Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/536 E. 2026/141 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/536
- Karar No
- 2026/141
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1561 E., 2023/978 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 2 75... parsel sayılı taşınmazlar toprak tevzi çalışmaları sonucunda dağıtım sureti ile oluşan Mayıs 1968 tarih, 2 00... sıra numaralı tapu kayıtları uyarınca davalılar murisi ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları; çekişmeli taşınmazların murisleri tarafından kayıt maliki ...’dan tapu dışı yolla temlik alındığını ve zilyetliğin murislerine devredildiğini iddia ederek satın alma, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescilini, mümkün olmadığı taktirde ise satış bedelinin iadesini talep etmişlerdir. Davalı ... ..., ... ve ... ...; çekişmeli taşınmazların öncesi itibariyle tapulu yerlerden olduğunu ve tapu dışı yolla temliklerinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu iptali ve tescil isteği yönünden hak düşürücü sürenin dolduğu, satış bedeli talebi yönünden ise iddianın ispat edildiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebinin ise kabulü ile 27.465,36 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının 21.11.1978 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 20.06.2017 tarihinde hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, hak düşürücü süre nedeniyle taşınmazın aynının talep edilmesinin mümkün olmadığı durumlarda bedelin talep edilme olanağının bulunmadığı; bu nedenle davacıların tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi hatalı olmakla birlikte bu hususta davalının karşı istinaf başvurusu bulunmadığı, hal böyle olunca davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz edilen davalı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen asilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Duruşmaya gelen temyiz edilen davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Aşağıda yazılı 462,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.