Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3044 E. 2026/357 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3044
Karar No
2026/357
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/168 E., 2024/137 K.

Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili; dava konusu 2 33... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunda davacının işletmecilik yaptığını, dava dışı dağıtım şirketi olan ... A.Ş. ile akaryakıt bayilik sözleşmesi yapmak konusunda anlaşmaya varıldığını, taşınmaz üzerinde yine davacıya ait ... Petrol Şirketi için 19.09.2010 tarihinde 5 yıl süre ile geçerli olmak üzere intifalı bayilik sözleşmesi imzaladığını, 18.10.2010 tarihinde dava konusu taşınmaz üzerinde dava dışı ... A.Ş. lehine intifa hakkı ve 05.10.2011 tarihinde azami 800.000,00 TL'lik ipotek tesis edildiğini, sonrasında ise ... A.Ş. yetkililerinin baskısı ve kötüniyetli yönlendirmesi üzerine akaryakıt istasyonu vasıflı dava konusu taşınmazının, aynı holding bünyesinde yöneticileri aynı ve lpg satışı için bayilik sözleşmesi yapılacak olan davalı ...ye muvazaalı ve bedelsiz olarak devredilmek suretiyle davacının elinden alındığını, davacının taşınmazın devri için yanıltıldığını, devir iradesi olmadığını, dava dışı ... A.Ş'den taahhütlerini yerine getirmesini istediğinde davacıya cevap verilmediğini, resmi olarak maliki olmadığı istasyonda faaliyet gösterebilmesi için ilgili akaryakıt mevzuaatı uyarınca imzalanması zorunlu kira sözleşmesinden kaynaklanan takip başlatıldığını, ... İcra Müdürlüğünün 2017/299 Esas sayılı dosyası ile dava dışı şirketin davacıyı oyaladığını, kandırdığını, dolandırıldığını, iradesinin sakatlandığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; hak düşürücü sürenin geçtiğini, aldatma kastından söz edilemeyeceğini, satış anında taşınmaz üzerinde intifa hakkı ve ihtiyati haciz bulunduğunu, düşük bedelle satış iddiasına dayalı olarak eldeki davanın açılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2021 tarih, 2017/325 Esas, 2021/211 Karar sayılı kararı ile; davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı ve iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2022 tarih, 2021/2017 Esas, 2022/1519 Karar sayılı kararı ile; davacının davalı tarafça aldatıldığı, taşınmazı satmak gibi bir düşüncesi yokken ... Ürünleri ...A.Ş. yetkililerince satışa ikna edildiği, dosyadaki diğer belgeler ve kayıtlarla çelişmeyen, tutarlılık halinde bulunan tanık anlatımlarında hile unsurunun desteklendiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davalı şirketin satın alma savunmasında bulunduğu ancak delil olarak dayandığı ticari şirket defter ve kayıtlarının usulünce incelenmediği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak ticari defterlerin incelenmesinde taraflar arasında ... satışı dışında bir ilişki veya ödeme bulunmadığı, davalı ile birlikte faaliyet gösterdiği anlaşılan ... Ürünleri ...A.Ş. yetkililerince davacının iradesinin fesada uğratıldığı, satış bedelinin de ödenmediği, iddianın kanıtlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.01.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz edilen davacı ... vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 75.232,56 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3044, K. 2026/357, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-3044-e-2026-357-k-b65fd2d599f4