Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1282 E. 2026/2459 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1282
Karar No
2026/2459
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/659 E., 2020/15 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... mevkinde bulunan yaklaşık 4000 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1954 tarihinde yapılan tesis kadastrosu sırasında 5602 sayılı Tapulama Kanunu (Mülga 5602 sayılı Tapulama Kanunu) uyarınca tescil harici bırakılmıştır. Daha sonra 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesine göre yapılan orman kadastrosu sırasında (A) ve (B) harfleriyle gösterilen dava konusu yerlerin orman sayılmayan kısımda kalarak 21.10.1990 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; ...mevkinde bulunan, doğusu ... tarlası, batısı ..., güneyi... tarlası, kuzeyi ölü ...varisleri tarlası ve 452, 453 numaralı orman sınır noktaları ile çevrili olup bu yeri eklemeli olarak 1968 yılından beri tarım arazisi olarak kullanıldığını, annesinin vefatı üzerine kardeşleri arasında 2003 yılında paylaştıklarını ve dikenli tel ile çevirerek içerisine aşılı zeytin diktiğini, emlak vergisini ödediğini, kesinleşen orman kadastro çalışmalarında bu yerin orman sayılmayan saha olarak orman sınırları dışında bırakıldığını ileri sürerek, yaklaşık 4.000 m² miktarındaki yerin adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar Hazine vekili ve ... vekili cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlar. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli ve 2013/163 Esas, 2015/262 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne fen bilirkişisinin 08.08.2014 tarihli ek raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterdiği yerin tapulama harici bırakılan yerden ifrazı ile yeni bir parsel numarası verilerek davacı ... ...adına tapuya tesciline, fen bilirkişisinin 08.08.2014 tarihli ek raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterdiği yerin tapulama harici bırakılan yerden ifrazı ile yeni bir parsel numarası verilerek orman vasfıyla davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.09.2018 tarihli ve 2018/1822 Esas, 5416 Karar sayılı ilamıyla "dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazlar hakkında açılmış bir tescil davasının olup olmadığının ve taşınmazların bulunduğu yörede kesinleşmiş uygulama imar planı bulunup bulunmadığı, varsa taşınmazların uygulama imar planı içerisinde olup olmadığı araştırılmadığını, 15-20 yıl öncesine ait (1993-1998 yıllarına ait) hava fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilip, bulunduğu yerde kesinleşmiş imar planı bulunup bulunmadığı, arazi kadastrosu sırasında neden tescil harici bırakıldığı, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi, ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, mahalli bilirkişisi dinlenerek, ziraat bilirkişiden toprak analizi ile imar-ihyanın ne zamandan beri yapıldığının araştırılarak, toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekti" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "dava konusu yerin; 16.04.2019 havale tarihli bilirkişisi raporuna fen bilirkişince düzenlenen krokide (B) harfiyle gösterilen 2520,69 m²'ik alanın orman sayılan yerlerden olmadığı, dava tarihi itibarıyla imar planı içinde kalmadığı bölgede yapılan orman kadastrosunda tarım alanı olarak gösterildiği, hava fotoğraflarına göre 1981 yıllarından önce imar-ihyanın tamamlanarak taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetlerin yapıldığı, dava tarihi itibarıyla davacının davasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğinin bulunduğu, davacı adına daha önce senetsiz zilyetlikten dolayı tapu kaydının bulunmadığı, dava konusu taşınmazın orman bilirkişisince orman sayılmayan yerlerden olduğu, fen bilikişisine göre, taşınmazın neden tescil harici bırakıldığının tespit edilemediği, bu hususun Tapu Müdürlüğünce de belirlenemediği, taşınmazın öncesinin orman veya mera olmadığı, taşınmaz hakkında herhangi bir tahsis kararının bulunmadığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 12.04.2019 tarihli bilirkişisi raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterilen 2.520,69 m² yüzölçümüne sahip taşınmazın davacı adına bu alandaki son parsel numarasından sonraki bir parsel numarası verilmek suretiyle tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, 12.04.2019 tarihli bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 713,21 m² yüzölçümüne sahip taşınmazın davalı Hazine adına orman vasfıyla tapuya tesciline, bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; etrafı orman olan bir arazinin orman olmadığı iddia edilerek zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, zilyetlikle kazanma koşullarının şartlarının oluşmadığını, Kadastro Mahkemesinde açılması gereken davanın zamanında açılmadığını, husumet yönünden de davanın reddinin gerektiğini, (A) harfiyle gösterilen 713,21 m² yüzölçümü ile orman vasfı ile Hazine adına tescil edilen yerin hüküm fıkrasının 6100 sayılı Kanun gereği icraya açık ve elverişli olmadığını, taşınmazın tamamının Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini, Hazine lehine tescil talebi kabul edildiğinden diğer davalılardan ayrı olarak Hazine lehine ayrıca nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması gerektiğini, bu davanın taraf sıfatını asıl olarak müvekkil Hazinenin oluşturduğunu, ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamındaki eksik hususların tam olarak giderilmediğini, Devlet ormanlarının özel mülkiyete konu olmayacağını ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümünün orman olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1282, K. 2026/2459, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1282-e-2026-2459-k-133e02ecc962