Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2574 E. 2026/308 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2574
- Karar No
- 2026/308
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2957 E., 2024/117 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.04.2025 tarihli ek kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Asıl ve birleştirilen dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa bedel, aksi takdirde tenkis ile el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacılar; muris babaları ...'nun 304 22... parsel sayılı taşınmazının intifa hakkını kendi üzerinde tutarak çıplak mülkiyetini 20.09.2000 tarihinde oğlu asıl davada davalı ...'ye satış suretiyle temlik edip 13.12.2000 tarihli vekaletnameyi verdiğini, davalı ...'nin bu vekaletnameyi kullanarak muris adına dava dışı müteahhit firma ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, taşınmazın davalı adına kayıtlı olmasından dolayı daha sonra kat karşılığı inşaat sözleşmesinin revize edildiğini, tevhit sonucu oluşan 344 22... parsel sayılı taşınmazdaki 7 ve 20 nolu bağımsız bölümlerin davalı ... adına tescil edildiğini, davalı ...'nin 25.07.2005 tarihinde 7 nolu bağımsız bölümü anneleri ...'a, 20 nolu bağımsız bölümü ise eşi ve ev hanımı olan birleştirilen davada davalı ...'e devrettiğini, anneleri ...'ın 27.11.2015 tarihinde öldüğünü, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek asıl davada 7 ve 20 nolu bağımsız bölümler bakımından, birleştirilen davada ise 20 nolu bağımsız bölüm bakımından miras payları oranında tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa miras payları oranında bedele, bu da mümkün olmazsa tenkise, ayrıca el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Asıl davada davalı ...; muris babası ...'in köyde ikamet etmesi ve resmi prosedürler ile uğraşmakta zorlanacak olması nedeniyle taşınmazdaki arsa payını kendisine devrettiğini, babasından devraldığı arsanın yanı sıra kendi parasıyla satın aldığı arsa paylarının da olduğunu, inşaatın yapımındaki prosedürlerle ilgili emek ve mesai harcadığını, evlerdeki bir takım eksiklikleri giderdiğini, bu nedenlerle ve muris babasının sağlığıyla ilgilenmesi nedeniyle, miras payına da karşılık olarak taşınmazdaki 20 nolu dairenin kendisine verildiğini, 7 nolu daireyi de murisin isteği üzerine annesine devrettiğini, öte yandan muris babası ve annesinin düzenledikleri köy senedi ile taşınmazlarını çocuklarına paylaştırdıklarını, köy senedinde anneye verilen 7 nolu dairenin kızlarına (davacılara) bırakıldığının yazılı olduğunu, köy senedinde davacıların da imzalarının bulunduğunu, murisin temlikleri yapmaktaki amacının mal kaçırma ve saklı payı zedeleme olmadığını, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteği bakımından yasal şartların oluşmadığını, kaldı ki ecrimisil talebinin zamanaşımına uğradığını, tenkis talebi bakımından da hak düşürücü sürenin geçtiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davada davalı ...; murisin taşınmazlarını köy senedi ile paylaştırdığını, davacıların da bu paylaştırmaya muvafakat ettiklerini, paylaştırmaya göre 20 nolu dairenin kendilerine, 7 nolu dairenin ise davacılara bırakıldığını, murisin temlikleri yapmaktaki amacının mal kaçırma ve saklı payı zedeleme olmadığını, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteği bakımından yasal şartların oluşmadığını, kaldı ki ecrimisil talebinin zamanaşımına uğradığını, tenkis talebi bakımından da hak düşürücü sürenin geçtiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; asıl davanın kısmen kabulü ile 20 nolu daire davalı ... adına kayıtlı olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 21.010,68 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak payları oranında davacılara verilmesine, müdahalenin men'i talebinin reddine, 7 nolu daire başından beri tarafların anneleri ... adına kayıtlı olup davalı olmadığından bu daireyle ilgili talep konusunda karar verilmesine yer olmadığına; birleştirilen davada ise 20 nolu dairenin tapusunun davacıların miras payı oranında iptali ile her bir davacının miras payı oranında adına tesciline, 21.010,68 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (asıl davada verilen karar nedeni ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalıdan alınarak payları oranında davacılara verilmesine, müdahalenin men'i talebinin reddine karar verilmiş; kararın asıl ve birleştirilen davada taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; asıl davada davalı ...'nin iptali istenen 7 ve 20 numaralı bağımsız bölümlerin maliki olmadığı, somut olayda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 124. maddesinin de uygulanma imkanının bulunmadığı, bu nedenle her bir taşınmaz için ayrı ayrı değerlendirilerek asıl davanın husumetten reddedilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı, ayrıca davacının tenkis talebi hakkında da olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmamasının da doğru olmadığı; birleştirilen davada ise kurulan hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığı gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, usule ilişkin işlemler tamamlandıktan ve eksik belgeler temin edildikten sonra gerekli araştırma ve inceleme yapılarak hâsıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada; dava konusu edilen 20 nolu dairenin dava dışı ..., 7 nolu dairenin ise tarafların annesi dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, davalı ...'nin kayıt maliki olmadığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan tapu iptali-tescil, ecrimisil ve bedel taleplerinin reddine, tenkis talebinin 1 ve 10 yıllık süre dolduğundan reddine; birleştirilen davada davacıların, muvazaalı işlemi dava dışı ...'nin yaptığı sebebine dayandıkları ancak ...'yi davalı olarak göstermedikleri, davalı ...'ün tek başına muvazaa yaptığına ilişkin delil ortaya koymadıkları, mirasçıların 21.07.2005 tarihli rızai taksim sözleşmesini kendi iradeleri ile devre dışı bıraktıkları, tenkis talebi yönünden 1 ve 10 yıllık sürenin dolduğu, ecrimisil talepleri yönünden dava tarihi itibarı ile 5 yıllık yasal sürenin dolduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla asıl davada; davalı ...'nin çekişmeye konu edilen 7 ve 20 numaralı bağımsız bölümlerin kayıt maliki olmadığı gibi bağımsız bölümleri kullandığına ilişkin bir durumun da keşfen belirlenmemesi karşısında tapu iptali ve tescil, ecrimisil ve el atmanın önlenmesi isteklerinin husumetten reddine, bedel ve tenkis isteklerinin ise şartları oluşmadığından reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, birleştirilen davada; muris tarafından davalı ...'e yapılan bir temlik bulunmadığı, davalı ... tarafından aynı akitle annesi dava dışı ...'a devredilen 7 numaralı bağımsız bölüm yönünden muvazaa iddiasının ileri sürülmediği, davalı ...'e devredilen 20 numaralı bağımsız bölüm yönünden muvazaa iddiasının ileri sürüldüğü, muris adına başka bir çok taşınmaz bulunduğu, muristen dava dışı ...'ye ondan da davalıya yapılan temlikte murisin iradesinin mal kaçırma olmadığı, murisin ve mirasçılarının katılımıyla yapılan anlaşılmaya uygun olarak gerçekleştiğinin tanık beyanlarından anlaşıldığı, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı benimsenmek suretiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki ecrimisil talebinin şartları oluşmadığından reddedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru değilse de sonuca etkili olmadığından kaldırma nedeni olarak kabul edilmediği gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; 17.03.2025 tarihli ek karar ile, ileri sürülen şekilde düzeltilmesini gerektiren bir maddi hata bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin 17.02.2024 tarihli tavzih talebinin reddine karar verilmiş; anılan ek kararın davacılar vekili tarafından süresi içinde temyizi üzerine 14.04.2025 tarihli ek karar ile; temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda dava değerinin gayrimenkulün değerine göre belirleneceği öngörülmüştür. Dava değerinin belirlenmesinde taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanacak gerçek değerinin esas alınacağı kuşkusuzdur.
Öte yandan, pay oranında açılan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı davalarda, dava değerinin davayı açan mirasçının payına isabet eden değer olacağı da kuşkusuzdur.
Diğer taraftan, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Somut olayda; asıl davaya konu 7 ve 20 nolu bağımsız bölümlerin dava tarihindeki keşfen saptanan değerleri toplamı olan 340.000,00 TL üzerinden davacıların miras payına (1/3) 113.333,33'er TL, birleştirilen davaya konu 20 nolu bağımsız bölümün dava tarihindeki keşfen saptanan değeri olan 200.000,00 TL üzerinden davacıların miras payına ise (1/3) 66.666,66 TL isabet etmekte olup anılan değerlerin asıl ve birleştirilen dava tarihleri itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 41.530,00 TL ve 47.530,00 TL'nin üzerinde olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.04.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Ek karar bakımından peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılara iadesine,
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli asıl kararının hatalı şekilde kesin olmak üzere verildiği anlaşılmakla davacılar vekili tarafından yasal temyiz süresi içerisinde sunulan 17.02.2024 tarihli dilekçenin temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi suretiyle yapılan incelemede;
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'nun 28.01.2012 tarihinde, eşi ...'ın kendisinden sonra 27.11.2015 tarihinde öldüğü, her ikisinin de geride mirasçıları olarak çocukları asıl ve birleştirilen davada davacılar ... ve ... ile asıl davada davalı ...'nin kaldığı, birleştirilen davada davalı ...'ün, ...'nin eşi olduğu; muris ...'in 304 22... parseldeki 266/573 payının intifa hakkını kendi üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini 20.09.2000 tarihinde davalı ...'ye satış suretiyle temlik ettiği, dava dışı müteahhit ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, 304 22... parsel ile dava dışı kişilere ait 304 22... parselin tevhit edilmesi sonucu 304 22... parselin oluştuğu, 20.12.2004 tarihinde taşınmazda kat irtifakına geçildiği, 304 22... parseldeki 266/1152 payına karşılık olarak taşınmazdaki 7 ve 20 nolu bağımsız bölümlerin davalı ... adına tescil edildiği, davalı ...'nin 25.07.2005 tarihinde 7 nolu meskeni annesi ...'a, 20 nolu meskeni ise davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiği görülmektedir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, özellikle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6., 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddeleri gereğince muvazaa iddiasının ispatlanamadığı anlaşıldığına göre asıl ve birleştirilen davada yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak muris ...'in 304 22... parseldeki payını davalı ...'ye satış yoluyla temlik ettiği, ...'nin ise taşınmazda kat irtifakı tesisi sonucu adına tescil edilen bağımsız bölümlerden 7 nolu meskeni annesi ...'a, 20 nolu meskeni ise eşi davalı ...'e devrettiği, davacılar ... ve ... tarafından muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak davalı ...'ye karşı açılan asıl davada 7 ve 20 nolu bağımsız bölümlerin, davalı ...'e karşı açılan birleştirilen davada ise 20 nolu bağımsız bölümün dava konusu edildiği, her ne kadar asıl davaya konu 7 nolu mesken tapuda ... adına kayıtlı ise de ...'ın dava tarihinden önce ölümüyle geride asıl davanın taraflarının mirasçı olarak kaldığı, böylelikle taşınmazın 1/3 payının davalı ...'ye miras yoluyla intikal ettiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...'nin 7 nolu meskenin kayıt maliki olmadığına ilişkin gerekçesi doğru değildir. Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesince kararda, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde, "muris tarafından davalı ...'e yapılan bir temlik bulunmadığı, davalı ... tarafından aynı akitle annesi dava dışı ...'a devredilen 7 numaralı bağımsız bölüm yönünden muvazaa iddiasının ileri sürülmediği" şeklinde ek gerekçeye yer verilmesi de isabetsizdir.
Ne var ki, anılan hususların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, belirtilen gerekçeler çıkartılmak suretiyle sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4 hükmü gereğidir.
Açıklanan sebeplerle; davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.