Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3099 E. 2026/798 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3099
Karar No
2026/798
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2777 E., 2025/737 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/294 E., 2021/29 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldiği, tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında kentsel dönüşüm kapsamında, ... 29. Noterliği'nin 18.10.2012 tarih, 22006 sayılı Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme maddeleri uyarınca davacıya ödenmesi gereken 15.02.2017 günü ile teslim tarihi arasındaki hak mahrumiyeti bedellerinin ihtara rağmen eksik ödendiğini, ayrıca bu bedellerin geç ödenmesine bağlı cezai şart alacaklarının da davalıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek, 22.127,02 TL bakiye hak mahrumiyeti bedeli ile iki katı gecikme tazminatı 78.586,06 TL olmak üzere toplam 100.712,08 TL'nin temerrüt tarihi olan 22.03.2017 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak mahrumiyeti ödemelerinin kentsel dönüşüm nedeni ile gayrimenkul sahibinin kullanmakta olduğu bir konutun yıkılması ve bu kişinin inşaat süresinde kendi konutundan mahrum kalması söz konusu ise gayrimenkul sahibine inşaat süresi boyunca belirlenen bir tutarın ödenmesi olduğunu, davacı tarafın talep ettiği hak mahrumiyeti ödemelerinin müvekkili şirketçe yapıldığını, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 15 Temmuz 2016 tarihinden bu yana içinde bulunduğu durum mücbir sebep teşkil edeceğinden böyle bir dönemde cezai şart taleplerinin hakkaniyete aykırı olduğunu, öncelikli hedefin inşaatın zamanında bitirilmesi hususu olduğunu, kaldı ki hak mahrumiyeti ödemelerinin hak sahiplerine yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile teslim tutanağı incelendiğinde ana sözleşmedeki hakların saklı tutulduğunun görüldüğü, taşınmazların 20.05.2017 tarihinde teslim edildikleri, davacının kira mahrumiyet alacağının 3 ay 20 günlük olduğu, bu süre için hesaplanan bedelin 36.012,90 TL olduğu, Şubat ayının 15'inde yatırılmadığı için 2 kat cezai şartlı olarak tahsili gerektiği, davalının davacıya 36.012, 90... = 72.025,80 TL borcu bulunduğu, yapılan 42.914,00 TL'lik ödeme dikkate alındığında 29.111,80 TL kira mahrumiyeti ödeme borcu bulunduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile 35.225,20 TL'nin 22.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece davacı alacağının, davalının yaptığı ödeme de düşülerek, 29.111,80 TL olarak tespit ettiği, ancak hükmün sehven 35.225,20 TL üzerinden kurduğu, hesaplamanın da doğru yapıldığı, iş ticari olmadığından yasal faize hükmedilmesinin de isabetli olduğu belirtilerek, istinaf başvurularının usulden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 29.111,80 TL'nin 22.03.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararlaştırılan cezai şartın, sözleşmede asıl borcun belirli bir yerde ifa edilmesi kararlaştırıldığı için ifaya eklenen cezai şart niteliğinde olduğunu, taraflar arasında kararlaştırılan cezai şartın asıl edimle birlikte talep edilemeyeceği şeklinde kurulan yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, davalının yükümlülüğündeki ilk dönem hak mahrumiyeti bedeli, taşınma parası ve 10.000,00 TL'lik ödeme taahhüdü sebebiyle yapılan ödemelerin işbu davadaki talep sonucundan mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, davalıya 5 adet bağımsız bölüm teslim edildiğini, hakediş hesabının kaç adet bağımsız bölüm için yapıldığının anlaşılamadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Sonuç Dava; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı kira tazminatı ve buna bağlı cezai şart tutarının tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenen ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması halinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verebilecektir (HMK m. 353/1-b/1). Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma yapılmaksızın istinaf başvurusunun reddine karar verilebilmesi için dosyanın tekemmül etmiş bulunması, başka bir anlatımla, İlk Derece Mahkemesi tarafından toplanan delillere göre, istinaf başvurusunda bulunan taraf ya da tarafların itirazının incelenip denetlenerek bir kanaate varılmasının mümkün bulunması zorunludur. Bir başka deyişle, İlk Derece Mahkemesi kararında hiçbir eksiklik veya yanlışlık olmadığı duruşma açılmaksızın anlaşılabilecek kadar açık ve netse, bu kapsamda bir değerlendirme yapılabilecektir. Ayrıca, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verilebilecektir. Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b/3 bendi kapsamında delil olarak bir eksiklik tespit edilmesi ve bu eksikliğin duruşma yapılmadan tamamlanmasının mümkün olması halinde, bu eksikliğin giderilmesinden sonra ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması halinde de istinaf başvurusunun b/1 bendi kapsamında reddine karar verilebilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; sözleşme ile belirlenen cezai şart tutarının ifaya ekli cezai şart olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmişken taraf vekillerinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2019/1158 E., 2019/4963 K. sayılı ilâmı ile talep edilen cezai şartın ifaya ekli cezai şart olduğu hususunun kesinleştiği belirtildikten sonra, İlk Derece Mahkemesince hükmün sehven 35.225,20 TL üzerinden kurduğu aslında gerekçede hesaplamanın doğru yapılmış olduğu belirtilerek, istinaf başvurularının usulden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın 29.111,80 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermiştir. HGK’nın 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010/108 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; “...Yasa’nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çekişmesiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir...” Kararın gerekçesi ile hüküm sonucu çelişkili ise tarafları, adalete uygun karar verildiği ve yargılamanın adil yapıldığına ikna edebilecek, mantıksal tutarlılık taşıyan kanuna uygun verilip, yazılmış yasa yolu denetimine elverişli bir hüküm bulunduğundan söz edilemez. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması; Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair Anayasa ve Yasa hükümlerine aykırılık teşkil eder (Örnek; Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi 11.01.2017 tarihli, 2016/4164 Esas, 2017/118 Karar, 08.10.2019 tarih, 2019/2679 Esas, 2019/3826 Karar). Belirtilen nedenlerle gerekçesi ile sonucu arasında çelişki yaratılmaksızın hüküm kurulmalıdır. Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinde cezai şartın niteliği bakımından hata yapıldığı tespit edilmiş olmasına rağmen, gerekçeye uygun hesap yapılarak oluşacak sonuca göre yeniden esas hakkında karar vermesi gerekirken, başvuruların usulden kabulü ile maddi hatanın düzeltilmesine yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır. Kabule göre de; Yukarıda belirtildiği üzere uyuşmazlık; arsa payı karşılığı inşaat sözlşemesine dayalı kira tazminatı ve buna bağlı cezai şart tutarının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri incelendiğinde; belirlenen cezai şartın ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece; tefe-tüfe hesabı uyarınca Şubat-Mayıs (davalı yüklenicinin 02.05.2017 tarihli mayıs ayı kirasının tamamını ödeme taahhüdü dikkate alınarak) 2017 dönemi için belirlenecek kira tazminatı (hak mahrumiyeti) tutarı + buna bağlı cezai şartın (sözleşme uyarınca hak mahrumiyeti bedelinin 2 katı oranında) toplamı üzerinden hesap yapılması ile tespit edilecek miktardan 42.914,00 TL davalı ödemesinin mahsubu neticesinde oluşacak sonuca uygun hüküm kurulması gerekirken, belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın yanılgılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR Açıklanan sebeple, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3099, K. 2026/798, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3099-e-2026-798-k-14e1ec99ea53