Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4289 E. 2026/2455 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4289
Karar No
2026/2455
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/1 E., 2024/4 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen karar davalılar ... vekili, ... (...) vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 05... parsel 50.151,70 m² yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu belirtilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.... tarafından ... ve ...kamulaştırma sahası kapsamında kaldığından 13.08.2020 tarihinde kamulaştırma şerhi konulmuştur. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... köyünde bulunan doğusunda 80 sayılı parsel, güneyi taşlık, kuzeyinde .. ve batı kısmı .... ilçe sınırı ile çevrili 90 dönümlük taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında taşlık, kayalık olarak tespit edildiğini, müvekilleri tarafından kadastro çalışmalarından sonra ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiğini ve 20 yıldan fazla bir süredir müvekkileri tarafından kesintisiz kuru tarım arazisi olarak kullanıldığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) tescil için aradığı şartların tümünün oluştuğunu ileri sürerek, bu nedenle söz konusu taşınmazın müvekilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.05.2015 tarihli ve 2012/582 Esas, 2015/259 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, fen bilirkişisi .... tarafından düzenlenen 01.04.2014 tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen toplam 50.151,93 m²lik .... ilçesi .... köyünde bulunan doğusunda 79 ve tescil harici yer, batısında ... ilçesi merkez sınırı, güneyinde tescil harici taşınmaz, kuzeyinde 79 sayılı parsel olan tarla vasfındaki taşınmazın aynı köyün son parsel numarası verilerek davacılar ... ve ... adlarına 1/2'şer hisse oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.02.2018 tarihli ve 2015/21191 Esas, 2018/1006 Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince, davacılar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmadığından, bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğraflarının getirtilerek bu fotoğrafların jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisi tarafından stereoskopla incelenerek, dava konusu taşınmazın batısında yer alan komşu taşınmazların parsel numaraları belirlenerek bunların kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanakları ile dava konusu taşınmazın kuzey ve doğusunda yeralan 79... parsel sayılı taşınmazların tespitlerine esas vergi kayıtları revizyon durumlarını da gösterir şekilde getirtilerek dosyasına konulması gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli ve 2018/463 Esas, 2021/795 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, fen bilirkişisi Takyeddin Dinler tarafından düzenlenen 21.01.2020 tarihli rapor ve ekinde sınırları gösterilen ... köyü 1 05... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar ... ve ... adına eşit hisse oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve DSİ vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin11.04.2022 tarihli ve 2022/601 Esas, 2961 Karar sayılı ilamıyla "Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli ve 2022/601 Esas, 2022/764 Karar sayılı kararıyla, Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın 1978, 19 84... yıllarına ait hava fotoğrafları dikkate alarak imar-ihya çalışmalarının 1984 yılında tamamlanmış olduğu, hava fotoğraflarında 1978' den 2002 yılına kadar ve kadastro bilirkişisi tarafından oluşturulan 2019 yılına ait .... görüntülerinde işlenmiş olduğu gözetilerek kesintisiz tarımsal faaliyetin yapıldığı, taşınmazın ekonomik verim seviyesinde verim alınabilecek ve özel mülkiyete konu olacak yerlerden olduğu; 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki şartların görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava tarihi itibarıyla dosya kapsamında oluştuğu, raporların hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğu nazara alınarak taşınmazın kuru tarım arazisi vasfında olması, parça başına 100 dönüme kadar zilyetlikle kazanımın mümkün olması nazara alınarak davacıların davasının kabulüne, kadastro neticesinde malik kısmı "davalı" bırakıldığı için tespitin iptali yönünde hüküm kurulamayacağı ve de Ilısu Barajı kapsamında taşınmazın yaklaşık 463-476 metre kotlarda olduğu, DSİ'den gelen yazıya istinaden de "26.12.2019 - 10.02.2020 tarihleri arasında daimi olarak su altında kaldığı anlaşıldığı" gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... köyü 1 05... parsel sayılı 50.151,70 m²lik taşınmazın, ....Baraj gölü altında kaldığı anlaşıldığından, 3402 sayılı Kanun’un 16/c maddesi gereğince tespit dışı bırakılmasına, mülkiyetinin davacılar ... ve ...’nın vefatı ile mirasçılarından ... adına 1 pay, ... adına 1 pay, ... adına 1 pay, ... adına 1 pay, ... adına 1 pay, ... adına 1 pay, ... adına 1 pay, ... adına 1 pay olacak şekilde aidiyetinin tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Nedenleri 1. ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza komşu taşınmaz olan orman vasfı ile Hazineye ait taşınmazın devamı niteliğinde olduğunu, bozma öncesi yapılan keşifte mahalli bilirkişi beyanlarından da açıkça anlaşılacağı üzere 15-17 yıl önce taşların toplandığından bahsedilmiş yani imar ihyanın tamamlanma tarihi itibarıyla davanın açıldığı tarihte dikkate alındığında zilyetlikle kazanma şartları için gereken sürenin geçmediğini, taşınmaz üzerinde taşların mevcut olduğunu, imar ve ihyasının tamamlanmadığının bozma öncesi yapılan keşifte gözlenmiş olduğnu, sürülü olmadığının da gözlemlendiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespitine/tesciline karar verilmesine, ayrıca ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; 13.01.2020 tarihinde keşif esnasında alınan mahalli bilirkişisi Yusuf Koşar beyanında dava konusu taşınmaz üzerindeki taşların 15-17 yıl evvel toplandığından bahsedildiğini, davanın 2012 yılında açıldığı dikkate alındığında taşların dava tarihinden 7 yıl evvel toplandığını, olağanüstü zamanaşımı ile taşınmaz iktisabının dava tarihinden geriye doğru 20 yıl davasız ve aralıksız devam etmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın aslında tarım arazisi olmadığı Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu açıkça ortada olduğundan kararın bozulmasına ve dava konusu taşınmazın Hazine adına tespitine/tesciline karar verilmesini, ayrıca Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesini, yargılama giderlerininde davacı üzerinde bırakılmasını talep ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir. 3....Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; mülkiyet tespiti istemine ilişkin işbu davanın Hazineye karşı açılması 4721 sayılı Kanun'da bulunan amir hükmün gereği olup, ilgili taşınmazların sadece su altında kalacak olması sebebiyle müvekkili kurumun davalı olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tescil talebi kabul edildikten sonra, dava konusu taşınmazların ... Barajı ve ..... projesinden etkilenmesi durumunda malikler tarafından kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı olarak müvekkili kurumun davalı olarak gösterilebileceklerini, işbu davada müvekkili kurumun davalı sıfatının bulunmadığını husumet yönünden reddi gerektiğini beyan ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili, Hazine vekili ve .... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine, DSİ Genel Müdürlüğü ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4289, K. 2026/2455, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4289-e-2026-2455-k-bad7fd3b349b