Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/317 E. 2026/102 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/317
- Karar No
- 2026/102
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1491 E., 2023/1896 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden asıl davada davalı ...'e velayeten ... vd. ve birleştirilen davada davalı ... vekili Avukat ... geldi. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulü ile önceki günlü eksiklik talep yazısıyla getirtilen evraklarla birlikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile bedel istemine ilişkindir.
Asıl ve birleştirilen davada davacı; murisi ...'in asıl dava konusu ... parsel sayılı taşınmazını 26.03.2014 tarihinde torunu olan davalı ...'e, birleştirilen dava konusu 1219, 1530, 1706, 1710, 2599 parsel sayılı taşınmazlarını ise 03.03.2014 tarihinde davalı ...'e satış göstermek suretiyle devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamada 1530 parsel sayılı taşınmazın dava açılmadan önce dava dışı kişiye devredilmesi nedeniyle anılan parsel yönünden talebin tazminat olarak ıslah edildiğini bildirmiştir.
Davalılar; muris ... ve eşi ile kendi babalarının hep birlikte aynı avluya bakan hanede yaşadıklarını, muris ve eşinin tüm ihtiyaçları ile babaları ... ve ailesinin ilgilendiğini, mal kaçırmayı gerektirir bir husumet bulunmadığını, devirlerin mirasçıların bilgisi ve rızası dahilinde yapıldığını, murisin başka taşınmazları da bulunduğunu, terekesinde 30.000,00 TL nakit parası olduğunu, sağlığında evlatlarının anlaşması nedeniyle oğlunun isteği üzerine taşınmazları torunlarına devrettiğini, minnet duygusu ile taşınmazların temlik edildiğini, 25 99... parsel sayılı taşınmazların bedeli karşılığında satın alındığını, 1530 parselin tamamının murise ait olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muvazaa iddiasının ve murisin mal kaçırma iradesinin ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin taşınmazların devrini gerektirecek düzeyde bakımı olmadığı, ölümünden kısa süre önce bakıma muhtaç hale geldiği, bu sürede davacı ve davalı ... tarafından bakıldığı, mal kaçırma iradesiyle işlemi gerçekleştirdiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
-KARAR-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz eden davalılardan alınmasına, Temyiz edilen davacı vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.