine murisin banka kartının 2004 yılından beri davalı tarafından kullanıldığını, dava konusu taşınmazlar ve aracın bedellerinin tamamının muris tarafından ödenerek davalının üzerine alındığını, davalının bu malları alabilecek maddi gücünün olmadığını, murisin ileri yaşı ve davalının etkisi altında bu işlemleri muvazaalı olarak gerçekleştirdiğini, murisin dava dışı diğer oğlu ...e de bu şekilde kazandırmalar yaptığını, bu işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma ve miras hakkından yoksun bırakma kastıyla yapıldığını belirterek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkillerinin miras payları oranında adlarına tesciline, davalı adına kayıtlı aracın trafik kaydının iptali ile müvekkillerinin miras payları oranında adlarına tesciline, iptal ve tescilin mümkün olmaması durumunda tenkisine ve tenkise tabi miktarlara dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, taşınmazlar ile aracın 3. kişilere satılmış olması durumunda dava tarihindeki değerinin yine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkillerine miras payları oranında ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen davada (Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/106 Esas, 2021/178 Karar sayılı dosyası) davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının eşi dava dışı ...'ın davalı ile evlenmeden önce dükkan satın almasını talep ettiğini, davalının maddi durumunun elverişli olmaması sebebiyle muristen taşınmazlarını satmasını istediğini, murisin taşınmazlarını satarak elde ettiği para ile davalıya Kırklareli, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 7 35... parselde kayıtlı 24 nolu bağımsız bölümü aldığını, davalının bu taşınmazı alabilecek maddi güce sahip olmadığını, murisin parasız kalma tehdidi ve davalıdan korkması nedeniyle bu kazandırmayı yaptığını, işlemin mirasçılardan mal kaçırma ve miras hakkından yoksun bırakma kastıyla gerçekleştirildiğini belirterek ... Mahallesi 7 35... parselde kayıtlı dükkan vasfındaki taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında müvekkilleri adına tesciline, mümkün olmaması halinde tenkisine, taşınmazın üçüncü kişilere devri durumunda dava tarihindeki değerinin dava tarihinden beri işleyecek yasal faiziyle ödenmesine, usul ekonomisi gereği davanın Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/60 Esas sayılı (Asıl dava) dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve kötü niyetle açıldığını, dava konusu taşınmazları ve aracı kendi imkanlarıyla satın aldığını 2016 yılında dükkanı eşinin ailesinin maddi yardımıyla, 2005 yılında daireyi banka kredisiyle, 2017 yılında diğer daireyi kısmen kredi ve eşinin altınlarının bozdurulmasıyla aldığını, 2001 model ... marka aracı da ... Noterliği'nin 05.10.2006 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile ... isimli bir şahıstan 20.750,00 TL'ye satın aldığını, bu paranın 10.000 TL'sini ... Bankasından kredi çekerek ödediğini, bir kısmını da eşinin ablası ...'tan altın borç alarak ödediğini, davacının müvekkilinin kullandığını iddia ettiği tarım aletlerinin tamamının dava dışı ... adına kayıtlı olduğunu, bazılarının adı geçen üzerinden satıldığını, bu konudaki beyanının teyidi için muhtardan aldığı belgeyi dilekçe ekinde sunduğunu, murisin ölene kadar akli dengesinin yerinde olduğunu, buna dair doktor raporunu da sunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen davada davalı vekili 28.04.2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve kötü niyetle açıldığını, dava konusu Kırklareli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 7 35... parselde kayıtlı dükkanı davalının kendi imkanlarıyla 08.09.2003 tarihinde ...’den taksitle satın aldığını, bu dükkanı berber dükkanı olarak işlettiğini, satın almaya ilişkin belgenin sunulduğunu, tanık olarak ... nin dinlenmesini istediğini, muris babasının ölümünden sonra üç tarlanın ... adına geçtiğini, bu nedenle ...’a karşı Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2021/78 Esas sayılı tenkis davası açtığını, davacıların eldeki davada tenkis davasına konu üç taşınmazın muris tarafından satılarak parasının müvekkiline verildiğini, müvekkilinin de bu para ile dava konusu dükkanı aldığını iddia ettiklerini, iddialarının doğru olmadığının tapu kayıtları ile ortaya çıktığını, davacıların asıl dava dosyasında murisin adı geçen aynı parselleri satarak parasını müvekkiline ev alma maksadı ile verdiğini söylediklerini, oysa tarla sahibi ...’ın kendisine karşı açılan tenkis davasında sunduğu cevap dilekçesinde tarlaların bağışlandığını öne sürdüğünü, davacıların asıl davada dava dilekçelerinde murisin dava dışı diğer oğlu ... de bu şekilde kazandırmalar yaptığını ancak şu an için dava haklarını kullanmak istemediklerini belirttiklerini, davacıların iddialarının çelişkili ve tutarsız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların ve arabanın muristen davalıya intikal etmediği, o tarihte murisin başkaca bir taşınmaz ve/veya başka bir malının satıldığının ve/veya banka/lar-dan kredi çekerek davalıya maddi katkıda bulunduğunun davacılarca ispat edilemediği, muris muvazaası şartlarının somut olayda oluşmadığı, tüm bu dava dosyası ve ilgili diğer belirtilen dava dosyaları içeriğindeki tanık anlatımları ile murisin terekelerindeki tüm taşınmazların bedel ve değer durumu, murisin tüm hesap edilen tereke bedeli ve murisin geride kalan beş çocuğunun TMK md. 506 vd. maddeleri kapsamında "1.Altsoy için yasal miras payının yarısı" yani somut olayda davacıların yasal miras payı 1/5'erden toplam 2/5 olmak üzere saklı pay bedelinin ise toplam tereke üzerinden 2/10 oranına tekabül ettiği, murisin davalıya satış yaptığı taşınmaz ve/veya araba olmadığından bedelinin tereke toplam bedeline yasal olarak orantılanamayacağı, davacıların saklı pay oranlarının bu kapsamda zedelenmediği, zedelendiğinin davacılar tarafından ispat edilemediğinin net bir şekilde anlaşıldığı, murisin terekesindeki saklı pay oranına ilişkin bir tasarrufu olmadığı, murisin ölüm tarihinde tereke mallarının toplam değeri ile davalıya bağış yapılan taşınmaz değerleri kıyasen orantılandığında net bir şekilde anlaşıldığı, dava konusu olay bakımından yasal hükümler kapsamında dosya irdelendiğinde dava dosyasında davacılar tarafından davadaki haklılıklarını ispata yarar herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığı gerekçesiyle davacıların asıl ve birleştirilen davalardaki asıl ve terditli tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl ve birleştirilen davada; muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil talebi yönünden dava konusu taşınmazlar ve aracın daha önceden muris adına kayıtlı olmadığı, muris adına hiç tescil görmediği, doğrudan davalı tarafından dava dışı üçüncü kişilerden satın alındığı anlaşıldığından 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının uygulama yerinin olmadığı, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğinin dinlenemeyeceği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, asıl ve birleştirilen davada tenkis talebi yönünden ise dava konusu taşınmazların ve arabanın muristen davalıya devredilmediği, o tarihte murisin başkaca bir taşınmaz ve/veya başka bir malının satıldığının ve/veya banka/lar-dan kredi çekerek davalıya maddi katkıda bulunduğunun davacı yanlarca ispat edilemediği, davacıların saklı pay oranlarının bu kapsamda zedelenmediği, zedelendiğinin davacılar tarafından ispat edilemediği, davacıların davadaki haklılıklarını ispata yarar herhangi bir belge ve bilginin bulunmadığı kabul edilerek tenkis talebinin ve tazminat talebinin reddine karar verildiği, istinaf incelemesine konu olan bu kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dayandıkları belgeler, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları, hukuki ilişkinin nitelendirilmesi, dava şartları, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler dikkate alındığında usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine asıl dava yönünden temyiz yolu açık, birleştirilen dava yönünden kesin olmak üzere karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Bilindiği üzere; miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Öte yandan; pay oranında açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı açıktır.
Hâl böyle olunca; birleştirilen davada dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 117.220,40 TL olarak tespit edildiği, davacıların 1/5 miras paylarına ayrı ayrı isabet eden dava değerinin 23.444,08 TL olduğu, anılan değerin birleştirilen dava yönünden dava tarihi (2021) tarihiyle temyiz kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından, birleştirilen dava yönünden davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin değer yönünden REDDİNE,
Asıl dava yönünden davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının asıl davada temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.