Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/1481 E. 2026/373 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1481
Karar No
2026/373
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/173 E., 2023/232 K.

Mahkeme kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.

Kadastro sonucunda ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 44... parsel sayılı 3.040,94 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, ifraz, taksim, satın alma, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla ... evlatları ..., ... ve ... adına tespit ve 27.01.2004 tarihinde tescil edilmiş; 1 52... parsel sayılı 1.436,84 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla ... evlatları ..., ... ve ... adına tespit ve 27.01.2004 tarihinde tescil edilmiş; ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 43... parsel sayılı 25.159,23 metrekare ve 1 43... parsel sayılı 7.468,02 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ayrı ayrı davalıların murisi ... ... adına tespit ve 27.01.2004 tarihinde tescil edilmiş; bilahare 1 43... ve 1 43... parsel sayılı taşınmazlar kayden intikal sebebiyle verasette iştiraken ... mirasçıları adına tescil edilmiştir.

Davacılar, asıl ve birleşen dosyalarda; miras yoluyla gelen hakka dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmışlardır. Davalılar, davacıların dava konusu taşınmazlardaki paylarını davalılara devrettiklerini ve bazı taşınmazların tereke malı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

... Asliye Hukuk Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, Mahkemenin 01.06.2016 tarihli ve 2013/40 Esas, 2016/126 Karar sayılı kararıyla; mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından, dava konusu taşınmazların tarafların kök murisi ...’a ait olup murisin 1977 yılında ölümü ile davalıların murisi ... ... tarafından zilyet edildiği, onun da 1992 yılında vefatı ile çocuklarından olan davalılar ..., ... ve İbrahim tarafından kullanıldığı ancak murisin terekesinin taksim edilmediği, bu durumda davalıların taşınmazlardaki zilyetliğinin tereke adına olduğunun kabulünün gerektiği gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne, ... köyünde bulunan dava konusu 1 43... , 26 parsel, 1 44... ve 1 52... parsel sayılı taşınmazlar ile Konaklı köyünde bulunan 1 31... , 43... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile 8/48 hissenin davacı ..., 8/48 hissenin davacı ... ve 8/48 hissenin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan hisselerin önceki malikleri adına ipkasına karar verilmiştir. Karara karşı davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş, karar, Dairemizin 27.09.2021 tarihli ve 2021/7160 Esas, 2021/4714 Karar sayılı kararıyla; “dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, dava konusu 1 31... , 43, 48; 1 43... ve 26 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına, davalılar vekilinin dava konusu 1 44... ve 1 52... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı tarafın temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ne var ki, davacılar tarafından davalılar ... ve ... aleyhine dava konusu 1 44... ve 1 52... parsel sayılı taşınmazlara yönelik tapu iptali ve tescil istemiyle açılan ve eldeki dava dosyası ile birleştirilen Mahkemenin 2016/70 Esas, 2016/96 Karar sayılı dava dosyasının açıldığı 22.04.2016 tarihi ile taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği 27.01.2004 tarihi arasında 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, hal böyle olunca, davacılar tarafından dava konusu taşınmazların 1/3'er pay oranında malikleri olan davalılar ... ve İbrahim aleyhine açılan dava yönüyle, 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu yönün göz ardı edilmesinin isabetsiz olduğuna” değinilmek suretiyle bozulmuştur. Yargıtay onama - bozma kararına karşı süresi içerisinde asıl ve birleştirilen davanın davalıları vekili tarafından karar düzeltme başvurusunda bulunulmuştur. Davacılardan ... ve ... vekili 27.12.2021 tarihli dilekçeyle ... ve ... yönüyle davadan feragat ettiklerini, Mahkmece bu doğrultuda karar verilmesini istemiştir. Karar düzeltme talepleri değelendirilmeyerek feragat hakkında bir karar verilmek üzere dosya Mahkemesine gönderilmiş, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli ek kararıyla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 310/3. maddesi uyarınca, davacılardan ... ve ...’in feragat beyanına ilişkin dilekçesi hakkında ek karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl davanın ve birleştirilen davanın kabulüne, ... köyünde bulunan dava konusu 1 43... , 26 parsel, 1 44... ve 1 52... parsel sayılı taşınmazlar ile Konaklı köyünde bulunan 1 31... , 43... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile 8/48 hissenin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan hisselerin önceki malikleri adına ipkasına, davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkemenin ek kararına karşı süresi içerisinde asıl ve birleştirilen davanın davalıları vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuş, Dairenin 20.10.2022 tarih ve 2022/5605 Esas, 2022/6870 Karar sayılı kararıyla; davalıların ek karara karşı temyiz ve asıl karara karşı karar düzeltme istemleri reddedilmiştir. Ek kararın onanmasına ilişkin karara karşı davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş, talebi reddedilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; birleştirilen dosyada davacılar vekili tarafından dava konusu ... Mahallesi 1 44... parsel ve 1 52... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davalılar ... ile ... aleyhine 22.04.2016 tarihinde dava açıldığı, taşınmazların kadastro tutanaklarından anlaşıldığı üzere kadastro tespitlerinin 27.01.2004 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi itibariyle 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, çekişmeli 1 43... , 26, 1 31... , 43... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün ek kararın onanması ile kesinleştiği, ancak çekişmeli 1 44... ve 1 52... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacılar tarafından davalı ...'ya karşı açılan davada hak düşürücü sürenin geçmediği anlaşılmakla; Mahkemece çekişmeli 1 44... ve 1 52... parsel sayılı taşınmazlar yönünden de davalı ... payından davacı ...'ye payının verilmesi gerekirken davanın reddine ilişkin hüküm tesisi doğru değildir.

Davacı vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/1481, K. 2026/373, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-1481-e-2026-373-k-89819424ee2a