Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/2042 E. 2026/5095 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2042
Karar No
2026/5095
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/768 E., 2021/2129 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2020/527 Esas, 2021/192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun'un 3/ 18... /22. maddeleri uyarınca neticeten hapisten çevrili 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

B. İstinaf Antalya Bölge Adliyesi Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2021/768 Esas, 2021/2129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan anılan Kanun'un 3/ 18... /22. maddeleri uyarınca neticeten 5 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirliğe, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiin temyiz istemi; dava konusu alkol ve alkollü içkinin kişisel kullanım sınırları içinde olduğuna, sanığın ticari amaçla bulundurduğuna dair delil olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiği sebepleri ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Etkin pişmanlık için, dava konusu tüm etil alkol ve alkollü içkiler için düzenlenen KEMT varakasındaki gümrüklenmiş değerin iki katının ihtarı yerine bir kısım alkol ve alkollü içki için düzenlenen KEMT varakasındaki gümrüklenmiş değerin iki katının ihtar edilmesi ile sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapıldığı cihetle, ihtar edilen tutarı ödeyen sanık hakkında cezasında üçte bir oranda indirim yapılması yerine yarı oranda indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 1-Kaçak eşyanın müsaderesine karar verilirken uygulama maddelerinin ilgili fıkralarının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 2-Sanık hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının eşyanın müsaderesine ilişkin bendinde yer alan "13." ve "54" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla "13/1" ve "54/4" ibarelerinin eklenmesi, hüküm fıkrasının tekerrüre ilişkin bendinde yer alan "sanığın cezasının" ibaresinin çıkartılarak yerine "sanığın hapis cezasının" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Kaçakçılık suçundan sanık ... hakkında kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık müdafiinin temyizi üzerine sayın çoğunluğun düzeltilerek onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı CMK'nun 116. maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Yasanın 119. maddesi aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının, Cumhuriyet Savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır. Makul şüphenin varlığı halinde verilecek adli arama kararında hangi hususlara yer verilmesi gerektiği ise 5271 sayılı Yasanın 119. maddesinde ve Yönetmeliğin 7. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddeler uyarınca arama kararında; aramanın nedenini oluşturan fiil, aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya, karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi, aranılacak eşyanın elde edilmesi halinde el konulup konulmayacağı hususlarının açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamına göre; sanığa ait işyerinde sigara satıldığı yönünde alınan istihbari bilgi üzerine Cumhuriyet Savcılığından sanığa ait işyerinde arama yapılması için talepte bulunulduğu, Cumhuriyet Savcısı tarafından ilgili Sulh Ceza Mahkemesinden arama kararı verilmesi talebinde bulunulmaksızın doğrudan hiçbir gerekçe de gösterilmeden yazılı arama emri verildiği, arama emrinde gecikmesinde sakınca bulunan halin gerekçesi belirtilmediği gibi dosya içerisinde bulunan arama tutanağının tarih ve saati incelendiğinde aramanın hafta içi mesai saatleri içerisinde yapılmış olması nedeniyle arama kararının savcılık tarafından verilemeyeceği, Dairemizin 07.12.2022 tarih ve 2022/17971 K, 08.12.2022 tarih ve 2022/18050 K, 26.05.2022 tarih ve 2022/10858 K, 27.01.2022 tarih ve 2022/1669 K ve benzeri yerleşik kararlarında belirtildiği gibi, buna göre yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, kaldı ki Anayasa Mahkemesinin 15.02.2023 tarih ve 2018/36174 başvuru numaralı kararında da belirtildiği üzere istikrarlı olarak uygulanan içtihattan ayrılarak yeni bir yaklaşımın benimsenmesinin hak ihlali oluşturacağı, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkumiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının aramanın hukuka uygun olmaması nedeniyle sanığın beraati gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmemesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 28.04.2026

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/2042, K. 2026/5095, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-2042-e-2026-5095-k-2cb2af44e9bc