Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/2344 E. 2026/3283 K. – Kasten Yaralama
Konu: Kasten Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2344
- Karar No
- 2026/3283
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Yaralama
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1934 E., 2023/1025 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.09.2023 tarihli ve 2022/1934 Esas, 2023/1025 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında duruşmalı incelemeye başlandıktan sonra basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, e, 62, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 53, 58. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 28.11.2023 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2026 tarihli ve 2026/69 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/39880 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2026 tarihli ve KYB - 2026/39880 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Mahkemesince sanık hakkında açılan kamu davasında basit yargılama usulü uygulanarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un 251/2. maddesinde yer alan, 'Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir' şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Mahkemesince genel hükümlere göre yargılamaya başlandıktan sonra deprem nedeniyle duruşma gününün ertelendiği ve yeni duruşma gününün ve sanık hakkında basit yargılama hükümlerinin uygulanacağına dair ihtarlı davetiyenin sanık ve müştekiye tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. 5271 sayılı Kanun'un, “Basit yargılama usûlü” başlıklı 251. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili birinci fıkrası ve yedinci fıkrasının ilgili bölümü; “(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (Ek cümle:8/7/2021-7331/23 md.) 175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklinde düzenlenmekle, inceleme konusu dava dosyasında duruşma günü belirlenerek genel hükümlere göre yargılamaya başlandıktan sonra deprem nedeniyle duruşma gününün ertelendiği, akabinde davanın basit yargılama usûlüne tabi olduğundan bahisle dosya üzerinde kararın itiraza tabi olduğu da hüküm altına alınarak karar verildiği anlaşılmış ise de; anılan kararın itiraz yoluna tabi olmayıp istinaf yoluna tabi olduğu hâlde, kararın itiraz yoluna tabi olduğunun karar altına alınması suretiyle taraflar yanıltılmıştır.
Hükümlünün Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla gönderdiği 28.08.2025 tarihli dilekçesinin içeriği itibariyle istinaf başvurusu niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi ve dosyanın incelenmek üzere istinaf merciine gönderilmesi veya gerekçeli kararın taraflara (her hâlde şikâyetçiye) istinaf yoluna başvurulabileceği şerhi ile tebliğ edilmesi gerekmekle, tebligat üzerine istinaf yoluna başvurulması hâlinde mahallinde gereğine tevessül edilmesi, istinaf yoluna başvurulmaması hâlinde ise, talepnameye konu hukuka aykırılık açısından duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmayacağına ilişkin düzenleme de dikkate alınarak yeniden kanun yararına bozma talebinde bulunulması gerektiği belirlenmekle inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.